PKK Yürütme Komitesi Üyesi Murat Karayılan Nusaybin, Şırnak ve Gever’deki direnişe dikkat çekerek “Her şeyden önce artık bahar gelmiştir. Sömürgeci AKP devletinin hesapları tutmayacaktır ve sonuç almayacaktır” dedi.

Karayılan, Dengê Kurdistan Radyosu’na konuştu. Dün yayınlanan uzun söyleşinin ANF’de yayınlanan bazı bölümleri şöyle:


Zafer yolu açıktır

Sur ve Cizre direnişçileri çok büyük bir rol oynadılar ve gerçekten düşmanı orada düşürdüler. Doğru; düşman son tahlilde Sur ve Cizre’ye girdi, direnişçiler buralarda şehitler de verdi. Cizre ve Sur’un kahramanları, Mehmet Tunçların duruşuyla destan yarattılar ve bu destanla zafer yolunu açtılar. Bu ruhla savaşır ve onların tecrübelerinden de ders çıkarılırsa, zafer yolu açıktır. 


AKP tıkanma yaşıyor

Şehir direnişleri AKP devletinde bir tıkanma ve çözümsüzlük durumunu yaşattı. Düşman 99 gün boyunca Sur’a giremedi; orada tıkandı ve sersemleşti. Aslında düştü. Bunun için şimdi rövanş almak istercesine Gever, Şırnak ve Nusaybin’e saldırıyor. 


AKP konjonktürü kullanıyor

Cizre ve Sur’da içine girdiği durumu aşmak ve mevcut konjonktürel durumdan faydalanmak istediği için hızlı davranıyor. Göçmenler meselesi ve Rusya faktöründen dolayı ABD ve Avrupa onların bu vahşi, faşizan uygulamalarını ve devlet terörünü görmezden geliyor. AKP, ‘fırsattır; biz de bu şehirlerin üzerine gidelim, teknikle vuralım ve öyle bir sonuca gidelim ki bundan sonra kimse böyle bir şey düşünmesin’ diyor. Korkunç, vahşi yöntemlerle şehirleri yerle bir etmeyi hedefliyor. Baş aşağı gidişten kendilerini kurtarmak istiyorlar. Ancak istedikleri sonucu almaları mümkün değildir. 


Artık şartlar değişti

Artık şartlar değişmiştir. Her şeyden önce artık bahar gelmiştir. Yine Gever, Şırnak ve Nusaybin’de direniş zemini çok daha güçlüdür. Sömürgeci AKP devletinin bu konudaki hesapları yine tutmayacaktır ve sonuç almayacaktır.

Mevcut durumda Kürt halkı olarak çok daha avantajlı bir şekilde baharı karşılıyoruz. Karşımızdaki düşman yıpranmış durumda ve tıkanmış bir pozisyonu yaşıyor. İçini bir korku kaplamış durumda. Korkuyorlar. Çünkü başta Cizre olmak üzere Kürdistan’da işledikleri tüm suçlara rağmen direniş devam ediyor. Newroz kutlamalarında da görüldüğü üzere halkımızda onların yaratmak istediği korku ve tereddüt yoktur. Halk Newroz’a sahip çıktı. Bu durum, AKP’yi ciddi bir şekilde tereddüde ve korkuya düşürüyor. 


Çözüm yolu tektir

Onların bu durumdan bir tek çıkış yolu vardır: Önder Apo’ya başvurmalarıdır. Onları bu darlıktan ancak Önder Apo kurtarabilir. Bunun için Önder Apo’nun özgürce hareket etme olanakları ve ikna çalışmalarını yürütebilmesi gerekiyor. Önder Apo İmralı’da tutuklu olduğu sürece görüşmelerin bir sonuç almayacağı anlaşılmıştır. Başarılı olması için Önderliğimizin hareket edebilmesi gerekiyor. Bunun dışında sonuç almak çok zordur. Bu süreç gittikçe derinleşecektir. AKP kendisini de tüm Türkiye’yi de içine soktuğu bu kaostan ancak böyle çıkarabilir ve bununla Türkiye ve bölge halkları açısından yeni bir dönemi başlatabilir. Bunun imkanları hala vardır; kapısı açıktır. Bunu değil de AKP yönetimi şiddetle, savaşla, ölümlerle, katliam ve soykırımla sonuç almak isterlerse halkımız buna boyun eğmez ve onlara karşı direniş giderek boyutlanacak, savaş derinleşecektir.  


