Bizim barışımız alçalan-yükselen siyasal ilişkilerin, dağılan-yeni kurulan ittifakların, eski-yeni uzlaşıların bir sonucu olmayacak.
Barış devletin biraz solculaşması bizim de biraz sağcılaşmamızla gelmeyecek.
Hele hele devletin biraz “insaflı” olması ve bizim “ufak tefek” şeylere sırtımızı dönmemizle ne barış ne de barışa giden süreç korunacak.
***
Medeni ile Ali İsmail’i öldüren aynı devlettir.
Medeni’yi öldürenleri “bu işin arkasında uyuşturucu tacirleri” var diye savunan aynı şekilde Ali İsmail’i öldürenleri “esnaf zarar ediyor” diye savunuyor.
Lice kaymakamı “kendileri ateş açtı” diyerek Medeni’yi öldürenleri aklarken, Eskişehir Valisi de “kendi arkadaşlarını dövdüler” diye Ali İsmail’i öldürenlerin aklıyor.
Devlet aynı devlettir. Devlet hala bizim 30 yıldır bildiğimiz, bellediğimiz devlettir.
Devletin başındaki adamın en malum, kendini tarif eden derdi “iktidarını” korumak ve muhaliflerini ezmektir.
O adam borsacının, bankacının, esnafın, yabancı yatırımcıların, simsarın, komisyoncunun, tacirin, tüccarın yanındadır.
O adam dayakla, gaz bombasıyla, silahla meydanlarda insanları öldürenlerin yanındadır.
***
Şuna inanın ki dünyayı sarsacak bir devrimin eşiğinde olsanız dahi kulağınıza eğilip “abi sakin ol” diyen biri bulunur.
Bize “bazı şeyleri kurtarmak” için, hatta barış süreci zarar görmesin diye daha ihtiyatlı olmamızı önerenlerin çıktığı gibi.
Bunu söyleyenler şunu unutuyorlar: Medeni’nin, Ali İsmail’in, Ethem’in ölümleri karşısında ihtiyat gösterirsek barış süreci en büyük yarayı o zaman alır.
Bunlar barış istemeyenlerin provokasyonları falan değil. Onların katili devletin düpedüz kendisi.
Bunlara “provokasyona gelmeyelim” diye sessiz kalmak, barış sürecini boşa çıkarmaktır.
***
Bizim mücadelemiz Türkiyeli devrimci, demokratları daha da güçlendirecek. Bizim barışımız her toplumsal kesimin temel haklarını güvence altına alan, yaşam tarzlarına saygılı bir devleti ortaya çıkaracak.
Bizim barışımızla Kürdistan yatırımcıların cenneti haline gelmeyecek. Bizim barışımızla borsacılar, tüccarlar, simsarlar, bankacılar, toprak ağaları bayram etmeyecek. Bizim barışımızla daha güçlü bir AKP olmayacak.
***
Bugün her şeyden önce, her şeyden önemlisi barış istiyorsak tavizsiz olmalıyız. Bizim yaşam deneyimimizle sabittir ki savaş insana çok daha fazla şeyden taviz verdirtir. Barış ise tavizsiz olmayı gerektirir.
Bunun için sizi susturmaya, sizi uyutmaya, sizi geri tutmaya, size unutturmaya çalışanları; sizi diğer halklara düşman kılmak isteyenleri dinlemeyin.
Dinlerseniz kaybedeceğiz.
Bizim barışımız nedir - ne değildir?