İHD’yi cezalandırmaya son ver
Dünya Haberleri —

Hatice Onaran için eylem
- BM, Türk yargısının hak savunucuları ve avukatları “terörle mücadele yasaları” adı altında hedef aldığını belirterek, uluslararası hukuka uyma çağrısı yaptı.
Birleşmiş Milletler (BM), Türkiye’ye insan hakları savunucuları ve avukatları kriminalize etmeye son vermesi çağrısı yaptı. BM özel raportörleri Mary Lawlor, Margaret Satterthwaite, Ben Saul, Tlaleng Mofokeng ve Gina Romero, insan hakları savunucularına yöneltilen suçlamaların çoğunun “terörle mücadele” mevzuatına dayandığını belirtti. Özellikle de İnsan Hakları Derneği (İHD) üyelerinin açık biçimde hedef alındığını ifade etti. İHD üyesi Hatice Onaran’ın 2024’te “terörizmin finansmanının önlenmesine ilişkin kanunu ihlal” suçlamasıyla mahkûm edildiğini hatırlattı.
Onaran, cezaevi yönetmeliklerine uygun olarak, aralarında adil olmayan yargılamalarda terörle ilgili suçlardan hüküm giymiş olanlar da dahil olmak üzere, hasta ve maddi durumu yetersiz mahkumların temel ihtiyaçlarını karşılamak için küçük miktarlarda para sağladığı gerekçesiyle 4 yıl 2 ay hapse mahkum edilmişti. Onaran, 14 Şubat 2026’da sağlık gerekçesiyle altı aylığına tahliye edildi.
BM, İHD avukatları Osman Süzen ve Suna Bilgin vakalarını da örnek gösterdi. Süzen ve Bilgin’in “silahlı terör örgütüne üyelik” suçlamasıyla yargılandığını hatırlattı. Bilgin, geçen Aralık ayında, “PKK’nin eski üyelerine hukuki destek sunduğu” iddiasıyla 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırıldı. Süzen ise tüm suçlamalardan beraat etti.
BM ayrıca, İHD'nin bir başka üyesi İsmail Boyraz’ın Mayıs 2024'te Ankara'da Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası’nın protestosuna katıldığı gerekçesiyle “yasa dışı gösteriye katılmak” iddiasıyla soruşturma altında olduğunu hatırlattı. Avukat Sabri Güngen’in, Mart 2025'te gözaltında kötü muameleye maruz kaldığı görülen müvekkilini filme alırken polis tarafından saldırıya uğramasına, 2025'in sonlarında bir savcı tarafından sözlü tacize ve polis şiddetine maruz kalmasına dikkat çekti.
Özel raportörler, Türk makamlarıyla temasa geçtiklerini ve devletin insan hakları savunucuları ile avukatların güvenliğini sağlama, onları baskı ve misillemeden koruma yükümlülüğünü hatırlattıklarını söyledi. Raportörler şu açıklamayı yaptı: “Türkiye’yi uluslararası insan hakları hukukuna tam olarak uymaya ve terörle mücadele mevzuatının, hukuka uygunluk, gereklilik, orantılılık ve ayrımcılık yapmama ilkeleriyle tutarlı, kesin ve dar kapsamlı bir terörizm tanımı içermesini sağlamaya çağırıyoruz.” HABER MERKEZİ















