Dersim Katliamı'nda yaşamını yitirenler Pax Köprüsü'nde binlerce kişi tarafından anıldı. Anmada konuşan DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, "Bu katliamlar tarihini değiştirmek için mücadelemize devem edeceğiz. Elbette hesabını soracağız. Bugün de yarın da boyun eğmeyeceğiz" dedi.

Türk Bakanlar Kurulu tarafından 4 Mayıs 1937 tarihinde alınan karar sonrası Dersim'de 2 yıl boyunca onbinlerce Kürt Alevi katledildi. Dersim Katliamı'nın 76'ncı yıldönümü anmaların akatılmak için cuma akşamı Dersim'e gelen DTK Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk, Seyitli Köprüsü'nde karşılandı. Burada konvoy ile kent merkezine gelen eşbaşkanlar, yoğun ilgi ile karşılandı. Türk ve Tuğluk, Seyid Rıza büstünü ziyaret ettikten sonra Seyit Rıza Meydanı'nda bulunan yüzlerce yurttaş ile kahvede oturup, sohbet etti. Türk, Kürt halkının hiçbir zaman Dersim Katliamı'nı ve Dersimlilerin acısını unutmayacağını belirtti: "Seyid Rıza'nın her Kürt'ün yüreğinde çok büyük bir yeri vardır. O'nu direnişin, başkaldırının, insan olmanın sembolü olarak görmeye devam edeceğiz. Daha lisedeyken Dersim tarihini okuduğumda, o zaman etkilenmiştim. Dersim halkının yaşadığı o acıları o zaman fark etmiştim. Bugünkü mücadelemiz özgürlük mücadelesidir. Günümüzde de gençlerimiz, yoldaşlarımız daha özgür bir gelecek için büyük bedeller ödedi. Bugün de barıştan yanayız, yarın da zulme boyun eğmeyeceğiz. İnanıyorum ki gelecek ezilenlerindir."
Yurttaşlarla yapılan toplantı gece geç saatlere kadar sürdü.

Pax Köprüsü'nde anma

Dersim Katliamı'nın ilk yapıldığı yer Marçik'teki Pax Köprüsü'nde önceki gün anma yapıldı. Anmaya DTK Eşbaşkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk, Avrupa ve çeşitli metropollerden gelen onlarca Alevi kurumu ve binlerce Dersimli katıldı. Öğlen saatlerine doğru Dersimliler, Seyid Rıza Meydanı'nda toplanmaya başladı. Burada bir ayara gelen binlerce Dersimli araçlarla Pax Köprüsü'ne geçti. Katliamda yaşamlarını yitirenler anısına mumlar yakılarak Munzur Nehri'ne karanfiller bırakıldı.
Bir dakikalık saygı duruşunun ardından İHD Dersim Şube Temsilcisi Av. Barış Yıldırım, 37-38 tarihlerinde Meclis'e katliamı rapor eden tebligatları okudu. Burada konuşan Yıldırım, 1937'de Mustafa Kemal öncülüğünde toplanan Bakanlar Kurulu'nun Dersim'de şiddetli bir soykırım uyguladığını hatırlattı. Yıldırım, "Bugün bu soykırımı lanetlemek için buradayız. Devlet bugün de Dersim dahil Kürt halkı üzerindeki soykırımlarını devam ettiriyor. Devlet bir an önce Dersim Katliamı'nı tanıyıp halktan özür dilemelidir. Bu tarih ile yüzleşmeden demokratikleşemezsiniz" dedi.

Kemalistleri destekleyerek olmaz

DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk ise, "Acının dolu olduğu bir yerde acı ile doluyuz. Bizler bundan sonra bu katliamlar tarihini, utançlar tarihini değiştirmek için mücadelemize devam edeceğiz. Katliam ve soykırımların elbette hesabını soracağız. Bu gerçekliklerle yüzleşilmeden barıştan bahsedilemez" dedi.
Kemalistleri destekleyerek Kemalistlerin gerçekleştirdiği katliamın gerçeklerine ulaşılamayacağının altını çizen Türk, "Bugün bu katliamı yaşayanlar onların siyaseti içerisinde yer alıyorsa bu ayıp onlara yeter. Bizim amacımız özgür bir gelecek ortaya koymaktır. 30 yıl boyunca binlerce can bunun içindi" diye konuştu.

