
Almanya’nın Bremen kentinde kurulan ‘Bremen Yardım Ediyor (Bremen Hilft) İnisiyatifi’, Şengal ve Kobanê halkına yardım elini uzatıyor.
İnisiyatif, geçtiğimiz ocak ayında bir TIR dolusu yardım malzemesinden sonra şubat ayında ikinci TIR’ı Şengal’e ulaştırdı. İnisiyatif ayrıca Bremen-Kobanê kenti projesini de büyük bir hızla sürdürüyor.
Bremen Senato Vekili Cindi Tuncel aynı zamanda bu İnisiyatif’in sözcüsü durumunda. 1977 Mardin doğumlu Êzîdî Kürt’ü Cindi Tuncel, savaşın yoğun yaşandığı dönemde ailesi ile birlikte Almanya’ya gelmek zorunda kaldı.
30 yıldır ülkesine dönmeyen Cindi Tuncel, Ekim 2014’de Şengal vahşetinin yaşanmasının ardından ‘Bremen Yardım Ediyor İnisiyatifi’ni kurmaya karar verdi. Alman ve göçmen toplumunun önemli desteğini alan İnisiyatif’in Sözcüsü Cindi Tuncel, Güney Kürdistan’ın Akre yakınlarında bulunan ve 12 bin mültecinin yaşadığı Mamilyan Mülteci Kampı’na gönderilen ikinci TIR yardımına bizzat eşlik etti. Tuncel çalışmalarına ilişkin sorularımızı yanıtladı.
Bremen’de yerel siyasetin içinde yer alıyorsunuz ve bugüne kadar Kürdistan’a hiç gitmediniz. Neden 30 yıl sonra gitme kararını aldınız?
Evet 30 yıldır Kürdistan’a gitmemiştim. Ailem savaştan zor kurtularak bizleri 1985 yılında Almanya’ya kaçırdı. Birçok Kürt ailesi gibi biz de aile olarak çok acı yaşadık, çok acılar paylaştık. Kendimi Almanya’da yerel siyasi arenaya kattım ve Alman Sol Parti adına 2011 yılından bu yana ‘Bremische Bürgerschaft’ isimli Bremen Senatosu’nda vekilim.
DAİŞ’in Şengal’i işgal etmesinin ardından Ekim 2014 yılında ‘Bremen Hilft’ Bremen Belediyesinden siyasi destek alarak inisiyatifini kurduk. Başta Bremen Senatosu olmak üzere Êzîdî, Alevi, Yahudi, Ortodoks ve Katolik, yani tüm din ve inançların yer aldığı bu inisiyatif üzerinden Kürt halkının imdadına koştuk.
Şengal vahşeti sonrasında her Kürt gibi ben de sorumluluk taşımam gerektiğine karar verdim. Hızlı çalışmalar sonucunda Ocak 2015’de ilk yardım TIR’ımızı, çoğunlukla kış giysilerini Kobanê’ye gönderdik. İkinci TIR transportuna bizzat eşlik etmeye karar verdim. Nedeni ise, halkımın yanında olmaktı. Elbette Almanya’da sohbetler, aktarımlar üzerine birçok şeyi biliyorsun, fakat oraya gitmek, bizzat görmek ve izlemek çok farklı bir bakış açısına yol açtı. Bu gitme kararımı doğruladı.
Orada gördüklerinizi bizimle paylaşa bilir misiniz?
Orada mağduriyet ve büyük bir dram yaşayan halk ile bizzat konuşma imkanım oldu. Yardımlarımızı 12.000 mültecinin yaşadığı Mamilyan Mülteci Kampı’na ulaştırdık. Burası Aralık 2014’de beri, birçok dağınık mülteci kampın bir çatısıdır. Çoğu kadın, kız ve erkek çocuklardan oluşan bu kampın sakinleri ile sohbetler yaptım. Birçok fotoğraf çektim, çok sayıda çocukların portrelerini çektim, ama hiç bir çocuk fotoğraflarda gülümsemiyor.
