YEREL SEÇİMLER GÜNDEMİ


Son uğrak yerim Dêrsim. “Dêrsim dört dağ içinde...” “Bu dağlar, kardeş dağlar, kadrini bilir, evvel Allah bu eller utandırmaz adamı” diye yazmıştı Ahmed Arif. Ne diyordu idama giden Seyîd Rıza: “Ben sizin yalan ve hilelerinizle baş edemedim, bu bana dert oldu. Ama ben de sizin önünüzde diz çökmedim, bu da size dert olsun.” Alişêr ve Zarife Xanım’ın yarattığı Dêrsim! Ve Sara (Sakine Cansız) kokuyor her bir taraf. Kendini küllerinden yaratan Dêrsim için BDP’nin kaybedeceğini düşünenler, unutmayın ki; “Burası boyun eğmez bir kaledir...”

Halk hizmeti görüyor...
2009 yerel seçimlerinde CHP’ye yüzde 15 fark atan BDP (O dönem DTP olarak seçime girilmişti), son iki dönemdir belediyeyi yönetiyor. Borç batağıyla CHP’den belediyeyi devralmış olan BDP’nin yapmış olduğu hizmetler halk tarafından takdirle karşılanıyor. Yapılan parklar, temiz sokaklar, her mahalleye hizmet götüren belediye araçları, kaldırımların genişliği... Belediye zor koşullar ve az bir bütçeyle yapmış olduğu hizmetler azımsanmayacak derecede. En önemlisi asbestli su borularının tamamı değiştirilmiş, uyuşturucuya ve madde bağımlılığına karşı rehabilitasyon merkezi, otopark, imar, çevre, park düzenlemeleri Kürdistan’daki birçok ilden daha ileride. Geçim sıkıntısı, işsizlik gibi makro düzeydeki sorunların merkezi hükümetin sorunu olduğu halk tarafından çok iyi biliniyor. Diyebilirim ki, belediye hizmetlerinden şikayetçi olan kimse yok. Tek şikayetleri ise, belediyenin halkla olan iletişim eksikliği. Halk, kenti yönetenlerden kendileriyle sohbet etmesini ve hizmetlerini anlatmasını istiyor. Varolan su sıkıntısı ise belediyenin projeleri içerisinde yer alıyor.

CHP’nin umudu Erdoğan!
Herkes “siyasi” olunca bu kente dair çok konuşmak da doğru gelmiyor bana. Konuştuğumuz birçok insan seçimlerin BDP, EMEP, ESP, HDP, PARTİZAN, TKP-1920.., tarafından oluşturulmuş “Devrimci Güç Birliği” ile CHP arasında geçeceğini belirtiyor. Bayrak, pankart ve şehrin görüntüsüyle BDP’nin psikolojik üstünlüğü hakim. Üniversitenin açılmasıyla birlikte yaklaşık 6 bin öğrenci kentin siyasi çehresindeki değişimi hızlandırıyor. Kürt çocuklarının çoğu kente oy kullanacağı için BDP’nin yerel seçimde zorlanmadan belediyeyi yeniden yöneteceği kesin bakılıyor.
2011 genel seçimlerde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “başbakan olacağı” rüzgarı CHP’nin Alevi politikaları yüzünden çöktüğünü rahatlıkla söyleyebiliriz. Gülen Cemaati ile CHP’nin son zamanlardaki flörtü Dêrsim halkında tedirginlik yaratmış. Kamu kurumları içindeki örgütlü (“paralel devlet”) Gülen taraftarlarının bu yerel seçimde CHP’yi destekliyor iddiası halkın tereddütlerini arttırmış. CHP’nin kentteki bir numaralı ismiyle konuştum. (İsmini veremeyeceğim) BDP’ye karşı kullanabileceği tek bir argümanı yok. Adaylarının profili düşük. Peki umutları ne diyeceksiniz? Bana söylediği şu: “Başbakan Erdoğan Kılıçdaroğlu’na yüklendikçe Dêrsim’de CHP’nin oyları artıyor” Yani Dêrsim’deki CHP’liler ellerini açmış Erdoğan’a yalvarıyor: “Biraz daha Kılıçdaroğlu’nu ez!” diye. Kente konuştuğum birçok kişi de bu düşünceyi paylaşıyor. Bu da CHP’nin tek umudu…

Dêrsim halkı ne düşünüyor?

