
HDP Adana Milletvekili Murat Bozlak kanser tedavisi gördüğü Ankara Güven Hastanesi’nde önceki gün yaşam mücadelesini kaybetti.
Bozlak için bugün DBP Genel Merkezi’nde cenaze töreni yapılacak. HEP’ten HDP’ye kadar hemen hemen bütün Kürt partilerinin mekanı olan ve Murat Bozlak’ın uzun yıllar HADEP Genel Başkanı olarak görev yaptığı tarihi bina önünde yapılacak olan törenin ardından Bozlak’ın cenazesi doğduğu Ankara’nın Şereflikoçhisar İlçesi’ne bağlı Aktaş Köyü’ne götürülerek toprağa verilecek. Bozlak’ın vasiyeti üzerine Türkiye Meclisi’nde resmi tören yapılmayacak. Cenaze töreni nedeniyle bugünkü HDP Grup toplantısı da iptal edildi. HDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile vekiller, Kürt siyasetçiler ve dostları törende hazır bulunacak.
Özgürlüğe adanan ömür
Yaşamını Kürt halkının özgürlük mücadelesine adayan Murat Bozlak, 90’lı yıllardan itibaren Kürt siyasi hareketi içinde aktif olarak yer aldı. Hukukçu olan Bozlak, Kürtlük bilinciyle öğrencilik yıllarında, esas olarak da avukatlık döneminde tanıştı. Tanık oldukları, okudukları kendisini henüz genç bir avukat iken siyasete yönlendirdi. Aktif siyasete SODEP çalışmalarıyla başlayan Bozlak, SHP’nin kurucuları arasında yer aldı. Kürt siyasetçilerin SHP’de ayrımcılığa uğramaları üzerine arayışa girenlerin başında Murat Bozlak da geliyordu. HEP’in kurucu üyeliğini üstlenen Bozlak, SHP’den istifa eden Kürt siyasetçilerle birlikte HEP’e geçti. Bozlak, HEP’in kapatılmasının ardından kurulan DEP’te siyasi mücadelesini sürdürdü.
Silahlı saldırıya uğradı
12 Aralık 1993 DEP kongresi sonrasında toplanan PM’de Genel Sekterliğe seçildi. Bu süreçte DEP’e yönelik saldırlar arttı. Bozlak, Keçiören’deki evinde silahlı saldırıya uğradı. Bozlak’a sıkılan 9 kurşundan 5’i bedenine isabet etmişti. Saldırıda ölümden dönen ve bir süre kısmi yüz felci geçiren Bozlak, tedavisine yurtdışında devam etti. 3 Mart 1994 tarihinde DEP milletvekillerinin tutuklanması ve açılan kapatma davaları nedeniyle Nisan 1994 tarihinde yeni partinin hazırlıkları başladığında Bozlak, yurtdışından gelerek HADEP’in kuruluş çalışmalarına katıldı.
HADEP’in genel başkanı
Mayıs 1994 tarihinde kurulan HADEP’in Kurucu Genel Başkanlığı’na getirildi. 26 Haziran 1994 tarihinde yapılan HADEP 1. Olağan Kongresi‘nde Genel Başkanlığa seçildi. Bu dönemde DEP’e yönelik operasyon nedeniyle Türkiye’nin AB ile olan ilişkileri gerilmiş, milletvekillikleri düşürülen DEP milletvekilleri için ara seçim gündeme gelmişti. Cezaları onaylanmayan bazı DEP milletvekillerinin yeniden seçilerek Türkiye’nin imajının yeniden düzeltilmesi hedefleniyordu. Cezaevinde bulunan DEP milletvekilleri ile HADEP’in bu oyunun parçası olmama kararı nedeniyle ara seçimler yapılmadı. Fakat SHP-CHP birleşmesi ve yaşanan siyasal istikrarsızlık nedeniyle 24 Aralık 1995 tarihinde milletvekili seçimleri yapılması kararı alındı. HADEP çatısı altında Emek Özgürlük Demokrasi Bloku olarak seçimlere katılım kararı alındı. Yapılan seçimlerde baraj aşılamadığı için Bozlak ve 23 milletvekili Meclis‘e giremedi.
Kongre salonundan cezaevine
1996 yılında PKK ile devlet arasında ateşkes için görüşmeler bir yandan devam ederken diğer yandan HADEP’e yönelik provokasyonlar sürdü. Bu süreçte HADEP’de yeniden yapılanma kongresi yapıldı. 23 Haziran 1996 tarihinde yapılan kongrede yaşanan bayrak provokasyonu nedeniyle Atatürk Spor Salonu akşam saatlerinde abluka altına alındı. Sabaha karşı tamamlanan seçimlerde Murat Bozlak yeniden Genel Başkanlığa seçildi. Sabah 05.00 gibi biten kongre salonunda Bozlak, PM ve MYK üyelerinin tamamı gözaltına alındı. Dört gün gözaltında kalan HADEP yöneticilerinin önemli bir kesimi tutuklandı. Tutuklanlar arasında Genel Başkan Murat Bozlak da bulunmaktaydı. 28 Haziran’da tutuklanan HADEP yöneticileri Elmadağ Cezaevi’ne konuldu. Ekim ayında yargılama süreci başladı, Nisan 1997’de tahliye edildiler.
