Brexit May’i yedi bitirdi!

İngiltere Başbakanı Theresa May bu defa da Brexit’ten ötürü güven oylamasıyla gündemde.

Brexit, İngiliz Başbakanı Theresa May’in siyasi yaşamında adeta Çin işkencesi olmaya devam ediyor.

11 Aralık Salı günü Britanya Parlamentosu’nda AB ve May Hükümeti’nin üzerinde uzlaşma sağladığı Brexit Anlaşması (Britanya’nın AB’den çıkış süreci), iktidardaki Muhafazakar Parti tarafından ertelenirken, söz konusu süreç Başbakan May’e güven oylamasına dönüştü.

Kritik oylama

Brexit oylamasının erteledikten sonra durumu daha da kırılgan hale gelen Britanya Başbakanı Theresa May hakkında güvensizlik oyu süreci başlatıldı. Oylamanın dün akşam 19.00 ile 21.00 saatleri arasında yapılması bekleniyordu.

Muhafazakar Parti’nin Avam Kamarası’ndaki parlamenter grubu ‘1922 Komitesi’ Başkanı Graham Brady, sürecin başlaması için gerekli olan 48 mektubun aşıldığını açıkladı.

Graham, oylamanın sonuçlarının ise en hızlı şekilde açıklanacağını belirtti. Muhafazakar Parti’nin tüzüğüne göre muhafazakarların parlamento grubunda güven oylaması yapılabilmesi için en az 48 milletvekilinin hükümet başkanına yazılı güvensizlik önergesi vermesi gerekiyor. May karşıtlarının Avam Kamarası’nda bir başarı sağlaması yani May’in güven oyu almaması 315 vekilden 158’nin vereceği güvensizlik oyuna bağlı.

Muhafazakar Parti’nin olası lider adayları

May’in oylamayı kaybetmesi durumunda ise istifasını vermek zorunda kalacak.

May oylama öncesi yaptığı açıklamada bütün gücüyle kendisini savunmak için direneceğini söyledi.

May’in yerine göz diken adaylar ise daha çok Muhafazakar Parti’den AB ile yapılan mevcut Brexit Anlaşması’nı yeterli görmeyip daha önce istifa eden kabine üyeleri.

Bunlar, eski Brexit Bakanı Dominic Raab, Dışişleri Bakanı Boris Johnson, eski İçişleri Bakanı Amber Rudd. Bunlar dışında şu anda bakan olan Çevre Bakanı Michael Gove, İngiltere Dışişleri Bakanı Jeremy Hunt, İçişleri Bakın Sajid Javid, İngiltere Uluslararası Kalkınma Bakanı Penny Mordaunt da May’in yerine göreve talip olabilir.

   

May giderse yeni bir müzakerenin yolu açılır

Theresa May ile Avrupa Birliği arasında kararlaştırılan Brexit Anlaşması Muhafazakar Parti’de huzursuzluğa yol açmış ve çok sayıda milletvekili anlaşmaya karşı çıkmıştı. Theresa May’in Avrupa Birliği (AB) ile üzerinde anlaştığı Birlikten çıkış (Brexit) anlaşmasını yeterli bulmayan Muhafazakar Partililer, yeni bir liderle yola devam edip Brexit şartlarını Brüksel ile yeniden müzakere etmek istiyor.

Theresa May ise tek ve en iyi anlaşma metninin ellerindeki metin olduğunu söylüyor ve bu anlaşmanın onaylanmaması halinde İngiltere’nin bir anlaşma olmaksızın AB’den düzensiz bir biçimde çıkmak zorunda kalabileceğini ifade ediyor.

May muhataplarından beklediği desteği bulamadı

May, 11 Aralık Salı günü Britanya Parlamentosu’ndaki oylamanın ertelenmesinin ardından Avrupa Birliği’nden destek bulmak amacıyla bir günlük Avrupa turuna çıktı. May’in amacı, partisi ve muhalefetin baskısını göğüslemek için AB’den yeni müzakere kapısını aralamasını sağlamaktı.

