- Şehit Zîlan Kurdistan gerilladaki yoldaşlık bağlarını şu sözlerle ifade ediyordu: “Yoldaşlarımla birlikte dağların sonsuz heybetinde özgür yaşamı yaratmaya çalışıyoruz. Dağlara yüz çevirenler mücadeleyi başarıya ulaştırmak için her şeyi göze alanlardır. Bizde pes etmek yok…”
- Dağlarda kurulan kadın yoldaşlığını ise şu sözlerle dile getiriyordu: “Tüm zorluklarda sana elini ilk uzatan kadın yoldaşların oluyor. Kadın yoldaşlarım bana nefes oldu. Ben de toplum içinde şiddet gören, tacize ve tecavüze uğrayan kadınlara nefes ve ses olmak istiyorum.”
Zîlan Kurdistan (Helin Çelik), 9 Eylül 2026’da Qendîl’in Girê Savaş alanında bir grup arkadaşıyla görevi sırasında meydana gelen bir kaza sonucu şehadete ulaştı.
Mêrdîn’in Dêrika Çiyayê Mazî ilçesinden gelen bir ailenin ferdi olarak Amed’de dünyaya gelen Zîlan Kurdistan, gençlik yıllarında Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin çalışmalarına katıldı. Çalışkan, son derece zeki, dürüst, alçakgönüllü ve yapıcı kişiliğiyle kısa sürede çevresinde herkesin derin sevgisini, saygısını ve güvenini kazanan, örnek gösterilen öncü bir genç kadın olarak toplum içide öne çıktı.
İstanbul, Wan, Riha, Amed ve Dersîm’de yürüttüğü gençlik faaliyetlerinin ardından Qendîl’e geçti. Burada aldığı eğitimlerin ardından örgütsel ve saha çalışmalarında görev aldı.
Kürtlük bilinciyle büyüdü
Zîlan Kurdistan, direniş tarihiyle özdeşleşmiş, boyun eğmez yurtseverliği, köklü kültürel dokusu ve toplumsal değerlerine olan sarsılmaz sadakatiyle tanınan Mêrdîn’in Dêrika Çiyayê Mazî ilçesinden gelen yurtsever bir ailenin ferdi olarak Amed’de dünyaya geldi. Kürtlük kültürünün, tarihsel direniş geleneklerinin ve yurtseverlik bilincinin son derece diri olduğu bir aile ve toplumsal çevre içerisinde büyüdü. Doğduğu, çocukluğunu yaşadığı ve biçimlendiği Amed şehri, Kürt halkının varlık ve özgürlük mücadelesinin en amansız safhalarına, görkemli serhildanlarına ve fedaice direnişlerine tanıklık etmiş abidesel bir merkez olması itibarıyla, Zîlan’ın çocuk zihninde ve saf yüreğinde çok erken yaşlarda sarsılmaz bir ulusal kimlik bilincinin, ülke sevgisinin ve toplumsal sorumluluk hissinin maya tutmasını sağladı.
Direnişe tanıklık etti
Öz yönetim direnişlerinde Kürt halkının geliştirdiği tarihi direnişe tanık oldu. Gerçekleşen bu direnişte halasının oğlunun fedaice savaşarak şehadete ulaşmasına, ablasının gerilla saflarına katılmasına tanıklık etmesi, Zîlan’ın arayışlarında ve devrimci bilincinde geri dönülmez, tarihsel bir kırılma noktası yarattı. Şehidin anısına ve yürüttüğü amansız mücadeleye bağlılığın gereği olarak, kısa sürede yüzünü devrimci yurtsever gençlik çalışmalarına çevirdi.
İstanbul’dan Dersîm’e…
İstanbul’dan Wan’a, Riha’dan Amed’e ve Dersîm’e kadar Kürdistan ve Türkiye metropollerinin zorlu, tehlikeli alanlarında aralıksız, geceli gündüzlü bir faaliyetin içerisine girdi. Kürt gençliğinin bilinçlendirilmesinde, feodal zihniyet kalıplarından ve kapitalist modernitenin yozlaştırıcı etkilerinden arındırılarak örgütlenmesinde, genç kadınların özgürlük saflarına akmasında ve yüzlerini gerilla saflarına çevirmelerinde muazzam bir emeğin, devrimci kararlılığın ve tükenmez bir eylemsel enerjinin sahibi oldu. Bizzat örgütlediği, bilince çıkardığı yüzlerce gencin mücadeleye katılımına öncülük etti.
Şehirlere sığmadı
Zîlan yürüttüğü mücadeleyi, kattığı emekleri hiçbir zaman yeterli görmedi. Her zaman daha fazlasını yapmanın, dönemin amansız savaş koşullarına, Rêber Apo’nun özgürlük çağrılarına ve şehitlerin anılarına daha güçlü, radikal bir yanıt olmanın arayışını kesintisizce sürdürdü. Yaşanan ağır şehadetlerin tarihsel intikamını almak, soykırımcı politikaları boşa çıkarmak ve genç kadının öncülük rolünü en üst seviyede pratikleştirmek amacıyla kararını vererek özgür dağlara ulaştı. İlk eğitimini Medya Savunma Alanları’nın kalbi Qendîl bölgesinde gördü.