Dêrsim’in dışında yaşayıp da yorum yapanlara, halk şu çağrıyı yapıyor: “Gelsinler Dêrsim’deki değişimi görsünler. Yorum yapacaklarına çalışmalara katılsınlar. Dêrsim’i bıraktıkları gibi sanıyorlar! Dışarıda olup da buraya dair siyaset yapma hakkını kendisinde bulanlara, ‘bir taş da sen koy’ diyoruz.” Kentin nabzını öğrenmek için sokak aralarına dalıyorum. Gençlerin Devrimci Güç Birliği’ne olan ilgisi tartışmasız. 60 yaş üstü yurttaşların CHP eğilimli olduğunu sık duydum. Bunun üzerine bazı kahvelere girip oyun oynayan, sohbet eden “ihtiyar”larla konuştum. Okey oynayan karedeki ihtiyarlar, iki buçuk saat beni uğraştırdı. Ben Dêrsim diyorum onlar, “ABD emperyalizmi” diyor. Ben mahalleniz diyorum onlar, “AB, Irak, Suriye” diyor. Ben sokağınız diyorum onlar, “Ayakkabı kutusundaki dolar” diyor. Velhasıl döktüğüm dil boşuna gitmedi. Masada 3 BDP 1 CHP ile kalktım. Karede yer alan Hüseyin Yılmaz (68), Ali Korkmaz (60) ve Mehmet Torhan (68) BDP’ye oy vereceklerini söylüyor. Dördüncü kişi ise isminin yazılmasını ve fotoğraf karesinde yer edinmek istemiyor ve mahcup bir şekilde oyunu CHP’ye vereceğini söylüyor.  

Güç Birliği önemli

Otel çalışanları, kuaför, manav ve esnafın çoğu tercihi BDP’den yana olduğu dile getirdi. Eğitim- Sen Şube Başkanı Hasan Ölgün, CHP dönemindeki Dêrsim’in yaşadığı “rezilliğin” halk tarafından unutulmadığına vurgu yaparak, “Eksiklikleriyle birlikte BDP’li belediye halk tarafından seviliyor. İnanıyoruz ki daha iyi olacak. Bu halk CHP’den çok çekti. Güç Birliği’nin olumlu havası hemen yansıdı. Dêrsim halkı şaşmaz” diye konuştu.
Devrimci Güç Birliği ile birlikte sisli havanın dağıldığına dikkat çeken ESP PM üyesi Mustafa Naci Toper ise, CHP ile Gülen Cemaatinin kente rahatsızlık yarattığın kaydetti. Devlet hastanesinin taşınmasıyla birlikte işlerin kötüye gittiğini belirten Hasan Erk (50) isimli esnaf, AKP’nin bedava dağıtığı kömürlerden rahatsız: “Tayyip’in kömürleri olmazsa şehrimizin havası daha temiz olacak.” Erk’in oyu ise BDP’nin. Dêrsim’den Xarpêt’e (Elazığ) gitmek için bindiğim minibüs şoförünün “Abe! burada AKP kazanırsa hiç şaşırma” diyenler arasında. Elçiye zeval olmaz diyerek, Sırrı Süreyya Önder ve Pınar Aydınlar’ın kenti ziyaret etmesi yurttaşların talebi...

‘Mutlaka kazanacağız’

Şimdi herkes soruyor Mûş, Çewlîg ve Dêrsim’de durum ne? Ben de diyorum ki; ranta, iktidara, devlete bulaşmadan ve erken zafer ilan edip rehavete kapılmazsa, “Dost ve düşman herkes bilsin ki; Kazanacağız, Mutlaka KAZANACAÐIZ!” İnanmayan varsa Taha Akyol’un 20 Şubat’a Hürriyet gazetesindeki “kazanan kim?” makalesini okusun!

Dipten gelen büyük dalga

Kürt Özgürlük Hareketi’nin yarattığı örgütlülük Dêrsim’in ilçelerinde büyük bir değişimi zorluyor. Şimdiye kadar BDP tarafından çalışma yürütülmeyen birçok ilçede beklentiler büyük. Pulur (Ovacık) Eşbaşkan adayları ile konuştum. CHP’den istifa edip BDP’ye geçen Pulur Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül, kente yaptıkları toplu konut, eğitim destek evi, içme suyu, kanalizasyon sorunu, kütüphane ve bakliyat paketleme tesisi ile halktan büyük ilgi gördüklerini anlattı. İlçede okuyan tüm üniversite öğrencilerine belediyenin bir katını yurt yaparak barınma sorunun çözdüklerini belirten Sarıgül, Eşbaşkan Şerbet Yılmaz ve halk meclisleriyle yollarına devam edeceğini belirtti.  

