30 Ağustos ‘Zorla Kaybedilen Mağdurlar Günü’ vesilesiyle BM İnsan Hakları Konseyi devletlere kaybedilen insanların bulunması için harekete geçmeleri çağrısı yaptı. ALİ ÖZŞERİK ZURIH Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Konseyi 30 Ağustos ‘Zorla Kaybedilen Mağdurlar Günü’ nedeniyle açıklama yaptı. Devletlerin, zorla kaybetmeye maruz bırakılan kişileri aramak için acilen harekete geçmesi çağrısının yaparak, “mağdur yakınları bu iğrenç suçun adil ve ciddi bir şekilde araştırıldığından emin olmalıdır. Kayıp yakınları zorla kaybetme koşullarının gerçeklerini, sevdiklerinin nerede olduklarını, soruşturmanın ilerlemesini, sonuçlarını ve nihayetinde kaybolan kişinin kaderini bilme hakkına sahipler. Zorla kaybetmeler için hakikate ve adalete ulaşmak için alınacak önlemler paralel olmalıdır. Adaletsiz bir hakikat ve hakikatsiz bir adalet yoktur ” dendi. Sözleşmeye taraf devletlere çağrı Zorla Kaybedilenler Komite Başkanı Suela Janina da konuya ilişkin, “kaybolanların aranması mağdurların hakkı ve devletlerin yükümlülüğüdür. Bu görev iyi niyetle, gayretli ve etkili bir biçimde yapılmalıdır” dedi. Janina, bu yükümlülükler altında, zorla kaybedilmeden herkesin korunmasına ilişkin uluslararası sözleşmeye taraf olan devletler, ortadan kaybolmuş olan kişileri derhal aramasını talep ederek, “Ayrıca, kaybolan kişinin akrabalarıyla yakın istişarelerde bulunarak araştırmaları kolaylaştırmak için kamu politikaları geliştirmelidirler. Arama, tüm hipotezlerin kapsamlı bir şekilde araştırılması gereken entegre bir stratejiye uygun olarak yapılmalıdır. Araştırmadan sorumlu yetkililer bağımsız olmalı ve yeterli insani ve mali kaynağa sahip olmalıdır; araştırmayı düzgün bir şekilde koordine etmeli ve kaybolmuş kişiyi bulmak için ilgili tüm bilgilere sınırsız erişime sahip olmalıdırlar. Araştırmadan sorumlu yetkililer, sürekli olarak ilerlemeden haberdar edilmeleri ve güvenlik risklerinden korunmaları gereken akrabalarının veya temsilcilerinin tam katılımına izin vermelidir.” Adalet arayıcılarına saldırı Zorla Kaybedilenler Çalışma Grubu Başkan ve Raportörü Bernard Duhaime ise “Ne yazık ki, sık sık zorla kaybetmeler üzerinde çalışan akraba ve insan hakları savunucularının misilleme, tehdit ve göz korkutma raporlarını aldık. Zorla kaybetme mağdurları, akrabaları ve hakikat ve adalet mücadelelerinde onlara yardım edenlerle dayanışmayı destekliyoruz” ifadelerini kullandı. Duhaime, Zorla Kayıplara Karşı Herkesin Korunmasına İlişkin Sözleşmeye imza atmayan devletleri hızla sözleşmeye katılmaya çağırdı.

Türkiye sözleşmeyi imzalamadı

  Dünyada zorla kaybettirmelerin yoğun olarak yaşandığı ülkelerin başında gelen Türkiye söz konusu BM sözleşmesini hala imzalamadı. Cumartesi Annelerinin kayıplarını arama mücadelesinin 700. haftasında saldırıya uğramasından sonra İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) söz konusu sözleşmenin imzalanması için şu çağrıyı yaptı: “Ne oldu şimdi, dün Galatasaray’da kimyasal gaz, plastik mermi, aşırı ve orantısız güç kullanarak, genç yaşlı demeden onlarca kişiyi gözaltına alıp insanların ‘Gözaltında zorla kaybetme eylemi insanlığa karşı suçtur!’, ‘Kayıplarımızı bulun, failleri cezalandırın!’, ‘Birleşmiş Milletler Kayıplar Sözleşmesi çekincesiz biçimde derhal imzalanmalı ve uygulanmalıdır!’ demelerini engelleyince otoritenizi mi tesis etmiş oldunuz? Ya da hakikatin üzerini mi örtmüş oldunuz? Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, bu tür gerçekleşen çok sayıda zorla kaybetme eyleminde devletin sorumluluğu olduğu, kayıp iddialarını etkin, şeffaf ve bağımsız biçimde araştırmadığı, sorumluları açığa çıkarıp cezalandırmadığı, kayıp yakınlarının acılarını dindirecek telafi ve onarım süreçlerini işletmediği için Türkiye’yi mahkûm etmiştir. Bugün de kayıp iddiaları özellikle 15 Temmuz 2016 tarihindeki darbe girişimi sonrasında artış göstermektedir. Siyasal iktidar Birleşmiş Milletlerin kısaca ‘Kayıplar Sözleşmesi’ olarak bilinen ‘Bütün Kişilerin Zorla Kaybedilmeden Korunmasına Dair Uluslararası Sözleşmesi’ni hiçbir çekince koymadan derhal imzalamalı ve onaylamalıdır.”