Hiç pes etmedi
Bozlak, cezaevinden çıkar çıkmaz mücadelesine kaldığı yerden devam etti. 1 Eylül 1997’de barış aktivistleri tarafından organize edilen Musa Anter Barış Treni’ne ilişkin çağrıda bulunan Bozlak, ‘1 Eylül Dünya Barış Gününde Diyarbakır’da olacağım; barıştan yana olan herkesi Barış Günü’nde Diyarbakır’da olamaya çağırıyorum’ açıklaması yapmıştı.
98 yılında da HADEP’e yönelik baskılar sürdü. 10 Şubat 1998’de HADEP Genel Merkezi polis tarafından basıldı. Gerekçe olarak HADEP tarafından yaptırılan 1998 takviminde Kürdistan haritasının bulunması ve parti merkezinde eğitim verilmesi gösterildi. Bozlak ve HADEP yönetcileri Haymana Cezaevi’nde 8 ay tutuklu kaldı.
1 Kasım 1998’te Ankara’da onbinlerin katılımıyla düzenlenen kongrede, Bozlak yeniden Genel Başkanlığa seçildi. Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik 9 Ekim komplosunun gerçekleştiği bu süreçte HADP üzerindeki baskılar da arttı. DGM Savcısı Talat Şalk’ın talimatıyla, HADEP il ve ilçe binaları polis tarafından basıldı. Binalar tahrip edildi, arşivlere el konuldu. Baskınlar sırasında 270’i yönetici olmak üzere, il ve ilçe binalarında bulunan 3 bin 215 kişi gözaltına alındı. HADEP Genel Başkanı Murat Bozlak, Parti Genel Sekreteri Ahmet Turan Demir, Genel Başkan Yardımcısı Bahattin Günel ve PM üyeleri Emine Mısır, Hüseyin Yılmaz, Şahabettin Özarslaner ve 7 il başkanıyla birlikte tutuklandı. Bozlak cezaevine giderken, “Bundan sonra partinin genel başkanı da, genel sekreteri de, çaycısı da sizsiniz” diyerek, partiyi geride kalanlara emanet etmişti.
Seçimlere cezaevinde girdi
Bozlak ve merkez yöneticilerinin tutuklu yargılandığı bu dönem 18 Nisan 1999 tarihinde yerel ve genel seçimler yapıldı. Bozlak cezaevinde bulunduğu için seçim kampanyası merkez yöneticileri tarafından yürütüldü. HADEP bu seçimlerde 36 belediye başkanlığını kazandı. Bozlak ve 35 arkadaşı ise seçim barajı nedeniyle Meclis‘e giremedi. 21 Haziran 1999 tarihinde tahliye olan Bozlak hakkında Ankara 1 Nolu DGM tarafından verilen ceza 28 Haziran 1999’da onanınca siyasi yasaklı oldu.
Yasak dinlemedi
Hapis cezası düşen Bozlak, HADEP’in Türkiyelileşme projesi kapsamında yürütülen çalışma kapsamında 26 Kasım 2000 tarihinde yapılan 4. Olağan Genel Kurul’da yeniden Genel Başkan seçildi. 2001 yılında kalp ameliyatı geçiren Bozlak sağlık sorunlarına rağmen aynı yıl HADEP’in Kars’ta başlayan ve Adıyaman’a kadar devam eden 15 günlük bölge gezisine katıldı.
3 Kasım 2002 seçimlerinde DEHAP çatısı altında girilen seçimlerde 1. sıra milletvekili adayı olarak gösterildi. O dönem Akın Birdal ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ile birlikte 312. maddeden aldığı ceza ertelenmesine karşın yasal engel nedeniyle YSK vetosuna takıldı. Yasaklı olmasına karşın Mersin’de başlayan 20 günlük seçim gezisinin tüm aşamalarında seçim meydanlarında yer aldı.
Siyasetten hiç kopmadı
HADEP’in 2003’te kapatılmasıyla birlikte Bozlak’a 5 yıl siyaset yasağı verildi. Siyaset yasağının ardından Bozlak, Demokratik Toplum Partisi kurucuları (DTP) arasında yer aldı. DTP’nin kapatılmasıyla BDP’de siyasi çalışmalarına devam etti. 11 Haziran 2011 seçimlerinde BDP’nin desteklediği bağımsız milletvekili olarak Adana’dan seçilerek parlamentoya girdi. HDP ile Meclis’te devam eden Bozlak, Kürt siyasetçi Şerafettin Elçi ardından yaşamını yitiren ikinci milletvekili oldu.
