"Kürtler çok güzel bakar, çünkü dilleri yasaklanmıştır ve tüm duyguları gözlerinde birikmiştir."

 Murathan Mungan


Hucam Surçi’nin bakışları kazınıyor adeta beynime ve gözlerimin önünde hiç gitmiyor o narin, o hüzünlü bakışlar… Nereye baksam o var. Tam bir Kürt bakışıdır. Söyleyeceği her şeyi gözlerine yüklemiş; yüzlerce yılın hüznünü ve yüzlerce yılın sitemini… Şengali yüklemiş, Kobanê’yi, Halepçe’yi, Dersim’i ve Geliya Zilan’ı…

Birleşin diye çığlık atıyor...

Ve öylesine güzel bakıyor ki, insanı alıp uzak diyarlara götürüyor. Korkusuz bakışlarına imreniyorum. O an şehit Zilan geliyor aklıma; Kürt’ün bombalaşan öfkesi…

Arîn Mirkan’ı da asla unutmadan, Mele Mustafa Barzani, Şeyh Sait, Seyit Rıza, Ali Şer ve Kadı Mıhamed geliyor usuma. Çünkü onlar kadar cesaretli ve onlar kadar bağlı. Atalarına yakışır bir tutumla ölümü bekliyor. Tıpkı Doğu Kürdistan'da, İran rejiminin idamları karşısında soydaşlarımızın boyunlarındaki urganı umursamadan gülmeleri gibi…

Bu aşk asla bitmez. Özgürlük için sırası geldiğinde, her Kürt seve seve ölümün koynuna atacaktır kendisini. Ne DAİŞ’iniz ne de devletleriniz bizimle baş edecektir. Emin olunuz ki, bu öfke sizi kıskıvrak yakalayacak. Ve yakacak sizi. Çünkü Kürt birleşti. Kuzeyi, güneyi, doğusu, batısı kalmadı. Şimdi yüreğimizde bitmeyen bir aşk var; o da bağımsız Kürdistan.

Bin yıllık rüyamızdır. Bunu kimse çöpe atamaz.

Gözlerimizde biriktirdik tüm acıları. Ta Yavuz’dan bu yana, bize düşen salt zulümdür. Evet, katliamlar, talanlar önce de vardı şüphesiz. Ama en katmerlisi de İdris-i Bitlisi ile başlar. Aslında Kürt’ü pazarlama tarihidir başlatılan. Onunla içimize bir virüs yerleşti ve o günden bu yana, bu virüs bizi kemirip durmakta.


"Yiğitlik inkâra gelinmez

Tek’e tek dövüşte yenilmediler

Bin yıllardan bu yan, bura uşağı…" der Kürt şair Ahmed Arif.

Kürt’ün makûs talihi, o gün bugündür devam etmektedir. Bu zulme, dağ yürekli çocukları karşı durdu ve durmaktalar. Gülücüklerle, zafer işaretleriyle idam sehpasına yürüyorlar. Genç kızlarımız zılgıtlar çekerek, vahşi ve kurnaz düşmanlarının üzerine kahramanca atılıyorlar. Boyunları kesilecekken bile, cesaretle objektife bakabiliyorlar. Umursamıyorlar ölümü. Çünkü Doktor Qasimlo, Dr.Şıvan, Mazlum Doğan ve Leyla Qasımların devamcısıydılar.

Ortadoğu denen ummanda, ışıklar içinde bir adacık oluşturmaya çalışıyorlar.

Kanıtladık kendimizi, yüzümüz batı medeniyetine dönük olacak. Hırsızlılığın, vahşiliğin, talancılığın, ikiyüzlülüğün ve yalancılığın yerine, Avrupa’nın dürüstlüğünü kendimize örnek alacağız.

Sizinle işimiz bitti!

Hem ölümden, komando dipçiğinden, işkenceden başka ne verdiniz bize?..

Gelecek bizimdir. Gelecek Kürdistan’ın. Ve bu aşk asla bitmeyecek. Şair Ahmet Arif'in dediği gibi, 

"Vurun ulan,

Vurun,

Ben Kolay ölmem.

Ocakta küllenmiş közüm,

Karnımda sözüm var

Hâldan bilene"