Her çocuk piskolojik travma içerisinde daralmış. Kimisi aile fertlerini, kimisi ise ailesini tümden kaybetmiş. Katliam vahşetine bizzat o mahsum çocuk gözleri ile şahit olmuşlar. Bu düşünce insanın kanını donduracak kadar ağır bir düşünce gerçeğidir. Elbette ben de her yurtdışından gelen gibi çok sayıda şeker ve çikolata beraberimde götürdüm. Ama o kadar mağdur çocuk var ki, hangisine veresin. Laleş’de çocuk maması satın alarak onları da Mamilyan Mülteci Kampı’nda mağdur olan aile ve çocuklara verdim. Örneğin bir kadın ile tanıştık. Eşi katledilmiş, iki oğlu Kürt halkını DAİŞ’den korumak için çatışmalara katılmış, onlardan biri şehit olmuş. Kadın, kızları, gelini ve bir yaşından küçük oğlu ile yaşam mücadelesi veriyor. O ailenin yüzlerinde hüzün beni derinden etkiledi. Herkesin içinde, kampın havasında bir durgunluk, bir hüzün ve bir diğer yönden bir yaşama sarılma, yaşam mücadelesi var.
Bu önemli yardım projesinin devamı nasıl olacak?
Tahminen Mart ayının başında 3’üncü yardım TIR’ımızı Kobanê’ye göndereceğız. Bunun hazırlığını İnisiyatifimizden görevli arkadaşlarımız yaptı. Bir yardım TIRının Bremen’den Kobanê’ye ulaşımı 7 ile 10 gün arası sürüyor. Bunun yanında para kampanyasını başlatacağız ki, gereken birçok ilaçlar var.
Bu konuda hem buradaki yerel imkanları hem oradaki hükümet üzerinden bunu planlayacağız. Bu konuda her iki tarafla ilk görüşmelerimizi yaptık. Üçüncü bir projemiz, bir hastane kurmaya gücümüz yetmesede projemiz muhayane kurmaktır. Tibbi tedavinin çok önemli bir ölçüde ihtiyaç olduğunu bizzat izledik, karar aldık. Mülteci kampından izlenimlerimizi, Kürdistan ziyaretindeki görüşmelerimizi, temel ihtiyaçları, projeleri, imkanlarımızı ve hedeflerimizi kamoyuna açık bir toplantıda kamoyu ile paylaşacağız. Bundan amacımız, Kobanê’ye sahiplenmeyi daha da arttırmaktır.
Bir de Kobanê ve Bremen için kardeş kent projeniz var. Bunu biraz açar mısınız?
Evet doğrudur. Özgürlüğün arkadaşlara ihtiyacı var. Kobanê ile Kardeş şehir’ (‘Freiheit braucht Freunde. Städtepartnerschaft mit Kobanê’) başlığı altında Bremen senatosuna bir dilekçe sunduk. (https://www.bremische-buergerschaft.de, dosya no. 18/660S) Kobanê, dünyada bir direniş sembolü olmuştur. Sadece Kürtlere değil. Kobanê, Dünya üzerinde terörizme karşı mücadele sembolü olmuştur. Bu dilekçemizi 3 Şubat günü Bremen Senatosu’na ilettik. Senato’da bu dilekçemize Mart ayında karara bağlayacak. Dilekçemiz onaylanırsa Kobanê halkına tüm desteklerimizi vermeye hazır olacağız.
Okurlarımıza vermek istediğiniz bir mesajınız var mı?
Evet. Bu insanlar kamplarda unutulmasınlar. Kamplarda ihtiyaç çok ve herkes yardım edebilir. Özelikle o pırıl pırıl çocukların bize ihtiyaçları var. O çocuklar bizim çocuklarımız ve onlarda insan gibi yaşamayı hak ediyor. Şengal ve Kobanê için seferber olalım. Hangi din ve inanç mensubu olursak olalım, hangi siyasi görüşte olursak olalım, halkımıza daha çok sahip çıkmak zorundayız. Yapılması gereken yardımlar bizi bekliyor.
NİHAL BAYRAM