May gezi kapsamında Den Haag’ta Hollanda Başbakanı Mark Rutte, Berlin’de Almanya Başbakanı Angela Merkel ve Brüksel’de AB Konseyi Başkanı Donald Tusk ile AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker ile görüştü ancak görüşmelerden sonuç alamadı.

Almanya Başbakanı Merkel, May’e “Brexit Anlaşması’nı yeniden müzakere etmek mümkün değil” derken, Avrupa Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, İngiltere’nin kısa bir süre önce AB ile yaptığı Brexit Anlaşması’nı kastederek “Mümkün olan tek anlaşma bu” yanıtını vermişti.

AB Konseyi Başkanı Tusk da Twitter’da yaptığı açıklamada Brexit zirvesi öncesinde Başbakan Theresa May ile “uzun ve samimi” bir görüşme gerçekleştirdiklerini belirterek “AB’nin 27 üyesi tabii ki yardım etmek istiyor. Ama nasıl? Asıl soru bu” dedi.

Başbakan May, hakkındaki güvensizlik oylaması kabul edilerse istifa edecek, önerge kabul edilmezse kendisi için kısa vadede bir sorun yok ama öyle görünüyorki Brexit, May’in başını oldukça ağrıtacak. Çünkü, halen Parlamento’daki oylamaya gelmesi gereken bir Brexit Anlaşması var.

Brexit Anlaşmasının içeriği

İngiltere’de halk, 23 Haziran 2016’da yapılan referandumda yüzde 48’e karşı yüzde 52 oy oranıyla AB’den ayrılma kararı almıştı. İkinci bir Brexit referandumu yapılmasını savunanlar da 1 milyondan fazla imzanın bulunduğu partiler üstü bir dilekçeyi geçtiğimiz hafta hükümete sunmuştu.

AB ile yapılan Brexit Anlaşması’nın İngiltere Parlamentosu’ndan geçmesi durumunda İngiltere 29 Mart 2019 günü yerel saatle 23:00’de AB’den ayrılmış olacak.

Mevcut anlaşmaya göre ayrılıktan sonra Kuzey İrlanda belirsiz bir süre daha AB kurallarına uymaya devam edecek. Birleşik Krallık da belirsiz bir tarihte, İngiltere ve AB’nin ortak kararı sonrası gümrük birliğinden ayrılabilecek.

İngiltere’deki AB vatandaşları ve AB’deki İngiliz vatandaşlarının bulundukları ülkede çalışma veya eğitim hakları sürecek. Aileleri de kendilerine katılabilecek. İngiltere AB’ye, ‘adil bir finansal anlaşma’ diye nitelenen 39 milyar Sterlin ödeyecek. Söz konusu bu para Britanya ile AB arasındaki ‘boşanmanın ücreti’ olarak adlandırılıyor.

Anlaşma taslağı 585 sayfadan oluşuyor. Aralık 2020’den önce yeni bir ticaret anlaşmasının imzalanması umuluyor.

 
 

May güven oylamasını kazandı

Partisi tarafından güven oylamasına tabi tutulan Britanya Başbakanı Theresa May, 200 kadar parlamenterin oyuyla görevde kalmayı başardı.

Britanya’nın Avrupa Birliği’nden (AB) çıkışına dair anlaşmadan rahatsız olan Muhafazakar Parti’nin AB karşıtı kanadı, May hakkında güven oylaması sürecini başlatmıştı. Partinin Avam Kamarası’ndaki grubunda yapılan oylamada May, 200 parlamenterin desteğini aldı. May’e karşı partinin 317 parlamenterinden 117’si ise güvensizlik oyu kullandı. Muhafazakar Parti içerisindeki önemli bir kesim, AB ile yapılan Brexit müzakerelerinin Britanya’nın yararına olmadığını savunuyordu. Halen AB ile varılan anlaşmayı parlamentoda oylamak gibi zorlu bir sürece hazırlanan May, dün, 2022’deki seçimlerde başbakanlığa aday olmayacağını duyurmuştu.  
Paylaş X Facebook LinkedIn WhatsApp