Kürt halkının karşı "Çöktürme" adı tercih edilen bir plan doğrultusunda saldırıların hedefi yapılan Cizre'de, dozu adım adım arttırılan bir şiddet hesabıyla 250'ye yakın insan, 89 günde katledildi. Öncesinde 9 gün süren kuşatmada ise 24 insan Cizre sokaklarında katledildi.


Zîn'in kadim yası büyüdü

Müslüman kimliğine sığınan AKP hükümetince Kürtler "vahşet bodrumları"nda katledilse de Cizre, ilk günden son güne kadar verilen direniş ile tarihe kazındı. Zîn'in kadim yasını tutan Cizreli kadınlar gibi, küle çevrilen insan bedenlerinin yası içerisindeki Cizre halkı ise  90'lı yılları katlayan bir öfke yüklü. 

Bu öfkeyi duyulan acı gibi daha da büyüten yitirilen evlatların, ölüm yanı başlarına geldiğinde bile son nefeslerinde Mehmet Tunç'un dilinden döküldüğü gibi "Bugün öldürülebiliriz, ama halkımız bizimle gurur duysun. Düşmana boyun eğmedik" sözleriyle yansıttıkları irade oldu.


Cudi Mahallesi'nde bir duvar yazısı

Bu direnişin dünde kalmayıp süreciği ise ilçenin Cudi Mahallesi'ndeki sokağın bir duvar yazısında gizli. "Şiyar" ve "Hasan" kod adlı YPS savaşçıları, yapılan saldırılar sırasında devlet güçlerince öldürülünce cenazesinin dışarıya çıkarılma imkanı bulunmadığı için arkadaşları tarafından bir evin bahçesine yan yana gömüldü. Şiyar'ı ve Hasan'ı uğruna savaştığı toprağın kalbine gömen arkadaşları, mezarının yanı başındaki evin duvarına ise kırmızı boya ile "Şiyar uyanmadıkça, düşman uyumayacak!" ve "Hasan yoldaş ölümsüzdür" diye yazdı.

Şiyar'ı ve Hasan'ı toprağa veren arkadaşlarının her biri, son ana kadar direnişlerini sürdürerek onun gibi toprağa düştü. Ancak ardıllarına devrettikleri mücadelelerine olan inançlarını bu sözlerle duvara yazarak, yarına seslendi. Bu yazı hala duvarda yer alsa da Şiyar ve Hasan'ın cenazesi devlet güçlerince bulundukları yerden çıkarıldı. Katledilen 250'ye yakın kişi içerisinde hala kimliği bile tespit edilemeyen 90'a yakın cenazenin bulunması gibi Şiyar ve Hasan'ın da gerçek kimliği bilinmiyor.


İnsan uzuvları alındı

Cizre'de Mezopotamya Hukukçular Derneği (MHD), Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Şırnak Barosu öncülüğünde başlatılan inceleme ve araştırmalar devam ediyor. Avukatların Dicle Nehri kenarında bulunan insan uzuvlarının alınması için Şırnak Cumhuriyet Başsavcılığı'na yaptığı başvuru sonucu, uzuvların bulunduğu bölgede polisler inceleme yaptı. Avukatlar eşliğinde yapılan "olay yeri incelemesi" sonrasında bulunan çok sayıda uzuv ve insan kemiği, delil poşetlerine konularak, savcılığa teslim edildi. 


Silopi'de 3 cenaze defnedildi

Habur Sınır Kapısı'ndaki ATK'de bekletilen 3 cenazenin daha kimlikleri belirlenemedi. Kimlik tespiti yapılamayan 3 cenaze Silopi Belediyesi çalışanları tarafından Yenişehir Mahallesi Mezarlığı'na defnedildi.

Cizre'de farklı tarihlerde katledilen 77 cenazenin getirildiği Habur'da şimdiye kadar 33 cenazenin kimlik tespiti yapılmadığı için şehitliğe defnedilirken, 38 cenaze aileleri tarafından teslim alındı. Habur'da hala 6 cenaze bekletiliyor.


DBP raporunu açıkladı

DBP heyeti, 10-11 Mart günleri Cizre'de yaptığı incelemenin sonuçlarını rapor haline getirdi. Amed, Van ve Mardin Büyükşehir Belediyeleri başta olmak üzere 108 DBP'li Belediyenin olanaklarını paylaştığı; Rojava Derneği üzerinde iaşe ve gıda yardım kampanyalarının organize edildiği belirtilen raporda, şu tespitlere yer verildi:

* Mahallelerde yüzde 80 oranında hasar var. 500 civarında tam hasarlı, iki binin(2000) üzerinde yarı hasarlı bina.

* Düşman hukuku uygulanıyor.

* Yıkılmamış, sahipleri tarafından terk edilmiş evlere girilerek, mobilyalarının yakıldığı; buzdolabı, televizyon ve klimaların kurşunlanarak kullanılmaz hale getirildiği,

* Yatakların içine pisliklerin konulduktan sonra katlanıp yerlerine bırakıldığı,

* Kadın iç çamaşırlarının üzerlerine insanlık onurunu rencide eden hakaret içerikli sloganların yazıldığı/teşhir edildiği görüldü.

* İlçenin alt yapı sistemi ile su şebekesi ciddi düzeyde işlemez hale getirildi.

* Bebek ve yaşlıların da aralarında bulunduğu 300'e yakın kişi katledildi.

* Üç bodrumda yaralı halde onlarca insanın yakıldı, teşhis edilemeyen çoğu kimsesizler mezarlığına defnedildi. Enkaz altında cenazeler var, insan vücut parçaları çıktı.

* Vücut bütünlüğü olmayan, kolları- bacakları kopmuş, başı vücudundan alınmış, bedeni ikiye parçalanmış, tanınmaz cesetler var.

* Sokaklara kedi, köpek leşlerinin ibret olsun diye asılı tutulduğu tespit edildi.

* Duvarlara Türk ırkçısı ve cinsiyetçi sloganlar yazıldı. 


ÖMER ÇELİK/DİHA/ŞIRNAK