Her yerde değişim var
Çemişgezek İlçesinde ilk kez aday gösteren BDP çok iddialı. Halkı arka bahçeleri olarak gören düzen partilerine artık bundan sonra oy yok diyen eşbaşkanlar, “Öz yönetim özgür kimlik” anlayışı ile değişimi yaratacak. Öğrencilerin barınma sorununu çözeceklerini belirten adaylar, kadın danışma merkezi, yoksullara dönük projelerinden bahsetti. Qişle (Nazmiye) İlçesi Eşbaşkan adayı Yusuf Çınar, 3 dönemdir CHP’de olan yönetimi devireceklerini ve halkla birlikte yöneteceklerini anlattı. Halkın CHP’den bıktığını belirten Çınar, komünler, kooperatiflerle işe başlayacaklarını dile getirdi. Pilemûriye’de (Pülümür) de ilk kez yarışa katılan BDP, işe asimilasyon politikalarına karşı yapacağı eğitim altyapısı ile işe başlayacak. Eşbaşkan adayı Rıza Dalkılıç, köy görüntüsünde olan ilçeyi halkla birlikte dönüştüreceklerini ifade ederek, bu güne halka vadedelipte yerine getirilmeyen tüm hizmetleri yapacakların belirtti. Xozat (Hozat), Mazgêrt (Mazgirt), Pêrtag (Pertek) olmak üzere tüm ilçelerde hummalı çalışma yürüten BDP, bu seçimlerde ilde en az 5 belediyeyi hedefliyor. Barış süreci ve Rojava Devrimi’nin Dêrsim’de yarattığı heyecan, Kürt halkının topyekün direnişi ortaya konulan hedeflerin çok uzak olmadığını bize gösteriyor.   
(Katkılarından dolayı DİHA çalışanlarına teşekkür ederim.)

Kızılbaş Dêrsim özgürlüğüne düşkündür!

Dêrsim Belediye Eşbaşkan adayları Nurhayat Altun ve Mehmet Ali Bul ile konuştuk. Geçmişte halk ile olan iletişim eksikliğini eşbaşkanlık sistemiyle aşacaklarını belirten eşbaşkanlar, Dêrsim için kaygıların yersiz olduğunu vurguladı. Dêrsim’de partilerine karşı yürütülen kampanyaların propaganda boyutunu aştığını dile getiren Altun, “Çünkü, Dêrsim Kürdistan’da her açıdan özgün bir il. Dêrsim bizim açımızda stratejik bir konumdadır. Kürdistan’ın tek Kızılbaş Alevi ili ve özgürlüğüne düşkün bir yer. Dolayı sistem açısından da her zaman tehlike arz eden bir konumda. O açıdan bu yönünü ele aldığımızda özgürlük yönü daha derin, daha güçlü, asla esarete izin vermeyecek potansiyele sahiptir. Bunu yaparken kendi öz kimliği önemlidir. Kızılbaş Alevi kimliği Kürdistan coğrafyası için çok çok önemlidir. Bir Amed kadar, Urfa kadar önemlidir. AKP’nin tek milletvekili çıkaramadığı ildir. Bu güne kadar Aleviliğe CHP’nin sahip çıktığı söylenir fakat son politikaları açığa çıkardı ki, aslında böyle bir tedirginlikle BDP’ye dönük psikolojik saldırıya geçmiştir. Bu psikolojik savaş buradan geliyor. Çünkü Özgürlük Hareketi’nin Aleviliğe getirdiği konum, nitelik, öz güç, öz yönetimle birlikte Dêrsim’de temsilini bulacaktır. Bizim yaklaşım perspektifimiz budur. Dêrsim’in sanal propagandalarla kendi temsiliyetini herhangi bir partiye kaptıracağını düşünmüyoruz. Bizim iddiamız büyük” diye konuştu.  