HABER MERKEZİ
KCK: Demokrasi ve özgürlük şehidi
Murat Bozlak’ın yaşamını yitirmesi, siyaset camiasında üzüntüyle karşılandı. KCK, HDP, DTK, HDK, DBP yayınladıkları başsağlığı mesajında Bozlak’ın en zorlu koşullarda “kefenimizi giyerek geldik” diyerek aktif siyaset yürüttüğüne dikkat çekti.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, yayınladığı başsağlığı mesajında, “gerçek bir demokrasi ve özgürlük şehidi” olduğunu belirttiği Bozlak’ın en zor koşullarda aktif siyaset yürüttüğünün altını çizdi. “Murat Bozlak, Kürt legal siyasetçilerinin yurtsever aydın ve yazarların, yurtsever işveren ve basın mensuplarının katledildiği, binlerce faili meçhul cinayetlerin işlendiği 90’lı yılarda Kürt legal siyasetinde parti genel başkanlığı da dahil görev ve sorumluluk üslenmekten çekinmeyen, yüksek sesle ve cesurca siyaset yapan bir kişilikti” diyen KCK, Bozlak’ın JİTEM tarafından saldırıya uğrayarak ölümden dönmesine rağmen mücadeleden vazgeçmediğini hatırlattı. KCK açıklaması, “Bozlak, en zor koşullarda Kürt halkının demokrasi ve özgürlük mücadelesinin aktif siyasetini yapmıştı. 2011 genel seçimlerinde Reber Apo’nun da önerisi üzerine milletvekili adayı olmuş ve parlamentoya girmişti” şeklinde devam etti.
KCK, Bozlak’ın anısını en büyük arzusu olan özgür Kürdistan ve demokratik bir Türkiye yaratana kadar mücadeleyi kararlılıkla sürdürme sözü verdi.
Eksikliği hep hissedilecek
HDP Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş da “mücadele arkadaşımız ve ağabeyimiz” diye anlattıkları Bozlak için yayınladıkları mesajda, Bozlak’ın mücadeleci kişiliğine vurgu yaptı.
HDP mesajında şu ifadeler yer aldı: “Murat Bozlak aynı zamanda Kürt halkının barış ve demokrasi mücadelesinin de önemli bir hafızasıydı. Kürt halkının ulusal ve siyasal birliğinin yanı sıra Türkiye demokrasi güçleriyle mücadele ittifakının geliştirilmesi her zaman en öncelikli hedefiydi. Onun eksikliği bundan sonraki siyasi yaşamımızda ve mücadelemizde her zaman hissedilecektir. Acımız büyüktür.”
Boynumuzun borcu
DTK Eşbaşkanları Hatip Dicle ve Selma Irmak adına yapılan yazılı açıklamada da, “Kürdistan özgürlük mücadelesinin aktif bir neferi olan Kürt siyasetçilerimizden HDP Adana Milletvekili Murat Bozlak’ın ölümü, barış ve özgürlük mücadelesi adına önemli bir kayıptır. Kürt özgürlük mücadelesinin en zor dönemlerinde, ‘kefenimizi giyerek geldik’ diyebilecek kadar cesaretle siyasette aktif rol alan Bozlak’ın bıraktığı devrimci mücadeleyi tüm Kürt siyaseti ve yoldaşları olarak büyütmek ve hayal ettiği barış içerisinde bir arada yaşama özlemini gerçekleştirmek boynumuzun borcudur” denildi.
Güç katmaya devam edecek
HDK Eş Sözcüleri Sebahat Tuncel ve Ertuğrul Kürkçü de, Bozlak’ın yaşamını yitirmesine ilişkin başsağlığı mesajı yayınladı. Bozlak’ı kaybetmenin acısı içinde olduklarını belirten Eş Sözcüler, “Murat Bozlak’ın mirası ve anısı demokrasi mücadelesine güç katmaya devam edecektir. Yoldaşlarımıza ve yakınlarına sabır ve başsağlığı diliyoruz” dedi.
Her zaman örnekti
DBP Genel Merkezi tarafından yayınlanan mesajda ise “Emek vermekten ve bedel ödemekten hiçbir zaman kaçınmayan, mücadeleyi her zaman büyütmeye ve geliştirmeye çalışan arkadaşımızın mücadelemiz karşısındaki onurlu ve sağlam duruşu bizler açısından her zaman örnek teşkil etmiştir” denilerek Kürt halkına ve Bozlak ailesine başsağlığı dilendi.
Özgürlük ve Sosyalizm Partisi (ÖSP), Alevi Dernekleri Federasyonu (FEDA) da başsağlığı mesajları yayınladı.
HABER MERKEZİ