Sosyal Hizmetler Derneği Uyuşturucu Madde Komisyonu ve Sosyal Hizmet Uzmanı Mustafa Altıntop, kullanıcılar üzerindeki etkisine dikkat çektiği bonzai adlı uyuşturucu maddenin, ölüme karşılık geldiğini vurgulayarak, maddenin gerçek etkisinin çok farkında olmayan kullanıcılara ve ailelerine uyarılarda bulundu.

Gençler arasında son zamanlarda kullanımı giderek yaygınlaşan bonzai isimli uyuşturucu maddesi konusunda yapılan uyarılara rağmen bu uyuşturucunun yol açtığı ölümlere günden güne bir yenisi ekleniyor. Türkiye ve Kürdistan'ın her tarafına yayılmış durumda olduğu yönünde veriler ortaya konulan bu uyuşturucu maddenin kullanımı, Amed'in kimi ilçe ve mahallelerinde had safhaya ulaşmış durumda. Kentte bulunan Sosyal Hizmetler Derneği Uyuşturucu Madde Komisyonu üyesi ve Sosyal Hizmet Uzmanı Mustafa Altıntop'un bu maddeye ve kullanıcılarına dair anlatımları tehlikenin boyutlarını gözler önüne seriyor. 


Nelere yol açıyor?

İnsan sağlığı üzerinde ciddi ve geri dönüşümü olmayan sorunlara yol açan bonzainin 2010-2011 yılları arasında Türkiye'ye girdiğini belirten Altıntop, bu uyuşturucunun diğer uyuşturucu türevlerinin aksine sinir sistemi üzerindeki hızlı etkisine dikkat çekerek, "Bonzai, aynı zamanda tarım gübresi olarak kullanıldığı için kulağa çok masum geliyor. Fakat içerisindeki kimyasal eklentiler ile son derece tehlikeli bir boyuta ulaşmıştır. Ani kalp krizlerine yol açan bonzai, ikinci kullanımdan sonra bir yoksunluk yaratmaya başlıyor. Yine esrardan farklı olarak kan basıncında hızlı artış ve nabız yükselmesi, şiddetli ağız kuruluğu, göz kızarıklığı, halüsinasyon ve hayal görme, açlık hissi, ortam seçemeyerek nerede olduğunu hatırlayamama, geçici körlük ve geçici felç gibi etkileri görülüyor. Bunun da sebebi içerdiği kimyasal maddelerdir" dedi. 


Toplumsal duyarsızlık tetikliyor

Madde piyasasındaki erişimi ve fiyatından kaynaklı bonzai ile mücadelenin zorluklarına da değinen Altıntop, toplumsal duyarsızlıktan dolayı 'çaresiz' kalan gençlerin maddeye iteklendiğine belirtti. Bu yüzden de bu konuda ailelerden başlamak üzere toplumun her kesimine çok önemli rol ve görevler düştüğünü vurgulayan Altıntop, "Ergoterapi dediğimiz terapi yöntemi ile potansiyel madde kullanıcıları ile görüşmeler, çalışmalar yapılarak onların kendilerini var etmelerinin önü açılabilir. Potansiyel madde kullanıcılarının yoğun olarak kullandığı çevrelerde bilinçlendirme çalışmaları yapılmalıdır. Çünkü kişi madde batağına düşmeden onu uyuşturucudan kurtarmak daha kolaydır" dedi. 

Altıntop devamla, bonzainin madde kullanan gençler arasında giderek piyasa haline geldiğini söyleyerek, maddenin yoksunluğunu yaşayan, para bulma arayışına giren gençlerin ise gasp, hırsızlık ve bedenlerini pazarlama yoluna bile gidebildiğini kaydetti. 


Mücadele kapsamında politikalar üretilmeli 

Ailesi ile iletişim kopukluğu olan gençlerin bilinç altında yatan hayatı yaşamak arzusuyla farklı arayışlara girerek maddeye yönelmesinin daha güçlü olduğu uyarısında bulunan Altıntop, bu noktada ailelerin "Çocuğumla nasıl iletişim kurabilirim?" sorusunu kendilerine sorması gerektiğinin önemi üzerinde durdu. Altıntop, "Özellikle ergenlik dönemindeki gençlere ilişkin de aileler, onlara değer verdiklerini, düşüncelerine saygı duyduklarını hissettirmelidir" dedi.

Madde kullanımında işsizlik, sevgi eksikliği, özgüven eksikliği ve gelecek kaygısı gibi sorunların etkin olduğunu sözlerine ekleleyen Altıntop, madde bağımlılığıyla mücadele kapsamında politikalar üretilmesi gerektiği ve gerekli yasal mevzuatların oluşturularak ülkedeki yasal boşluğun kapatılması gerektiğinin altını çizdi. 


'Tedavide ciddi eksiklikler var'

Türkiye'de madde bağımlılığını tedavi konusunda ciddi eksiklikler yaşandığını da kaydeden Altıntop, Kürdistan'da yetişkin madde bağımlılarına hizmet veren bir kuruluş olmadığı gibi çocuk ve gençlere dönük hizmet veren bir merkezin ise kapasitesinin sınırlı olduğunu ifade ederek, "Bazı madde bağımlılarında var olan bırakamayacakları düşüncesi bu anlamda hizmet veren kişi ve kurumlara yönelik güvensizlikten kaynaklanıyor. Bu düşünceyi, ulusal düzeyde ciddi politikalar geliştirerek güven telkin ederek değiştirebiliriz" şeklinde konuştu. 


Devlet mücadele etmiyor 

Türkiye'de bonzai kullanımı artarken tedavi merkezlerinin kapatılmasına ve hastanede tedavi görenlerin tedavilerinin yarım kalmasına dikkat çeken Altıntop, "Bu aslında devletin madde bağımlılığı ile mücadele etmediği düşüncesini doğuruyor. Çünkü madde bağımlılığı ile multi-disiplinel olarak mücadele etmek gerekiyor. Bir tek kurumla olacak birşey değil" dedi. 


Madde kulanımında medyanın rolü 

Medyada kullanılan dil ve üslubun da bonzai kullanımında artışa yol açtığını söyleyen Altıntop, "Basın yaptığı haberlerle, kullandığı dille kimi defa adeta maddenin reklamını yapıyor. Özellikle 2013’ sonundan bu yana medyada bonzaiye erişimine ilişkin yer alan haberler bonzainin gençler arasında yaygınlaşmasına sebep oluyor. Basında yer alan haberler öncesi 12 şehirde rastlanan bonzai, şimdi neredeyse Türkiye'nin geneline yayılmış durumda. Bu anlamda basın kullandığı dile ve üsluba dikkat ederek uyuşturucu maddenin nereden ve nasıl elde edildiğini belirtmekten kaçınmalıdır" diyerek madde bağımlılığının önüne geçmede basının rolüne değindi.  


DİHA/AMED