CHP’nin pratiği ortada

Siyaseti kişiler üzerinden yürütmediklerini dolaysıyla CHP’ye yakınlık gösteren yurttaşlara seslenen Altun, CHP’nin 80 yıllık geçmişini, pratiğini göz önünde bulundurmasını istedi. CHP’nin Dêrsim halkına vereceği hiçbir şeyin olmadığının altını çizen Altun, şunları söyledi: “Bizim BDP olarak her şeyden önce öz kimliği var etme çabasındayız. Kökünden kopan bir şeyin korunmayacağını biliriz. Biz geçmişini unutmadan geleceğini hazırlamak istiyoruz. Dêrsimi böyle ele almak gerek. Mevcut düzene alternatif sistem oluşturuyoruz. Tek tek bireylerin yaptıklarıyla değil, değişim dönüşüm, model yaratma ile uğraşıyoruz. Halkın eleştirilerini giderecek argümanlar yaratarak eksikliklerimizi aşacağız.” Halk desteğini arkasında olan Kürt Özgürlük Hareketi’nin asla ve asla geriye gitmeyeceğini, yenilmeyeceğini hatırlatan Altun, “Halkımızın eleştirisi bizi güçlendir” açıklamasında bulundu.

DHF’yi aramızda görmek isterdik

Dêrsim’de oluşturulan Güç Birliği’ne değinen eşbaşkan adayı Mehmet Ali Bul, DHF’yi de aralarında görmek istedikleri vurguladı. Sermaye sistemini temsil eden partiler Demokratik Özerklik projesine karşı Dêrsim’de ittifak kurabileceğini de sözlerine ekleyen Bul, “Dostlarımızın yeri Devrimci Güç Birliği’nin içinde olmaktır” diyerek dışarıda kalmış yapılara açık kapı bıraktı. CHP’nin Gülen Cemaatiyle dirsek temaslarını, MHP kökenli bir adayın Ankara’da aday gösterilmesi, İstanbul ilçelerinde bir tek Alevi adaya yer verilmemesinin CHP’nin Alevi halkına bakışını ortaya koyduğunu da anımsatan Bul, “Elbette biz eksikliklerimizin farkındayız ve bilincindeyiz. Dêrsim halkıyla birlikte aşamayacağımız sorun yok” diye konuştu. Her iki başkan adayı da, eşbaşkanlık sisteminin tam olarak oturtturulması için çaba harcayacaklarını belirterek, “halkçı bir yönetim” sözünü Dêrsimlilere veriyor.

Genç sürpriz yapacak

Çewlîg ve diğer kentleri gezdikten sonra, şu tespiti bir kez daha vurgulamakta fayda görüyorum: AKP Kürdistan’da çok çok dağılmış bir halde. BDP ise şimdiye kadar aday koyamadığı, uğramadığı, çalışma yürütmediği birçok belde ve ilçede sürprizler yapacağına benziyor. Çewlîg il ve ilçelerinde çok isabetli adayların gösterildiği ve gezi boyunca tek bir aday hakkında itiraz duymadım. Çewlîg’in Dara Hênê (Genç) İlçesi için BDP alacak desem kimse inanmayacak ama belediye başkan adayı Adnan Sarı çok iddialı. Yıllarca kontrgerilla üssü olarak kullanılan ve JİTEM, Hizbul-kontra faaliyet alanı olarak belleğimize kazınmış olan Dara Hênê bizzat gidip yerinde gördüm.
Dara Hênê’nin genç kuşaklarıyla konuştum: “Burası Şêx Saîd’e başkentlik yapmıştır. Burada Kürt Özgürlük Hareketinin tohumları serpildi. Kafalarda yaratılmış Dara Hênê’yi yıkacağız. Bize bugün inanmayanlar 30 Mart akşamını beklesinler” diyor. Başkan adayı Adnan Sarı ilçe halkı tarafından çok sevilen bir isim. Potansiyellerinin her gün arttığını belirten Sarı, “Kürdistan en büyük sürprizi burada yaşayacak. Halk bize inanıyor. Akın akın insanlar bize geliyor. Korucular bile bize ulaşıyor” diye konuştu. İlçeye ilişkin birçok projesi olduğunu da anlatan Sarı, en büyük hayalinin Murat Nehri üzerinde dinlenme tesisleri, ortak kullanım alanları, bisiklet yolu, gençliğe kültür merkezi kurmak olduğunu kaydetti.

Kanîreş asla şaşmaz!

