İlk rapor açıklanmıştı
BM denetçileri, 21 Ağustos tarihinde Şam'ın bir banliyösünü hedefleyen kimyasal silah saldırısı nedeniyle sözkonusu yerlerde incelemeler yapamamıştı. Bu yerlerdeki gerçekleştiği öne sürülen kimyasal silah saldırılarının 21 Ağustos'tan önce meydana geldiği iddia ediliyor. Denetçiler, geçen hafta açıkladıkları raporda Şam'ın Guta banliyösünde sarin gazı kullanıldığının kesinleştiğini duyurmuştu. BM denetçilerinden, Guta'nın doğu ve batı mahallelerini vuran sarinli top mermilerinin kimler tarafından atıldığını tespit etmeleri istenmedi. Batılı hükümetler, yüzlerce kişinin ölümüne yol açan bu saldırının ancak Beşar Esad yönetimine bağlı güçler tarafından gerçekleştirilmiş olabileceğini öne sürüyor. Esad rejimi ise kimyasal silahın muhalifler tarafından kullandığını iddia ederek, ortada kendilerini suçlayıcı tek bir kanıt bulunmadığını söylüyor.
Askeri müdahale tehdidi sürüyor
Rusya Dışişleri Bakanı Yardımcısı Sergey Ryabkov ayrıca Suriye'nin kimyasal silahlarını uluslararası denetime alma konusunda ABD ile yürüttükleri görüşmelerin çok da yolunda gitmediğini duyurdu. Suriye'ye yönelik bir askeri müdahaleden endişe ettiğini de açıklayan Ryabkov, "ABD'li yetkililerin, Esad rejiminin cezalandırılması olasılığını her defasında dile getirdiklerini" ifade etti. Ryabkov, "Biz bundan bazı çıkarımlarda bulunuyoruz ve uluslararası hukuku çiğneyen bir müdahale tehdidinin tamamen ortadan kalkmadığını, sadece ötelendiğini düşünüyoruz" şeklinde konuştu. Ryabkov, Suriye'nin uluslararası kimyasal silah denetçilerinin taleplerine yanıt vermemesi durumunda alınacak bir BM Güvenlik Konseyi kararında, Suriye'ye askeri müdahaleye devletler hukuku açısından olanak sağlayan yedinci maddeye "atıfta bulunulabileceğini" ifade etti. Ancak Ryabkov'un bunun otomatik olarak askeri müdahalede bulunulacağı anlamına gelmediğini de sözlerine ekledi.
BM'de gündem Suriye ve İran
Öte yandan 68. dönem Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun, yıllık genel görüşmeleri dün New York'ta başladı. Genel Kurul'un gündemine Suriye’deki iç savaş damgasını vurdu. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ile Rus mevkidaşı Sergey Lavrov, Esad rejiminin kimyasal silah stokunu uluslararası kuruluşlara teslim etmesini öngören anlaşmanın detaylarını görüşmek için BM Genel Kurulu'nda görüştü.
Ruhani konuşma yaptı
Yine bir önemli gelişme de İran'ın nükleer programı hakkında aralarında ABD'nin de olduğu altı küresel güçle yapılacak bir toplantıya davet edilmesi oldu. Zira İran'ın yeni Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani dün ilk defa BM Genel Kurulu'na hitap etti. Aynı oturumda ABD Başkanı Barack Obama da bir konuşma yaptı. BM Genel Kurulu öncesi mektuplaşan iki liderin görüşüp görüşmeyeceği ise açıklanmadı. Ancak Beyaz Saray, ABD Başkanı ve İran Cumhurbaşkanı arasında bir görüşme olasılığının göz ardı edilmediğini açıklayarak, dialoğa açık kapı bırakıldığını da göstermiş oldu. Obama ve Ruhani'nin görüşmesi durumunda bu, İslam Devrimi'nden bu yana bir Amerikalı ve İranlı liderin ilk görüşmesi olacak.
34 yıl sonra ilk kez
Genel Kurul, ABD ve İranlı dışişleri bakanları arasında yüz yüze görüşmeye de vesile oldu. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Şerif'in yarın görüşmesiyle iki ülke dışişleri bakanları 34 yıl sonra ilk kez yarın bir araya gelecek.
Diplomasi trafiği
ABD gibi BM'de veto hakkına sahip İngiltere, Fransa, Rusya ve Çin ve Almanya dışişleri bakanları da İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Şerif'le New York'ta bir araya geldi. İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Marsieh Afçam, "Nükleer tartışmasına bir çıkış yolu bulma konusunda kararlıyız" şeklinde konuştu. Kerry'den önce Şerif'le görüşen yetkililerden Avrupa Birliği'nin Dış Politikadan Sorumlu Yetkilisi Catherine Ashton, toplantılarının "verimli" geçtiğini söyledi ve gelecek ay Cenevre'de bunun tekrarlanacağını belirtti. Şerif'le görüşen İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague de İran'ın Batı'yla daha iyi ilişki içinde bulunma isteğini somut adımlarla kanıtlaması durumunda İngiltere'nin de karşılık vermeye hazır olduğunu söyledi.
HABER MERKEZİ