Cenevre 2 Konferansı’na sadece beş gün kalırken Kürt Yüksek Konseyi’nin görüşmelere davet edilmesi için girişimler de artış gösterdi. En son HDP, konferansın organizörlerinden BM Genel Sekreteri’ne mektup göndererek, “Kürtlersiz Suriye’de çözüm olmaz” dedi.

Suriye’de çatışan tarafları masaya oturtarak savaşı sona erdirme iddiasıyla ABD, Rusya ve Birleşmiş Milletler tarafından organize edilen Cenevre 2 Konferansı’nın uluslararası görüşmeleri 22 Ocak’ta İsviçre’nin Montrö kentinde BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon başkanlığında başlayacak. İki gün sonra ise görüşmeler, Esad rejimi ile muhaliflerin temsilcilerinin katılımıyla Cenevre’de devam edecek. Suriye’de birçok Kürt partisini çatısı altında toplayan Kürt Yüksek Konseyi konferansa çağrılmazken Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu davet edildi.

SMDK halkları temsil etmiyor
Kürt Yüksek Konseyi’nin bileşenlerinden Demokratik Birlik Partisi’nin (PYD) Eşbaşkanı Salih Muslim, SMDK’nin yapay bir oluşum olduğuna dikkat çekerek, “Bu oluşum Kürtlerin tamamını temsil etmediği için Suriye’deki halkın tamamını da temsil etmiyor. Batı dünyası bu kişilerin Suriyelileri temsil ettiğini varsayıyor fakat aslında bu kişi ve gruplar Suriye halkından çok Batı dünyasının çıkarlarını temsil etmekteler” dedi.

Kürtlersiz çözüm sağlanamaz

Deutsche Welle’ye konuşan Salih Muslim, Kürtlerin temsil edilmediği bir konferanstan bir beklentileri olmadığını belirterek uzun vadede sorunların çözülebilmesi için kendileriyle görüşülmesinin kaçınılmaz olduğunu söyledi. Muslim, Kürt sorununu dışarıda bırakarak Suriye’de çözüm bulunamayacağını da vurguladı. PYD Eşbaşkanı, Suriye’deki iç savaşa son verilebilmesi için tüm güçlerin bir araya gelmesi ve bir görüş üzerinde uzlaşması gerektiğini ifade etti.

Geçici yönetimde tüm halklar var

PYD Eşbaşkanı, Rojava’da demokratik ve özerk bir yönetim arzuladıklarını bunun için de bölgedeki tüm halkların katılımıyla geçici bir yönetim oluşturduklarını hatırlatarak bu yönetimin bölgede yaşayan tüm bileşenlerin, Kürtler, Araplar, Türkmenler ve Asurilerin haklarını koruyacağını söyledi.

BM’ye çağrılar devam ediyor

Kürtler ile dostları ise Kürt Yüksek Konseyi’nin 5 gün sonra başlayacak Cenevre 2 Konferansı‘na davet edilmesi için konferansın organizatörlerine çağrı yapmaya devam ediyor. BDP’nin ardından Halkların Demokratik Partisi (HDP) de BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon’a bir mektup göndererek, “Suriye’de gerçek bir çözüm için konferansa Kürt Yüksek Konseyi’ni de davet edin” dedi.

Çözüm Demokratik Özerklik’te

Rojava’daki Kürtlerin üçüncü bir taraf olarak ortak ve kolektif bir şekilde Cenevre 2 Toplantısı’na katılma kararı aldığını hatırlatan eşbaşkanlar, “Bu anlaşmayı Halkların Demokratik Partisi de destekliyor” dediler ve gerekçelerini şöyle açıkladılar: “Çünkü bu anlaşma çerçevesinde kararlaştırıldığı gibi, Kürtlerin üçüncü bir taraf olarak toplantıya katılması Suriye’nin ve bölgenin geleceği için bir umut imkanı taşıyor. Rojava Bölgesi’nde katılımcılık, barış ve istikrar konusunda ciddi adımlar atılmasına imkan sağlayan Demokratik Özerklik modelinin, Suriye’de yaşayan farklı etnik kimliklere sahip halkların birlikte yaşayabilmelerini sağlayacak bir yol olduğuna inanıyoruz. Bu yolun toplantıda temsil edilmesi ve tartışılması ise ancak Kürtlerin katılımı ile mümkün olacaktır.”


Demokratikleşme çağrısı
Tüm Türkiye, Ortadoğu ve dünya halklarını Suriye’de demokratik bir rejimin oluşması için çaba göstermeye davet eden eşbaşkanlar, “Suriye halklarının kaderinin Baas ve El Kaide arasına kıstırılmaması, Suriye’nin demokratik bir yönetime kavuşması için tüm halkların kendini temsil edebildiği bir Cenevre 2 Toplantısı’nın gerçekleşmesi için toplantıya Kürtlerin katılımını ve eşit kadın temsilini destekliyoruz” dedi.

Rojava modeli güvencedir

El Kaide bağlantılı örgütlerin devam eden savaş aracılığıyla bölgede güç kazanmasından endişe duyduklarını belirten HDP eşbaşkanları, mektubun sonunda BM Genel Sekreteri’ne şöyle seslendi: “Rojava’daki demokratik özerklik modelinin bu tür olasılıklara karşı da bir güvence sağladığına inanıyoruz. Bu şekilde girişiminizin Suriye’de oluşacak demokrasiye katkıda bulunacağına ve bu konudaki ümitleri büyüteceğine inanıyoruz. Aynı zamanda sizi ve Birleşmiş Milletler’i, işkence görmüş, savaştan etkilenmiş mülteciler, kadınlar ve çocuklara ilişkin daha aktif rol almak konusunda teşvik etmek istiyoruz.”

 HABER MERKEZİ