
Kürt Yüksek Konseyi, Hür Suriye Ordusu içerisindeki karanlık güçlere, „Kürt bölgelerinden elinizi çekin“ uyarısı yaptı.
Hür Suriye Ordusu’na bağlı çete gruplar, Halep kentinde Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı Eşrefiye mahallesine girerek, Kürt yurttaşları taramış ve bir çok kişinin ölümüne neden olmuştu. Halk Savunma Birlikleri (YPG) militanları da saldırıya misillemeyle yanıt vermişti. Halk Savunma Birlikleri Komutanı Sipan Hemo, Eşrefiye saldırısının arkasında Kürt Azadi Partisi’ne yakın kişilerin olduğunu söylemişti. YPG, Kürt Yüksek Konseyi’ne de “Kürt taraflar, yaklaşımlarına açıklık getirmeli” çağrısında bulunmuştu. Beklenen yanıt, Kürt Yüksek Konseyi üyesi ve Demokrat Kürt Partisi Başkanı Nesreddin İbrahim ve Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) Başkanı Faysal Yusuf’dan geldi. Suriye’de bazı güçlerin Kürtleri başka bir durumun içine çekmeye çalıştığını belirten Demokrat Kürt Partisi Başkanı İbrahim, Eşrefiye’deki saldırıyı şiddetle kınayarak “Oraya geçmemeleri gerekirdi, zira orada sükunet var. Kürt Yüksek Konseyi olarak saldırıyı kınıyoruz. Sorunun diyalog ve diplomasi ile çözülmesini istiyoruz” dedi. İbrahim, Hür Suriye Ordusu’ndan da elini Kürt topraklarından çekmesini istedi. Kürt güçlerine de birlik çağrısında bulunan ENKS üyesi İbrahim, „Ulusal birliği kurmamız ve tüm Kürt bölgelerinde birlikte hareket etmemiz gerekiyor” dedi.
Amaç Kürtler kazanmasın
Hür Suriye Ordusu içerisinde Kürtlerin birlik ve kazanımlarından rahatsız olan bazı karanlık güçlerin olduğunu belirten İbrahim, „Bu güçler Kürtlerin Suriye’deki bu altın fırsattan yararlanmasını istemiyor“ dedi. İbrahim, saldırıların arkasında Kürt partilerin olduğu iddialarına ilişkin de „Böyle bir durum varsa Konsey üzerinde duracak ve gerekeni yapacak” dedi. İbrahim, sorunların barışçıl yöntemlerle çözümünden yana olduklarını belirterek, Kürtlerin birliğini kurmak ve Kürt Yüksek Konseyi’ni her alanda Kürt halkının iradesi haline getirmek istediklerini yineledi.
Kürtler arası birlik korunmalı
ENKS Başkanı Faysal Yusuf da Suriye’de Kürtlerin eline büyük bir fırsat geçtiğini belirterek, Kürtler arası birlik için önemli adımlar atıldığını kaydetti. Yusuf, „Halep’teki son olaylar bizim Suriye devriminin önemli bir parçası olduğumuzu gösteriyor“ dedi. Hür Suriye Ordusu’nun rejim karşıtı olsa da tüm Suriye halkını temsil etmediğini vurgulayan Yusuf şöyle konuştu: „Biz de rejimine karşı önemli bir gücüz. Suriye devriminin gerçekleşmesi için ortak görüşlere sahip olmamız gerekiyor. Kürt Yüksek Konseyi’nin bugün her zamankinden fazla Kürt halkının birliğini savunması gerekiyor.”
ANF/QAMIŞLO
Türkmenler Kürtlere saldırdı
Suriye’de özerklik ilan eden Kürtlere saldırılar artıyor. Halep’le başlayan saldırılar, kontrolün Kürtler’de olduğu Batı Kürdistan’a yayıldı. Türk devletinin desteğini alan Türkmenler, Efrîn’deki Kürtlere saldırıyor. Êzîdî Köyü Qestel Cendo’nun ardından dün de Yazi Baxê Köyü, saldırıların hedefi oldu. Saldırıları, Türkiye destekli, „Emmar Dadiki“ adlı silahlı Türkmen grubun yaptığı belirtiliyor. YPG güçlerinin saldırıya karşılık vermesiyle çatışma çıktı. Ancak ölü ve yaralı sayısı netleştirilemedi. Azzaz bölgesinde üstlenen saldırganların, Efrîn merkezine saldırmak için hazırlık içinde olduğu belirtiliyor.
Halep’te ölü sayısı 13’e yükseldi
Öte yandan Halep’in Kürt mahallesi Eşrefiye’ye yapılan saldırıda yaşamını yitirenlerin sayısı ise 13’e yükseldi. Hür Suriye Ordusu’na bağlı çete grupların 26 Ekim’deki saldırısında yaralanan 25 kişiden 3 daha hayatını yitirdi. Böylece ölenlerin sayısı 13’e yükseldi. Hayatını kaybedenlerin Efrînli İmar Halit Hebeş, Mistefa Hesen Dero ve Nisal Hisen Eli oldukları bildirildi.
Bir Kürt işkenceyle katledildi
Ayrıca Hür Suriye Ordusu’na bağlı silahlı çetelerce rehin alınan 300 Kürt sivilden birinin işkenceyle katledildiği ortaya çıktı. Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi, silahlı grupların rehin aldığın Kürtlere işkence yapıldığını ve bir Kürt’ün gördüğü işkence dayanamayarak önceki gün hayatını kaybettiğini açıkladı.
Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Müdürü Abdul Rahman, Kürt’ün işkenceyle öldürülmesine tepki göstererek, “İsyancıların orduyu çıkardığı alanlarda güvenlik alanında bir boşluk oluştu. Bazı savaşçılar hiçbir şekilde demokrasiyi istemiyor. Sadece kaostan yararlanmak isteyen savaş tanrılarıdır” dedi.
EFRÎN