SELMA AKKAYA/PARİS
Camını açıp "Acımı paylaşacak insana ihtiyacım var. Annemi kaybettim" diyen Fransız bir kadının çığlığı insanın insana ihtiyacının olduğu şu günlerde acının tarifi gibiydi. İşte şimdi herbirimizin facebook sayfasına gelen kısa bir bilgiyle Paris'te yaşayanlar sarsılıyor: "Çoğumuzun Cemal abisi, Hevali, Cemal Kılınç, koronavirüse bağlı geçirdiği kalp krizi sonucu bu sabah evinde vefat etmiştir. Sevenlerinin ve halkımızın başı sağ olsun!"
Dersim'den Ankara'ya ve darbe yıllarından Paris'e uzanan bir yaşam öyküsünü ardından bırakıp gitmişti Heval Cemal.
İşçi Cemal, Paris'te Kürt kimliğine sıkı sıkıya bağlı yurtseverlerdendi. Hiçbir eylemi kaçırmayan, Dersim'in acılarını, ağıtlarını, öykülerini, deyişlerini, ruhunu içine işlemiş Cemal Heval, birkaç yıl önce trafik kazası geçiren eşinin iyileşmesini bekliyordu. Çünkü tek hayali, birgün o topraklara dönmekti.
"O toprakları içime çekmeyeli yıllar oldu. Dersim'in tüm dağlarını, Munzur'un kıyısını, delilerini özledim. Bizim gibi iki deliye ihtiyacı var o dağların. Sultan iyileşir iyileşmez, gideceğiz" diyerek Dersim'in dağlarına gitmeyi hayal eden Cemal Heval'i Koronavirüsü 65 yaşında aramızdan aldı.
'Ben Sakine’nin yoldaşıyım'
Her eylemde ve etkinlikte Paris, onu eşi Sultan ile yan yana görürdü. Alevi geleneği ve Kürt kimliğine bağlı Cemal Heval’i, Hızır günü, niyazını yapıp elimize tutuşturduğunda ona "Niyazı kadınlar yoğurmaz mı" diyenlere verdiği cevapla tanırı: "Niyaz paylaşmaktır. Dersim'dir. Dersim demek kadın demektir. Sakine demektir. Ben Sakine'nin yoldaşıyım. Kadın ve erkek işi diye bir şey yoktur!"
Hepimize örnekti
Şimdi seni "yeniden görüşeceğiz o topraklarda" diyerek uğurlayamıyoruz. Bırak onu ölülerimizin ardından kurduğumuz taziye törenini yapamıyoruz. O senin çok sevdiğin kırmızı karanfillerle seni uğurlayamıyoruz. Şimdi ekranlarımıza gelen fotoğrafına bakıp, "Erken olmadı mı Cemal Heval" demekten başka söz bulunamıyor. Şimdi "Ben iyileşip ülkeme döneceğim" diyen Sultan'a ne demeliyiz. Hepimize örnek oldukları yaşamları, sevgileri, demokrat ve yurtsever kimlikleriyle çok şey öğretmiş olan Cemal ve Sultan diye ikinizi ayırt etmedik. Şimdi Cemal Hevalsiz bir gündeyiz.
Paris'te ve onu tanıyan her eve bir acı bırakıp giden, Cemal abimizin, Hevalimizin anısına onun en sevdiği parçalardan birini çalmak düşüyor; "To Şiya! (Sen gittin)"
Bize 'To Şiya'yı söylemek kaldı