Milletvekili Ayhan Sincan 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi'nde 20 Ocak'ta yaptığı görüşmede ardından, tutsakların şikayetlerini soru önergesiyle Adalet Bakanlığı'na iletti. Tutsakların iletişim haklarının engellendiğine vurgu yaparak, "günlük gazetelerin verilmeyişi, sohbet ve telefon hakkının engellenmesi, oda değişikliğine izin verilmeyişi" gibi pek çok keyfi uygulamanın olduğuna dikkat çeken Ayhan, "Bakanlığınız bu iddialar hakkında bilgi sahibi mi" diyerek, Bozdağ'a şu sorulara yöneltti:

* Özellikle Abdullah Öcalan'ın yazıları gerekçe gösterilerek Özgür Gündem gazetesinin tutsaklara verilmemesi hangi yasal mevzuata dayandırılmaktadır?
* Kürtçe tercümanın olmaması nedeniyle Azadiya Welat gazetesinin cezaevinde tutsaklara verilmemesinin yasal gerekçesi nedir?
* Herhangi bir nedenle ülke çapında yayım yapan ve tutsaklar tarafından da talepte bulunulan Azadiya Welat ve Özgür Gündem gazetelerinin verilmemesi iletişim hakkının engellenmesi anlamına gelmemekte midir?
* Cezaevine tutsaklara Türkçe dışında bir dilde yayım yapan gazeteler verilmekte midir? Verilmekteyse bu gazeteler hangileridir?

Talimat bakanlıktan mı?
BDP Van Milletvekili Özdal Üçer de, Kalkandere L Tipi, Giresun E Tipi, Trabzon E Tipi, Tokat/Zile M Tipi, Erzurum/Oltu T Tipi ve Van F Tipi cezaevlerinde tutsaklara yönelik hak gaspları, baskı ve sürgünlere ilişkin önerge verdi. Üçer, Adalet Bakanı Bozdağ'dan şu sorulara yanıt istedi:
*  İnsan haklarına aykırı olan kelepçeli muayene uygulaması ile ilgili dayatma bütün tepkilere ve uyarılara rağmen hala neden devam ettirilmektedir?
* Bakanlığınızın bu konuyla ilgili herhangi bir talimatı var mıdır? Cezaevi yönetimleri bu uygulamayı kendi inisiyatifleriyle mi uygulamaktadır?
* Mahkumların haklı talep ve isteklerine soruşturma ve cezalarla karşılık verilmesi ile nasıl bir amaç güdülmektedir?
* Mahkumlara verilen cezaların gerekçeleri ne olarak sunulmaktadır?
* Rahatsızlıkları sağlık raporlarıyla sabit olan hasta mahkumların tedavilerinin yapılmaması nedeniyle ortaya çıkacak menfi durumdan kim sorumludur?
* Cezaevi yönetimi bu uygulamayla bilinçli olarak hastalıklarının ilerlemesini ve bu kişilerin yaşamlarını kaybetmesini mi amaçlamaktadır?