Şırnak'ın Cizre ilçesinde sıkıyönetim uygulamalarına gündüz arası verilirken kente inceleme için heyetler gelmeye devam ediyor. İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı olan Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı'nın da yer aldığı heyet de kente gelerek vahşet bodrumlarında inceleme yaptı.

Heyet, Cudi Mahallesi'ne girdikten sonra Bostancı Sokak'ta bulunan 1. bodrum, Narin Sokak'ta bulunan 2. bodrum ve Akdeniz Sokak'ta bulunan 3. bodrumda inceleme yaptı. Vahşete ilişkin halkı dinleyen heyet, bodrumlara girerek fotoğraflar çekti. Bodrumda kalan insan kemikleri ve askeri atıkların fotoğraflarını çeken heyet, daha sonra 1. bodrum önünde bir açıklama yaptı.

Prof. Fincancı, daha önce Bosna'da işlenen savaş suçlarını ve katliamları takip ettiğini hatırlatarak, "Cizre'de karşılaştığımız tablo, Bosna'nın çok ötesinde. Bosna'da ya da dünyanın herhangi bir yerinde savaşan insanlar oldu, ancak bu bodrumlarda katledilen insanların hepsi sivil insanlardır" dedi.


Çocuklara ait kemikler 

Bodrumlarda 9-10 yaşlarında bir çocuğa ait çene kemiği bulduklarını vurgulayan Fincancı, Bosna'da karşılaştıkları tablo ile kıyaslama yaparak, şunları söyledi: "Orada yetişkinlere ait insan kemikleri ve toplu mezarlar bulundu. Fakat Cizre'de yakılan çocuklardan bahsediyoruz. Devlet bu bodrumlara yoğun, yakıcı ve patlayıcı madde kullanmış. Burada devletin işlediği bir suçtan bahsediyoruz. Bu topraklara başka devlet, tank top kullanmayacağına göre bunu yapan bu devlettir." 


Talan edilmiş enkaza çevrilmiş

Prof. Fincancı, Ekim ayında da Cizre'ye geldiğini hatırlattı. Karşılaştığı bu yeni manzara karşısındaki duygularını ise "Bu sokaklarda insanlarla oturup çay içtim. Burada bir huzur vardı. Ancak şuan geçtiğim sokakların hepsi talan edilmiş, enkaza çevrilmiş durumda. İnsanların yaşam yerleri yok edilmiş. Bu tablo ile karşılaşmak benim için çok zorlayıcı" sözleriyle dile getirdi.


Soykırım girişimidir

Başta bodrumlar olmak üzere ilçede işlenen suçların yargıya taşınabilmesi için incelemelerin titizlikle yapılması gerektiğinin altını çizen Prof. Fincancı, "Devletin işlediği bir suçtan bahsettiğimiz için incelemenin bağımsız heyetler tarafından yapılması gerekir. Burada işlenen suçlar uluslararası mahkemelerde yargılanacak. Bu insanlığa karşı işlenen suçtur. Bu suçun zaman aşımı olmaz. Bu vahşet, bir soykırım girişimidir" dedi.

Uluslararası Minnesota Protokolü'ne dikkat çeken Prof. Fincancı, "Uluslararası mahkemelerde, insan hakları dernekleri bir ülkenin işlediği suçtan yargılanmasını talep ettiklerinde Minnesota Protokolü'nü kılavuz olarak gösterir. Bu protokole göre olay yeri incelemeleri titizlikle yapılmalı. Olay yerinde bulunan tüm deliller toplanmalı. Türkiye bu protokolün gereklerini yerine getirmiyor" diye konuştu.


AİHM raportör göndermeli

İHD Genel Başkanı Türkdoğan ise vahşet bodrumlarındaki insanları kurtarmak için çok girişimde bulunduklarını hatırlatarak, "O telefonlarda konuşulanlardan çok ağır tablo ile karşılaştık. Özellikle AİHM buraya raportör göndermeli. Bu dönemde işlenen tüm suçlar mutlaka cezalandırılacak" dedi.

Herkesin ilçeye gelip katliamı yerinden görmeye çağıran Türkdoğan, "Türkiye'nin gerçek fotoğrafı buradadır. Tüm siyasetçiler ve herkes gelip burayı görmeli. Burada çok büyük bir öfke var. Duygusal kırılmanın ötesinde gelişmeler var" şeklinde konuştu.


CHP heyeti Cizre'de

Bu arada CHP milletvekilleri Fikri Sağlar, Sezgin Tanrıkulu, Zeynep Altıok, Fatma Kaplan ile CHP'li yöneticiler de dün ilçeye geldi. Cizre Belediyesi'ni ziyaret eden heyeti, belediye eşbaşkanları ve HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız karşıladı. Cizre'de yaşanılanları yerinde görmek ve incelemek için geldiklerini belirten heyet, incelemelerini rapor halinde yayınlayacaklarını aktardı.


 ŞIRNAK






O kapı hala açık


Cudi Mahallesi'nde çıplak bedeni teşhir edilen YPS savaşçısı kadının fotoğrafının çekildiği evin hala açık olan kapısı Şırnak Valisi'nin yalanını da teşhir ediyor.

Cudi Mahallesi Fatih Sokak'ta sıkıyönetim saldırıları sırasında devlet güçleri tarafından bir YPS-Jin savaşçısı katledilmiş ve çıplak bedeni Türk devlet güçleri tarafından sosyal medyada teşhir edilmişti. Katledilen YPS-Jin savaşçısının ismi halen öğrenilemezken, Şırnak Valisi yaptığı açıklamayla kadın savaşçının bedeninin teşhir edildiği yerin Cizre olmadığını iddia etmişti. 

Kısmi olarak kaldırılan 'sokağa çıkma yasağı'nın ardından yurttaşların girdiği Cudi Mahallesi'nde bedeni teşhir edilen kadın savaşçının katledildiği evin kapısı ise hala fotoğrafta olduğu gibi açık. 

73 numaralı yıkılmış evinin önünde oturan ev sahibi, Şırnak Valisi'ni şu sözlerle yalanladı: "Dünya alem oranın bu ev olduğunu biliyor. Allah da biliyor, herkes de biliyor ki o ev burası. O kadının bedenini burada teşhir ettiler."


25 cenaze kaldı


Habur Sınır Kapısı'nda kurulan Adli Tıp Kurumu'nda bekletilen cenazelerden 13'ünün Türk devlet birimleri tarafından Yenişehir Mahallesi'ndeki mezarlıkta defnedildiği öğrenildi. Konuya ilişkin ATK yetkililerinden bilgi alınamazken, teşhis edilemedikleri gerekçesiyle defnedilen cenazeler arasında yaklaşık 20 gün önce Rojava sınırından Türkiye'ye geçmeye çalışırken askerlerin açtığı ateş sonucu katledilen 7 mülteciden 3'ünün cenazesinin de bulunduğu ileri sürüldü. 

ATK'deki 13 cenazenin defnedilmesiyle birlikte teşhis edilmeyi bekleyen 25 cenaze kaldı.

Urfa'ya getirilen 28 cenazeden Cemile Erden, DNA eşleşmesi ile ailesi tarafından Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde teşhis edildi. Daha öncede Urfa'ya getirilen cenazelerden 16'sı aileleri tarafından teşhis edilmiş ve memleketlerinde toprağa verilmişti. Mehmet Akif İnan Eğitim ve Araştırma Hastanesi morgunda 5, Balıklıgöl Devlet Hastanesi morgunda 2, Siverek Devlet Hastanesi morgunda ise 4 cenaze kaldı.