- İzmir’de 10 günde üç kadının katledilmesine tepki gösteren kadınlar, İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesi ve 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanması çağrısında bulundu:“Korkmuyoruz. ‘Bu devlet niçin var?’ diye sormaktan da vazgeçmiyoruz.”
İzmir’de son 10 günde üç kadının katledilmesi, kadınların yaşam hakkının korunmasına yönelik mekanizmaları ve kamu kurumlarının sorumluluğunu yeniden gündeme getirdi. Kadın katliamları ve şüpheli kadın ölümlerine karşı mücadele yürüten kadınlar, erkek şiddetinin önlenmesi için koruyucu ve önleyici mekanizmaların etkin biçimde işletilmesini istedi.
İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin ve 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanmamasının kadınları şiddet karşısında savunmasız bıraktığına dikkat çeken kadınlar, Jinnews’e konuşarak hukuki düzenlemelerin hayata geçirilmesi ve toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması çağrısında bulundu.
Sözleşmeye geri dönülmeli
İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin ardından 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanmadığını belirten avukat Zelal Güneri, kadın katliamları ve şüpheli kadın ölümlerinin önlenmesi için kolluk kuvvetlerinin ve savcılıkların sorumluluklarını yerine
İstanbul Sözleşmesi’ne geri dönülmesi ve sözleşmenin bütün hükümlerinin eksiksiz uygulanması gerektiğini belirten Zelal Güneri, hukuki adımların yanı sıra toplumsal müdahalelere ve anlayış değişikliğine de ihtiyaç olduğunu kaydetti.
Devletin verdiği silahla
Kadın katliamlarının önlenmesinde yasa yapıcıların ve kamu kurumlarının sorumluluklarına dikkat çeken Feyza Eyikul, yaşanan cinayetlerin kendisinde büyük bir acı ve öfke yarattığını söyledi. Son 10 günde üç kadının öldürülmesinin yarattığı korkuya dikkat çeken Feyza Eyikul, öldürülen kadınlardan birinin polis olan nişanlısı tarafından devletin verdiği silahla katledildiğini belirtti.
Seslerinin daha geniş kesimlere ulaşması için çağrıda bulunan Feyza Eyikul, şunları ifade etti: “Buradan sesimizi duyabilecek herkese sesleniyorum: Devletin bunu yapması için kadın erkek herkes, sesini nerede yükseltebiliyorsa sesimize ses olsun. Korkmuyoruz, evet. İtaat etmiyoruz, evet. Ama ‘Bu devlet niçin var?’ diye sormaktan da vazgeçmiyoruz. Bu devlet bizi korumak için var.”
6284 etkin uygulanmalı
Kadın mücadelesinin ilk dönemlerinden itibaren kadın katliamlarından derinden etkilendiğini belirten avukat Esra Akın, katledilen kadınların yakınlarıyla birlikte yürüttükleri mücadelede güçlü bağlar kurduklarını ifade etti. Kadın cinayetlerinin önlenebilir olduğuna dikkat çeken Esra Akın, 6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanmasının önemine dikkat çekerek, “Bir kadın uzaklaştırma kararı aldıysa, bir kamu kurumuna ya da kolluk kuvvetine başvurduysa geri çevrilmemesi gerekiyor. Kadınların ulaşabileceği yollar muhakkak açık bırakılmalı” dedi.
Katilleri korumaktan vazgeçin
Kadın katliamları ve şüpheli kadın ölümlerine karşı mücadelenin büyütülmesi gerektiğini belirten Elif Uyanık ise erkek şiddetinin cezasızlık politikalarıyla beslendiğini söyledi. Şüpheli kadın ölümlerinin artışına dikkat çeken Elif Uyanık, bazı ölümlerin faillerin cezadan kurtulmasına zemin hazırlayacak biçimde şüpheli bırakıldığını savundu.
Kadınların yaşam hakkının korunması için failleri cesaretlendirdiğini düşündükleri cezasızlık politikalarının sona erdirilmesi gerektiğini vurgulayan Uyanık, sözlerini şöyle tamamladı: “İstanbul Sözleşmesi’nden değil; failleri cesaretlendiren cezasızlık politikalarından, üstü örtülü aflardan ve ataerkil sistemin erkek şiddetinden vazgeçilmelidir. Failleri korumaktan vazgeçilmelidir.” İZMİR