İsviçre'nin Cenevre kentinde devam eden Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Komisyonu 33. İnsan Hakları Oturumları'nda dün Suriye'deki insan hakları durumu ele alındı. Oturumlara davet edilen Uluslararası Bağımsız Soruşturma Komisyonu Başkanı Paulo Sérgio Pinheiro, Suriye ile ilgili raporunu sundu. ABD ve Rusya arasında varılan ateşkes anlatmasının devam etmesi ve kalıcılaşması temennisinde bulunarak sözlerine başlayan Pinheiro, sunduğu raporunda yaşanan savaş nedeniyle Suriye'de milyonlarca insanın yerinden edildiğini ve yüz binlerce insansının ise acil yardım beklediğine dikkat çekti. Özellikle DAİŞ ve El Nusra'nın ülkede insanlığa karşı büyük suçlar işlediğini ifade eden Pinheiro, Esad rejiminin ise özellikle hastane, okul gibi alanları bombaladığını belirtti. 


DAİŞ'i QSD durdurdu

"Suriye Demokratik Güçleri (QSD) uluslararası koalisyonun da desteği ile bölgede büyük ilerlemeler kaydetti ve birçok bölgeyi kurtararak DAİŞ'in fiili başkenti olan Rakka yakınlarına kadar ilerledi" diyen Pinheiro, DAİŞ'in özellikle Haseke ve benzeri alanlara yönelik saldırılarına dikkat çekti. 


El Nusra terörist

QSD'nin bu ilerleyişi sayesinde DAİŞ'in Türkiye'ye giriş yaptığı birçok kapının kurtarıldığını söyleyen Pinheiro, Türkiye'nin 'terörist' olarak görmediği El Nusra'yı "insanlığa karşı suç işleyen' terörist bir organizasyon" olarak tanımladı. Pinheiro, yine Türkiye'nin destek verdiği Ehrar El Şam ve Sultan Murad Tugayı'nın da insan kaçırma, işkence vb. birçok insanlık suçu sayılabilecek suçları işlediğini kaydetti.


Kürtlere karşı kimsayal kullandılar

Soruşturma Komisyonu Başkanı, çetelerin Halep'in Kürt mahallesi Şex Mexsud'da kimsayal silah kullandığına dair ellerinde veri ve bilgiler olduğuna dikkat çekerek, "Hastaneye kaldırılan insanlarda kimyasal silah kullanıldığını kanıtlayan semptomlar ortaya çıktı" dedi.

Şubat ve Mart ayı süresince Şex Mexsud mahallesinin rejim karşıtı örgütler tarafından birçok kez bombalandığını da belirten Pinheiro, saldırılarda aralarında çocuklarında olduğu birçok insanın yaşamını yitirdiğini söyledi. 


YPG kıyafetleri giyip katliam köyde yaptılar

Pinheiro, sunumunda DAİŞ üyelerinin Halk Savunma Birlikleri'nin (YPG) elbiselerini giyerek Hammam El-Turkman köyüne saldırdığını, rehin alınan QSD savaşçıların ise işkence edildiğini belirtti. Haseke'ye yönelik DAİŞ'in saldırılarına da değinen Pinheiro, benzer yöntemlerin Ehrar El Şam, Sultan Murad ve El Nusra gibi çetelerce de kullanıldığını vurguladı.


Êzidî kadınlar pazarlarda satıldı

Pinheiro, raporunda Êzidîlere yönelik saldırılar üzerinde de durdu. Birçok Êzidî kadın ve çocukların DAİŞ tarafından kaçırıldığını, tecavüze uğradığını ve pazarlar kurularak satıldığını söyledi. 


Türkiye yine çeteleri savundu

Pinheiro'nın sunumunu tamamlaması sonrası sırasıyla devlet yetkilileri söz alarak rapor ile ilgili görüşlerini bildirdi. Birçok devlet, DAİŞ'i ve Êzidîlere yönelik saldırıyı sert bir dille eleştirirken, Türkiye ise El Nusra, DAİŞ, Sultan Murad ve Ehrar El Şam gibi örgütlerin insanlığa karşı suçlarını görmezden gelerek YPG'yi adam kaçırmak ve etnik temizlik yapmakla suçladı. 


RÜŞTÜ DEMİRKAYA / DİHA / CENEVRE