
HDP Milletvekili Faysal Sarıyıldız, AKP'nin suç üstü yakalanmaktan korktuğu için bağımsız heyetlerin Kürt kentlerinde inceleme yapmasına izin vermediğini söyledi ve ekledi: "BM, AKP'ye izin verme dışında başka seçenek bırakmamalı."
Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın emriyle kuşatılan, savaş uçakları, helikopterler, tank ve toplarla bombalanan, insanların canlı canlı bodrumlarda yakıldığı, katledilen sivillerin cenazelerinin aylarca ailelerine teslim edilmediği Kürdistan'a heyet gönderilmesine izin verilmiyor. Başta HDP ve Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız olmak üzere bölgedeki insan hakları kuruluşları aylardır Birleşmiş Milletler'in en üst organları ve bağımsız insan hakları kuruluşları ile Avrupa Birliği'nin yetkilileriyle Kürt kentlerine deliller karartılmadan bir an önce heyet gönderilmesi için görüşmelerde bulunuyor.
AKP suçunu örtmek için engelliyor
Ancak BM başta olmak üzere hiçbir kuruluş AKP'nin engelini aşabilmiş değil. Bu süreci başından beri yakından takip eden HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız da yaptığımız son telefon görüşmesinde bağımsız heyetlerin sivillerin Vahşet Bodrumları'nda yakıldığı Cizre başta olmak üzere Kürdistan'a giderek araştırma yapmak istediklerini ancak katliamın sorumlusu AKP'nin bu girişimi engellemeye devam ettiğini vurguladı.
Sarıyıldız BM yetkilisiyle görüştü
Sarıyıldız, geçtiğimiz günlerde HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ile birlikte görüştükleri Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Komiserliği Avrupa, Amerika ve Orta Asya Saha Operasyonları ve Teknik İşbirliği Direktörü Gianni Magazzeni ile tekrar biraraya geldikleri bilgisini verdi. Sarıyıldız, 2-3 saat süren görüşmede Magazzeni’nin, Türk hükümetinin halen kendilerinin Kürt kentlerine heyet gönderme taleplerine olumlu yanıt vermediğini söylediğini aktardı.
BM'ye Lice'nin yakılması da iletildi
Milletvekili, "Görüşmemiz Lice'nin bütün kırsalının yakıldığı günlere denk gelmişti" derken, bu konudaki kaygılarını da BM yetkilisiyle paylaştıklarını da ekledi.
BM kanıt için belge istiyor
Gazeteci Rüştü Demirkaya'nın da görüştüğü BM'nin İnsan Hakları Yüksek Komiseri Hüseyin'e Cizre’deki bodrumda yakılarak katledilen kardeşi Berjin hakkında bilgi verdiğini aktaran Sarıyıldız, buna karşılık BM Komiseri'nin ise "Sadece Cizre değil Nusaybin, Şırnak, Gever ve Sur gibi yerlerde de olan biteni biliyoruz, farkındayız ve ciddi endişeler taşıyoruz. Oradaki duruma ilişkin belgelerin bize taşınmasını istiyoruz. Elinizde ne kadar belge varsa, bize iletin" dediğini söyledi.
AKP'nin korkusu: Suç üstü yakalanmak
HDP Milletvekili, AKP'nin bağımsız heyetlerin Kürdistan'a girişini yasaklamasını ise şöyle yorumladı: "Türkiye tarihinin en kirli katliamlarından biri gerçekleştirildi halkımıza karşı. Bu nedenle de oraya tarafsız bir heyetin gitmesi halinde suç üstü yakalanmasından korkuyor. Türkiye başından beri işlediği suçun altından kalkabilmek için her türlü demagojik ve bilgi dezenformasyonu yapmaktadır."
BM kararlı olmalı
Faysal Sarıyıldız, BM'den de inceleme talebinde daha samimi ve kararlı olmasını beklediklerini söyledi. Sarıyıldız'a göre BM, AKP'ye heyetlere izin verme dışında bir seçenek bırakmamalı.
Erdoğan'ın peşini bırakmayacağız
Haziran ayı sonunda Almanya Federal Başsavcılığı'na Cizre başta olmak üzere Kürdistan'daki operasyonlarda savaş suçu ve insanlığa karşı suç işlediği gerekçesiyle Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, eski Başbakan Ahmet Davutoğlu ve İçişleri Bakanı Efkan Ala ile kuvvet komutanları hakkında suç duyurusunda bulunduklarını hatırlatan Sarıyıldız, benzer başvuruların Fransa ve Belçika başta olmak üzere başka ülkelerde yapılacağı bilgisini verdi.