Kanîreş (Karlıova) İlçenin girişinde aynen şöyle yazıyor: “Bu ilçe 24 saat kamera takip sistemiyle takip edilmekte”. Değil 24 dört, 240 saatte izleseler de oyları açık açık BDP’ye vereceğini belirten halk, “Burası Botan olacak” diyor. Kahvelerin birinde etrafına toplanmış onlarca kişiye projelerini anlatırken yakalıyoruz Belediye Eşbaşkan Adayı Asiye Ülker Kılıç’ı (61). Ebelikten emekli Kılıç, komünler, seralar, kooperatifler kurarak kendine yeter bir ilçe yaratacaklarını söylüyor. “Meclisler kuracağız, kadın, gençlik ve çocuk evleri açacağız. Eve hapsedilmiş kadınlara kuracağımız mekanda Kur’an kursu açıp din simsarlarının maskesini düşüreceğiz.” diye not ettiriyor.
İlçedeki ekonominin tamamı AKP’li adayın elinde toplandığı belirtilirken, tek vaatleri ise işsiz genç işsizleri evlendirmek olduğunu öğreniyoruz. Gêxî (Kiği), Azarpêrt (Adaklı), Bongilan (Solhan), Xorxor (Yayladere), Çêrme (Yedisu) ve birçok belde de BDP güçlü. Şimdiye kadar tek belediyesi olan BDP’nin hedefi en az 5 belediye.  

Başkaları bizi yönetmesin

Çewlîg halkından görmüş olduğum kararlılık ve değişimi belediye eşbaşkan adayı Dr. İlhan Çakabay’a soruyorum: “Bingöl’deki değişimi Kürt Özgürlük Hareketi yarattı. Barış sürecinin bu sürece katkısı çok fazla. İnsanlarda çok ciddi güven duygusu gelişti. 30- 40 yıldır verilen mücadelenin geri dönüşümü diyelim. AKP iktidarının 10 yıllık iktidarında halkın hiçbir sorunun çözülmemesi de bu süreci hızlandırdı. Bingöl adeta savaştan çıkmış, deprem yaşamış haldedir. Ekonomi, ekoloji, kadın, genç, çocuk, barınma gibi daha birçok sonun değişimi kaçınılmaz kılıyor.”

Kur’an-i muhafazakarlık var

Kentin muhafazakarlık algısına da açıklık getiren Çakabay, “Bu muhafazakarlık Şêx Saîd kimliğinden geliyor. Bu kimlik Kur’an-i’dir, İslami’dir. Yoksa AKP’nin tekçi anlayışı ve onun yanlısı gibi algılanmasın. AKP iktidarın dinle, İslam’la, imanla alakasının olmadığını 10 yıldır yaşayarak gördük. Hırsızlık, tefecilik aldı başını gidiyor. Bu süreci hep birlikte yaşıyoruz. Halkımız 30 Mart’a bunun cevabını verecek” bilgisini verdi. 13 yıldır kente doktorluk yapan Çakabay, kentin sorunlarına hakim ve “Bu halkın ne talebi varsa aynı talepler benimde talebimdir. Ne sorunu varsa aynısı benim de sorunum. Dolaysıyla halkımızla birlikte özgür yaşana bilinir bir kentin inşası için yola çıkıyoruz. Ehmedê Xanî, Selahddin-i Eyübî, Şêx Saîdê Kurdî’nin bize bıraktığı büyük miraslar var ve biz bunu yaşatacağız. Kültür merkezlerimizde, Medreselerde, Külliyelerde halkımıza, gençlerimize yaşamış değerlerimizi doğru aktaracağız” mesajı verdi. “Bu halkın çocukları artık büyüdü. Bilgi birikim elde etti ve artık kendi kendimiz yönetecek bir aşamaya geldik” diyen Çakabay, Bingöl halkına seslendi: “Başkalarının kentimizi yönetmesine izin vermeyelim”

Kadınlar değişimi başlatacak
Sokak sokak dolaşarak kadınların sorunlarını yerinden tespit eden ve projelerini anlatan eşbaşkan adayı Zarife Karasungur ise, “Kentin kadınlarını dizi bağımlısı yapmışlar. İlk işimiz kadınları eve hapseden ve dizilere bağımlılığı ortadan kaldıran projeler geliştireceğiz. Partimiz kadına inandı halkımızda bizi kabul etti. Kadınlar belediyenin kapısından içeri giremediklerini, sorunlarına muhatap bulamadıklarından şikayetçi. Daha birçok sorunları var. Kadın, gençlik ve çocuk için semt evleri yapacağız. Kültür evlerini kuracağız. Eğitime büyük önem vereceğiz. Çocuk sağlığına önem vereceğiz ve en önemlisi kadınlara hukuki destek sağlayacağız” diye konuştu. “Sizler için geliyoruz, sizinle birlikte çalışmaya geliyoruz” diyen Karasungur, Çewlîgli kadınlara çağrıda bulundu. Yarın: Riha (Urfa) ve ilçeleri

HAZIRLAYAN: SEDAT YILMAZ