Sakine'nin mezarına ziyaret

Öcalan'ın yeni bir süreç başlattığını hatırlatan Türk, "Bu yeni bir mücadelenin adıdır. Bizler asla ve asla halkımızın özgürlüğünü güvenceye almadan hiçbir şeyi kabul etmeyeceğiz. Dersim halkı Munzur kızıl akarken de barışı istiyordu. Barışı isteyen Kürdistan halkı her zaman zulme ve katliamlara karşı direnecektir" dedi.
Türk'ün ardından konuşan Avrupa Alevi Konfederasyonu üyesi Bülent Ant ise, bu katliamları boşa çıkarmak için ulusal birliğin sağlanması çağrısında bulundu.
Anma burada sona ererken kitle, 9 Ocak'ta Paris'te katledilen PKK'nin öncü kadrolarından Sakine Cansız'ın mezarını ziyaret etti. Karanfiller ve mumlar mezarlığa bırakıldı. Burada konuşan Türk, Sakine Cansız ile ilk tanışmasının 12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevi'nde olduğunu belirtti. Türk, Cansız ve arkadaşlarının yaktığı özgürlük meşalesini asla söndürmeyeceklerini ve daha ileriye taşıyacakları sözü verdi.

Seyid Rıza Meydanı'nda

Anma akşam saat 20.00'de de Seyid Rıza Meydanı'nda devam etti. Anma, Seyid Rıza heykeline bırakılan mumların yakılması ile başladı. Mumlarla "Kara gün" yazılırken heykele karanfiller bırakıldı. Saygı duruşunun ardından katliamı anlatan sinevizyon gösterimi gerçekleştirildi. Sinevizyon gösterimi sırasında yurttaşlar duygulu anlar yaşadı. Sinevizyon gösteriminin ardından Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın katliam ile ilgili konuşmasının ses kaydı dinletildi. Daha sonra anmada konuşan DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, şunları söyledi: "Bizler Seyid Rıza'nın söylediği sözler ile büyüdük. Biz Dersim'in tarihini unutmadık. Dersim Katliam'ında bizlerin 72 bin canı, ciğeri, kardeşi şehit düştü. Katliamın kimler tarafından ve nasıl yapıldığını çok iyi biliyoruz. Katliam kararı verenleri unutmamalıyız."
Türk'ün ardından kurumlar adına hazırlanan basın açıklamasını okuyan HDP Dersim İl Eşbaşkanı Fatma Kalsen, çözüm sürecine rağmen Dersim'de yöre halkınca kutsal bilinen Koye Jel, Sinan Kalesi gibi alanlarda inşa edilmek istenen karakol, baraj ve maden ocakları projelerinin bir bütün olarak Alevilik inancı ile kimliğine dair inkar, asimilasyoncu anlayışın devamı olduğunu söyledi. "1937-1938'e dair gerçekleri gizlemenin imkanı kalmamıştır artık" diyen Kalsen, "Yapılması gerekenler net ve açıktır. BM soykırımın önlenmesi ve cezalandırılmasına ilişkin sözleşme ile BM Genel Kurulu'nun 1996 yılında yayınladığı ağır insan hakları ihlallerinin giderilmesine ilişkin yayınladığı bildirgesi doğrultusunda Türkiye Cumhuriyeti devleti ve hükümetinin; soykırımı tanıması, Dersim halkından resmi özür dilemesi, haklarının iade etmesi, devletin bir daha bu türden bir eylem içerisinde olmayacağına dair güvence vermesi, 4 Mayıs'ı yas günü ilan etmesi gerekmektedir" şeklinde konuştu.