Dünya Cizre'yle yüzleşmek zorunda
"Cizre’de ve Kürdistan’da tarihin en kirli katliamları işlendi. Büyük günahlar, suçlar ve savaş suçları işlendi. Dünya, Kürdistan’daki vahşete daha fazla duyarsız kalamazdı. Dünya bununla yüzleşmek zorunda" diyen milletvekili aksi halde ise şu uyarıda bulundu: "Dünya sistemi, egemen devletler bu katliamla yüzleşmezlerse orada öfke ve günah, dünyanın huzurunu sonsuza kadar bozacaktır."
BMGK'ye ve Lahey'e başvurulacak
AKP'yi yargılatmak için yeni hamleler yapacaklarını söyleyen Faysal Sarıyıldız, "Büyük bir hukukçu grubu ve komitesi ile Cizre’deki insanlık suçlarına ait belgeleri biraraya çalışıyoruz. Bu belgelerle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne başvuracağız. Bura üzerinden de savaş suçlarına bakan Lahey Adalet Divanı’nda Türkiye’yi ve mevcut siyasal iktidarı mahkum ettirmeyi hedefliyoruz" dedi.
Avrupa çözümden yana
Şimdiye kadar onun üzerinde ülkede Cizre için temaslarda bulunduğunu ve hükümet yetkilileri ile siyasi parti temsilcileri görüştüğünü anlatan HDP Milletvekili, "Görüşmelerimizde bize Türkiye’de yaşananlar nedeniyle çok kaygı duyuyoruz. Bir an önce sorunun demokratik yöntemlerle çözümü sağlanmalıdır deniliyor" diye aktardı.
Alman muhalif vekiller rahatsız
Pazar günü Almanya'daki muhalefet partilerinin milletvekilleri ile bir görüşme yaptığı bilgisini veren Sarıyıldız, görüşmede konuşulanları şöyle paylaştı: "Alman vekiller, Kürdistan’daki gerçek bir katliamdır ve bizim hükümetiniz halen oradaki olaya yaklaşabilmiş değil. Halen Türkiye ile ilişkileri sorunludur. Biz Türkiye’nin demokratik çözüme zorlanması için baskı yapmaya devam edeceğiz, dediler."
Türkiye şantaj yapıyor
Faysal Sarıyıldız, koalisyon hükümetinin büyük ortağı Hıristiyan Demokrat Partili (CDU) Arnold Vaatz'ın da açıkça "Türkiye’nin bize şantaj yaptığının farkındayız" dediğini aktardı.
Devletler pragmatist davranıyor
"Erdoğan’ın ne bela birşey olduğunu artık Avrupa da biliyor. Erdoğan’ın karanlık DAİŞ çeteleri ile ilişkilerini de biliyorlar" diyen Sarıyıldız ancak buna rağmen Almanya ile Avrupa'nın AKP ile Erdoğan'a karşı açık bir tavır almadığının görüldüğünü ifade etti. Bunu da devletlerin pragmatist politakalarına bağlayan Sarıyıldız, "Bundan sonra muhtemelen Erdoğan ve Türkiye’de siyasal iktidara yaklaşımları farklı bir düzlemde değişebilir" umudunu taşıdığını söylemeyi de ihmal etmedi.
Erdoğan artık BM'yi de zorluyor
HDP Milletvekili, "BM'nin Türkiye'ye somut herhangi bir yaptırımda bulunacağına ihtimal veriyormusunuz" sorumuzu ise şu yanıtı verdi: "Maalesef BM halen egemen devletlerin hegemonyası altında ve güdümünde. Türkiye ile ilişkilerini oradaki insan hakları bağlamından ziyade farklı siyasal öyküler gözeterek sürdürmek istiyorlar. Ama Türkiye’nin mevcut siyasetinin onları da zorladığı kesin. Artık BM ve dünyanın geri kalanı da Erdoğan’ın mevcut politikalarını onları da zorladığının farkındalar. Erdoğan’ın mevcut politikaları ile Türkiye, BM'nin de paradigmasını zorlayacak yönelimlere gidiyor. Muhtemelen uluslararası organizasyonlar da tepkilerini farklı bir perdeden ifade edecektir. Fakat şimdiden bu tepkinin düzeyine ilişkin birşey söylemek güç."
RAMAZAN MARANKOZ / HABER MERKEZİ