BM’de Kürt kadın mücadelesi anlatıldı

Kadın Haberleri —

Bahar İspir ve Nalin Hamdi

Bahar İspir ve Nalin Hamdi

  • BM Kadının Statüsü Komisyonu’nun 70. oturumuna katılan Kürt Kadın Hareketi temsilcileri, devletsiz bir halkın kadınları olarak bu katılımın sembolik değil politik bir adım olduğunu vurguladı.

Birleşmiş Milletler Kadının Statüsü Komisyonu’nun (CSW) 70.  oturumu 9-19 Mart tarihleri arasında New York’taki Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi. Dünyanın dört bir yanından devlet delegasyonları, kadın örgütleri, feminist ağlar ve sivil toplum temsilcilerinin katıldığı toplantıda küresel kadın hakları, toplumsal cinsiyet eşitliği ve adalete erişim gibi konular ele alındı.

Bu yıl Kürt Kadın Hareketi de önemli bir katılım gösterdi. CENÎ Kürt Kadın Barış Bürosu temsilcileri Bahar İspir ve Nalin Hamdi, savaş, göç, siyasal baskı ve cezaevlerindeki kadınların durumunu uluslararası platformda görünür kılmak amacıyla toplantıya katıldı. Vize engelleri ve savaş koşulları nedeniyle dört kişilik heyetten yalnızca ikisi New York’a ulaşabildi. Bahar İspir ve Nalin Hamdi, yaşanan süreci Jinnews’e anlattı.

CENÎ, UN Women Almanya üyesi oldu

Bahar İspir, katılımın UN Women Almanya Komitesi ile yürütülen temaslar sayesinde gerçekleştiğini belirtti. Ocak 2025’te Rojava’ya yönelik saldırıların ardından UN Women Almanya ile görüşmelerin yoğunlaştığını ifade eden Bahar İspir, “Kürt kadın kimliğinin birçok yerde kriminalize edilmeye çalışıldığını anlattık. Ancak Jinwar’ın durumu, Türkiye’deki barış süreci gibi konuların kadın ve barış perspektifinin parçası olduğunu vurguladık” dedi.

Bu görüşmelerin ardından CENÎ, UN Women Almanya’nın üyesi oldu. Böylece bürokratik engeller aşılarak konferansa katılım yolu açıldı. Bahar İspir, “UN Women Almanya anlayış gösterdi ve kurumsal ilişki kurduk. Bu, katılım sürecini kolaylaştırdı” diye konuştu.

Deneyimler paylaşıldı

Resmi sunum yapma imkânı bulamasalar da panellerde ve yan etkinliklerde söz alan temsilciler, Ortadoğu’daki güncel gelişmeler ve Kürt Kadın Hareketi’nin deneyimlerini paylaştı.

Toplantılara geleneksel Kürt fistanlarıyla katılan Bahar İspir ve Nalin Hamdi, bu sembolik duruşun uluslararası delegasyonların dikkatini çektiğini vurguladı. Bahar İspir, “Daha önce Kürt kimliğini bu şekilde görünür kılan bir katılım olmamıştı. Bu, Kürt Kadın Hareketi’nin tarihsel arka planını ve barış mücadelesindeki rolünü anlatma fırsatı yarattı” dedi.

Eşbaşkanlık sistemi, Êzîdî kadınların geçmiş deneyimleri ve Rojava’daki kadın örgütlülüğü gibi konular da görüşmelerde gündeme geldi. Bahar İspir, “BM Kadın Komitesi’ndeki kadınlarla eşbaşkanlık sistemini konuştuk. Bilmiyorlardı ama çok ilgilerini çekti” ifadelerini kullandı.

Tarihsel varlık politik güce dönüşmeli

Kürt kadınlarının uluslararası alanda görünürlüğü açısından kurumsal bir altyapının gerekliliğine işaret eden Bahar İspir, bürokratik ve kimlik temelli iki temel sorun bulunduğunu söyledi. Bahar İspir, “Bu konuda yasal bir altyapı gerekiyor. Karşı karşıya olduğumuz iki sorun var: biri bürokratik nedenler, diğeri ise Kürt kimliğinin, özellikle de Kürt kadın kimliğinin ifade edilmesi” diye konuştu. Sivil toplum örgütlerinin bu noktada önemli rol oynayabileceğini belirten Bahar İspir, “BM Women Almanya içinde bir potansiyel görüyoruz. Çünkü Kürt diasporasının Almanya’da uzun bir tarihi var. Bu tarihin artık politik bir güce dönüşmesi gerekiyor. Kimlik ve bürokrasi sorunlarının özellikle burada çözülmesi gerektiğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu. 

Bireysel değil örgütlü katılım

Nalin Hamdi, konferansa yaklaşık 100 bin kişinin katılmasına rağmen sınırlı söz hakkı alınmasının Kürt kadınlarının sesinin yeterince duyulmadığını gösterdiğini söyledi. Rojava’daki kadın deneyiminin uluslararası alanda daha fazla anlatılması gerektiğini vurgulayan Halin Hamdi, “Kadınlar DAİŞ gibi zihniyetlere karşı savaşacak güce sahip. Artık Kürt kadınının sesi enternasyonal düzlemde duyulabilir hale geldi” dedi.

Hamdi, katılımın bireysel değil örgütlü ve kurumsal bir zeminde ilerlemesi gerektiğini belirterek, “Bu süreç özgürlük mücadelesiyle doğrudan bağlantılı. Kadınların hem uluslararası alanda hem kendi örgütlülüklerinde sözünü büyütmesi gerekiyor” diye konuştu.

Kadınlar sözünü büyütmeli

Nalin Hamdi son olarak şunları ifade etti: “Bu tür platformlarda düşüncelerimizin, mücadele deneyimlerimizin ve politik perspektifimizin görünür olması gerekiyor. Bu süreç kolay değil, kimi zaman önümüze engeller de çıkabiliyor. Ancak buna rağmen bu tartışmaların sürmesi ve kadınların kendi örgütlülükleriyle bu alanlarda yer alması önemlidir. Bu da özellikle özgürlük mücadelesiyle bağlantılı bir süreç. Kadınların hem uluslararası alanda hem de kendi örgütlülükleri içinde sözünü büyütmesi gerekiyor. Bu nedenle bu tür temasların ve görüşmelerin sürmesi bizim açımızdan önemli bir adım olarak görülmelidir” sözlerini kullandı.  HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.