Avrupa Parlamentosu ve Avrupa Komisyonu önünde açılan çadırda yapılan eylemde, temel talep Kuzey Kürdistan’da Türk devletinin katliamlarının durdurulması ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın üzerindeki tecridin kaldırılması.  

Brüksel’deki eylem, aynı zamanda 22 Şubat ila 12 Mart arasında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Avrupa Konseyi (AK) ve İşkenceyi Önleme Örgütü’nü (CPT) harekete geçirmek için Strasbourg’ta yapılan oturma eyleminin bir devamı.  

Eylem tertip komitesinden Xebat Öcalan, Avrupa devletlerinin sessizliğini eleştirerek, talepleri yerine getirilene kadar eylemlerini sürdüreceklerini söyledi.

Öcalan, Türk devletinin Kürdistan’da büyük bir katliam uyguladığını hatırlatarak, “Birçok kenti yıktılar. Kadın, çocuk demeden katliam yapılıyor. Halen de bu katliamlar sürüyor. Avrupa devletleri ve kurumları, Türk devletinin bu katliamları karşısında büyük bir sessizlik içerisinde. Bizce Türkiye’ye yaptırım yapabilecek rollere sahip. Ancak yapmıyorlar. Kürtler bundan rahatsız. Yine Önderliğimiz üzerinde büyük bir tecrit var. Bir yıldır hiçbir ilişki yok. Halkımız bunu kabul etmiyor. Bir an önce Avrupa devletlerinin harekete geçmesini istiyoruz. Onun için bugün katliamlara karşı ve Önderliğimiz üzerindeki protesto etmek için çadır eylemi başlattık” dedi. 

Xebat Öcalan, Avrupa’da yaşayan Kürtler olarak sadece Brüksel’de değil, birçok merkezde eylemsellikte olduklarına dikkati çekerek, “Yıllardır Avrupa’da yaşayan halkımız büyük bir mücadele verdi. Bundan sonra da devam ediyor. Çünkü orada katledilenler onların akrabaları ve yakınlarıdır. Nasıl şimdiye kadar üzerine düşen rolü oynadıysa bundan sonra da devam edecektir” dedi. 


Davutoğlu protesto edilecek  

Yapılan eyleme ilişkin KNK yöneticilerinden Adem Uzun da şu ifadeleri kullandı: “Bugün ve yarın, Avrupa Birliği ile Türk Başbakanı Ahmet Davutoğlu arasında mülteciler üzerinden bir görüşme gerçekleştirilecek. Bizler, bugün ve yarın Schumann Meydanı’nda buradaki dostlarımızla birlikte yürütülen bu kirli pazarlığı protesto edeceğiz. İmkanı olan tüm halkımız buraya gelmeli ve Türkiye’nin bu kirli politikalarına karşı eyleme güç vermeli. Biz eylemimizde “Türkiye’ye mülteciler gerekçesiyle verilen her kuruşun onları yerinden yurdundan eden cihatçıların finansı için kullanacak” diyeceğiz. AB, bu tutumuyla Türkiye’nin işlediği suçlara ortak oluyor ve kendi değerlerine de ters düşüyor. Ayrıca burada oluşturucağımız bir heyet bugün ve yarın hem Avrupa Parlamentosu hem de Brüksel’de bulunan kurumlar ile görüşmeler yapacak.” 


HABER MERKEZİ