Özgürlüğü her an yaşamsallaştırdı
Gördüğü ideolojik, örgütsel ve askeri eğitimlerle kendisini çok kısa sürede yetkinleştiren ve derinleştiren Zîlan, Kadın Özgürlük İdeolojisi doğrultusunda yetkinleşmeyi temel gaye edindi. Her geçen gün büyüyen, gelişen ve berraklaşan bilinciyle, egemen sistemin ve ataerkil zihniyetin kadına biçtiği köleleştirici, iradesizleştirici rolleri zihninde, duygularında ve kişiliğinde tamamen parçalayarak, kadın özgürlük ilkelerini yaşamın her anında, her davranışında yaşamsallaştıran örnek, öncü ve kararlı bir YJA Star savaşçısı haline geldi.
Şehitler rehberi oldu
Yeni savaşçılar eğitimini tamamladıktan sonra Qendîl alanında örgütsel çalışmalara dahil oldu. Kendisine Şehîd Zîlan (Zeynep Kınacı), Şehîd Sara (Sakine Cansız) ve Şehîd Asya Yüksel gibi kadın öncüleri, özgürlük sembollerini doğrudan rehber edindi. İçindeki sınırsız kadın gücünü, potansiyelini, yaratıcılığını ve iradesini ortaya çıkarmak için büyük bir devrimci hırsla, tutkuyla mücadele etti; bunun büyük bir emek, sarsılmaz bir askeri disiplin, kesintisiz bir öz-eleştirel sorgulama ve çaba gerektirdiğinin derin bilinciyle hareket etti.
Yoldaşlarıyla…
Zîlan, Qendîl alanında üstlendiği tüm devrimci görevleri, altyapı çalışmalarından örgütsel sorumluluklara kadar büyük bir ciddiyet, yüksek moral, sarsılmaz bir sorumluluk bilinci ve disiplinle yerine getirdi. Zîlan Kurdistan, 9 Eylül 2026 günü Qendîl’in Girê Savaş alanında bir grup yoldaşıyla görevi başındayken yaşanan bir kaza sonucunda şehadete ulaştı.
‘Kadınlara nefes olmak istiyorum’
Dağlara ilk geldiği anda hissettiği duygunun doğrudan ‘özgürlük’ olduğunu vurgulayan Zîlan, yaptığı bir röportajda kadın ve dağların bütünlüğünü şu sözlerle ifade ediyordu: “Dağlara ulaştığım ve yoldaşlarımı gördüğüm ilk günün heyecanının anlatmam mümkün değil. Çok farklı ve anlatılamaz bir duygu bu… Dağlara gelmeden önce de mücadelenin içindeydim. Orada da yoldaşlarım vardı. Dağlarda ise yoldaşlığın bambaşka bir duygu olduğunu derinden hissetim. Özellikle de kadın yoldaşlığını. Dağlarda kadın yoldaşlığının birbirimize nefes olduğunu anladım. Kadın yoldaşlarım bana nefes oldu. Elbetteki zorluklarımız oluyor, sıkıntılarımız oluyor. Ama tüm zorluklarda sana elini ilk uzatan yine kadın yoldaşların oluyor. Ben de toplum içinde ezilen, şiddet gören, tacize ve tecavüze uğrayan kadınlara nefes ve ses olmak istiyorum.”
Gri duygulardan yeşil sonsuzluğa
Gerilla yaşamının çetin doğa koşullarının, amansız pratik süreçlerinin, zorlu yürüyüşlerinin ve savaş gerçekliğinin bilincinde olan Zîlan, tüm bu fiziki ve pratik zorlukların gerilla saflarındaki sarsılmaz ve sevgi dolu yoldaşlık bağlarıyla aşılabildiğini ifade ederek şunları dile getiriyordu: “Gerillaya katılmadan önce de mücadelenin içinde yer alıyordum. Gerillada, dağda olmak ve burada mücadelenin içinde yer almak çok daha farklı. Dağların heybetiyle, doğayla iç içe olmak çok başka bir duygu. Şehrin betonlaşan gri duygularından dağların yeşille sonsuzlaşan ferahlığına ulaşmak, bunun içerisinde yeniden bir yaşam örmek inanılmaz bir duygu. Yoldaşlarımla birlikte dağların bu sonsuz heybetinde özgür yaşamı yaratmaya çalışıyoruz.
Benim de bu özgür yaşamın yaratılması için önüme koyduğum büyük hedeflerim var. Bu hedefleri başarıyla yerine getirmek için mücadelemi büyüteceğim. Çünkü dağlara yüz çevirenler mücadeleyi başarıya ulaştırmak için her şeyi göze alanlardır. Biz de pes etmek yok!” HABER MERKEZİ