Bir kimlik yok edilmek istendi

Kalsen'in ardından konuşan DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk ise, şunları söyledi: "Dersim'de insanlar Alevi ve Kürt kimliğini taşıdığı için devlet tarafından katliama uğradı. Bu katliamı inkarcı ve imhacı zihniyet yaptı. Bu zihniyeti çok iyi tanımalıyız. Dersimliler onurunu korumak için bu katliamı yapanlardan hesap sormak zorundalar. Dersim'de bir kimlik yok edilmek istendi. Dersim katliamının altında CHP'nin imzası yer alıyor. Dersimlilerin CHP'nin yanında yer alması bizi incitiyor."
Tuğluk'un ardından Dersim Belediye Başkanı Edibe Şahin ve Alevi dernek temsilcileri de birer konuşma yaptı. Anma, gecenin geç saatlerine kadar devam etti.

DERSİM




Ankara'da kefenli protesto


Dersim Katliamı kararının verildiği 4 Mayıs 1937 tarihini Birinci TBMM'nin önünde üzerinde idam edilen Seyid Rıza ve arkadaşlarının isimlerinin olduğu kefenlerle protesto eden Ankara Dersimliler Derneği, 4 Mayıs'ın devam ettiğini ve gerçek bir çözümün Dersim katliamı ile yüzleşmekle olacağını belirtti.




Hala karakol yapılıyor

Özgür Demokratik Alevi Derneği (ÖDAD) Başkanı İmam Balsever, "Soykırım, hala devam ediyor. Dersim'de şu an 21 karakol yapılıyor. Bu karakollar, Dersim halkını katletmek içindir" dedi.
Katliamının yıldönümünde Dersim kurum ve dernekleri, Galatasaray Meydanı'nda anma etkinliği düzenledi. Etkinliğe, BDP MYK ve PM üyeleri, İHD, HDK, BDP Eşbaşkan Yardımcısı Filiz Koçali, BDP İstanbul Eşbaşkanı Ali Rıza Bilgili, yazar Faik Bulut'un yanı sıra çok sayıda yurttaş katıldı. Oturma eyleminin yapıldığı etkinlikte, "Dersim 37-38 katliamdır hesabını soracağız" pankartı ile Seyid Rıza'nın fotoğrafları ve katliamı gösteren fotoğraflar açıldı. Kurumlar adına hazırlanan ortak açıklamayı okuyan Alibeyköy Dersimliler Derneği Başkanı Rıza Yıldırım, "Bugün çözüm süreci konuşuluyor. Herkes bilmeli ki, bu coğrafyada barış egemen kılınmak isteniyorsa egemenlerin kendi kirli geçmişleriyle yüzleşmeleri, soykırımın hesabını vermeleri kaçınılmazdır. Egemenler, Dersim soykırımı ile yüzleşmeden, gereklerini yerine getirmeden inandırıcı olmaları mümkün değildir" diye konuştu.
Açıklamanın ardından Sosyolog İsmail Beşikçi'nin Dersim Katliamı'na ilişkin gönderdiği mesaj okundu. Anma etkinliğinde söz alan ve konuşmasını Kürtçe'nin Dimilkî lehçesinde yapan BDP MYK üyesi Hayri Ateş, Başbakan Erdoğan'ın geçtiğimiz yıllarda Dersimlilerden dilediği özrün, mahiyetine uygun olmadığını kaydetti.
Özgür Demokratik Alevi Derneği (ÖDAD) Başkanı İmam Balsever ise, "Soykırım, hala devam ediyor. Dersim'de şu an 21 karakol yapılıyor. Bu karakollar, Dersim halkını katletmek için yapılıyor" diye konuştu. Mezopotamya coğrafyasında çok acıların çekildiğini, bu acıların en büyüğünün ise katliamlarla gelen acılar olduğunu dile getiren yazar Faik Bulut da, "Alevinin kurtuluşu Kürt'süz, Kürt'ün kurtuluşu da Alevisiz olmaz" dedi.