
Ancak DAİŞ’in 2014’ün Eylül ayında Kobanê’ye saldırısı, direniş ve ardından enkaz haline gelen bu kentin yeniden inşaası gündeme gelince devrimci tugaylar adeta yeniden canlandı.
Kobanê’nin yeniden inşaa sürecinde Türk devleti ve Güney Kürdistan Yönetimi’nin Rojava’ya yönelik ambargo girişimine rağmen Alman Bridgadistler, büyük bir kararlılıkla Rojava mücadele etti. Bazıları can güvenliklerini riske atarak Rojava’ya geçti. Zaman zaman da Türk askerleri tarafından darp edildi.
Kobanê’de sağlık merkezini inşa eden İCOR (Devrimci Partilerin Uluslarası Koordinasyonu) Brigadist Grubu’ndan sosyolog
Alrun Fischer ile Kobanê günlerini konuştuk.
‘Güney halkı yönetime öfkeliydi’
Güney Kürdistan Yönetimi’nin bütün engellemelere rağmen Rojava’ya giden 16 kişilik heyetin sözcülerinden olan Dresdenli 46 yaşındaki sosyolog Alrun Fischer, dört hafta boyunca Güney halkının Rojava’da kendilerine verdiği desteğe rağmen yönetim sürekli kendilerine zorluk çıkardığını söyledi. Fischer, “Biz yaklaşık 4 hafta Güney Kürdistan’da kaldık. Orada yaşayan halk ile bir araya geldik. Zaxo’ya ve Duhok’a da gittik. Güney halkı bizlere çok yardımcı oldu. Güney hükümetinin bizlere yaklaşımına karşı halk hem utanıyor hem de öfkeleniyordu” dedi.
Dört hafta sonra ambargoyu delip Rojava’ya geçtiklerini belirten Fischer, Rojava izlenimlerini şu şekilde anlattı: “Biz Qamişlo ve Amûde üzerinden Kobanê’ye gittik. Burada halk bizleri çok sıcak karşıladı. Hepsinin çok büyük bedeller verdikleri belliydi. Çok az imkana ve savaş koşullarına rağmen ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlardı. Halk kazandıkları cepheler için sonuna kadar mücadele etmek istiyorlar. Benim için orada olamak ve bu duruma az da olsa bir katkı sunmak gurur verici bir durumdu. Rojava’nın çok olumlu yönde ilerlediğini görünce destek vermek istedim. Özellikle kadınların özgürlüğü için verilen mücadelenin olması ve bütün dünya için örnek olması benim için önemliydi. Fakat orası tek başına başarılı olamaz. Bizler dünyayı değiştirmek istiyorsak, Rojava gibi ilerici olan yerler ile dayanışma içinde yer almalıyız” dedi.
Brigadistler orada ne yaptı?
Brigadistlerin Kobanê’de bulunduğu süredeki günlük çalışmalara değinen Fischer şunları söyledi: “Biz Kobanê’de Sağlık Merkezi’nde çalıştık. Ben sözcü olduğum için daha çok oradaki organizasyonlarda konuşuyordum. Sağlık Merkezi’nin inşası için gerekli malzemelerin temini noktasında tedarik etmeye çalışıyordum. Onun dışında inşaatta çalışıyordum. Saat 5’te kalkıp saat 6’da iş başı yapıyorduk. Akşamları genellikle sonraki günün planlamasını yapıyorduk. Çünkü inşaat malzemelerimiz eksikti. Onun için genellikle bir sonraki gün nerede nasıl çalışabiliriz diye planlamalar yapıyorduk. Bazı akşamlar oradaki, halk ile bir araya geliyorduk. Bazen komşu aileler bizlerin ziyaretine geliyordu. Kadın organizasyonundan gelenler oldu. Bu esnada Kürt Özgürlük Hareketi hakkında çok bilgimiz oldu. Bir kere de yılbaşı kutlaması yaptık. Rojava’da gezerken yıkılmış binalar, eli silahlı insanlar görmemize rağmen kendimizi hep güvende hissettik. Orada insanların gerçekten de kendi gelecekleri için savaştıklarını görebiliyorsunuz. Orada devlet tarafından konumlanmış askerler yok. Tam tersine halkın kendisi savaşıyor. Kızları YPJ’de olan anneler ile konuştuk. Kızlarının ne kadar doğru bir şey yaptıklarını ve onlarla gurur duyduklarını söylediler. Kobanê’ye geri dönenleri gördük. Hayata sımsıkı tutunuyorlar her şeye rağmen.
‘Basın gerçekleri yansıtmıyor’
Son olarak Rojava’daki ambargoya değinen Fischer şunları söyledi: “Rojava’ya yönelik ciddi bir ambargo devam ediyor. Medyada orada olanlara ilişkin hiç bir şey yok. İnsanlar bu konu hakkında hiç bir bilgileri yok. Halen insani bir koridor açılmış değil. Hem Türkiye, hem de Almanya’nın ambargo konusundaki tutumlarına karşı eylemler gerçekleştirmeliyiz. Alman solu bu duruma karşı pozisyon almalı. Yine Türkiye’de Kürtlere karşı bir devlet terörü uygulanıyor. Fakat Alman medyasında çıkan şey Türk devleti sanki PKK’ye karşı savaşıyormuş gibi. Bizler bu duruma karşı çıkmalıyız. Avrupa’da mücadelenin yükseltilmesi lazım. Birlikte mücadeleyi geliştirmeliyiz.”
Öte yandan Rojava’daki Sağlık Merkezi’nde yaklaşık 1 ay çalıştıktan sonra Türkiye üzerinden Almanya’ya gelmeye çalışan Brigadistlerden bazıları Türk askerleri tarafından yakalanarak işkence gördü. Aktivistlere işkence yaptıktan sonra Rojava’ya tekrar iade edildi. Geçtiğimiz günlerde Alman kanalı ARD’de de Rojava’da uygulanan ambargoyu konu alan bir programda konuşan MLPD Basın Sözcüsü Jörg Weidermann, Türk askerinin sınırda kendilerini dipçikle dövdüğünü anlattı. ARD ekibiyle Kobanê’de görüşen Weidermann, “Beni döverken dikkatliydiler. Fakat o iki Kürt gencini çok kötü şekilde dövdüler. Sonra onları Rojava’ya geri dönsünler diye tellere doğru ittiler. Bana da aynısını yaptılar. Önce silah dipçikleriyle vurdular sonra da üzerimden havaya ateş açtılar” dedi.
FEHMİ KATAR/BERLİN