Erdoğan DAİŞ’i güçlendiriyor

Erdoğan çıkarları uğruna Kürtlere saldırdı. Bunun için DAİŞ ile ittifak yaptı. Bu ittifak, Rojava’da tutmayınca, bizzat kendisi girdi devreye. Bu anlamda ele alındığında, AKP’nin bize karşı geliştirdiği saldırı hamlesi aslında DAİŞ’in üzerindeki yükü hafifletti. DAİŞ bununla nefes aldı. AKP saldırıyor, biz ise kendimizi ve halkımızın ilan ettiği özerkliği savunmaya çalışıyoruz. Buna rağmen uluslararası devletlerin hiç biri sesini çıkartmıyor. AKP’nin bizim DAİŞ’e karşı olan savaşımıza bu şekilde müdahalesi görmüyorlar. Niye görmüyorlar? İşte Nusaybin’de devlet adına savaşıp ölenlerden ikisi DAİŞ elemanı çıktı. PÖH’ün içerisinde DAİŞ ve El Nusra üyeleri var. AKP ve DAİŞ’in Rojava’da kurmuş oldukları ittifak, şu an Kuzey’de devam ediyor. 


DAİŞ hiç Türkiye’ye dokunmadı

DAİŞ şimdiye kadar Türkiye’ye karşı savaşmadı. Türkiye toprakları içerisinde eylem yaptı ama kime karşı? Bize, Türkiye devrimci hareketine, Almanlara ve son olarak da İsrail vatandaşlarına saldırdı. Yani geliyor, Türkiye topraklarında Erdoğan kimi sevmiyorsa onlara saldırıyorlar. Mesela şimdiye kadar hiçbir Erdoğan yanlısına saldırmışlar mı? Hayır. Görülüyor ki; Erdoğan ve DAİŞ’in ortaklığı halen bir biçimde devam ediyor. 


Brüksel saldırısının bağı vardır

DAİŞ’in Avrupa’daki saldırıları da durmayacaktır. Araştırılsa Brüksel’de eylem yapan kişilerin neresi üzeri Avrupa’ya gitmiş olduğu görülecektir. Bir biçimde mutlaka Türkiye ile bir bağı vardır. Türkiye, DAİŞiçin rahat hareket edilebileceği, toparlanabileceği, kısacası çok amaçlı kullanabileceği bir ülke. Ciddi bir takip edilme durumları söz konusu değil. Bu bir gerçekliktir. 


Pazarlıyor, şantaj yapıyor

Avrupalı ve ABD’li yetkililer bunu biliyorlar ama buna rağmen tutum almıyorlar. “AKP bize İncirlik’i açtı, Uluslararası Koalisyon’a katılsın yeter” diyorlar. AKP de “DAİŞ’e karşı savaşıyorum” adı altında Kürt halkına ve Kürt Özgürlük Hareketi’ne karşı savaşıyor. Bu savaşı yürütürken de uluslararası güçlerden Kürdistan’da yaptığı uygulamalara göz yummalarını istiyor. Bu konuda kendini pazarlıyor. Suriye’den gelen mültecileri bir şantaj olarak kullanıyor. 

ABD ve Avrupa’nın AKP’ye yaklaşımları doğru değil. DAİŞ bu biçimde tasfiye edilemez. Bu ilişki hattında bir çok eksikliğin olduğu görülüyor. Belçika’da son gerçekleşen saldırı da bunu bir kez daha ispatlıyor. 


DAİŞ, Erdoğan’ın mesajını almış

Erdoğan’ın Belçika’yı tehdit etmesinden sonra DAİŞ’in Brüksel’deki saldırısı çok dikkat çekicidir. Organik bir bağ var mı yok mu bilemiyoruz ama açık ki; DAİŞ, Erdoğan’ın bu mesajlarını vurma olarak algılamış ve devreye girmiş. Bu, ciddiye alınması ve doğru okunması gereken bir durumdur.


Psikolojik savaşa dikkat

Faşist AKP devleti, şehir direnişlerine karşı özel ve geniş bir savaş yürütüyor. Yakıp yıkıp katliam yapıyor ama PKK bu şehirlerin yıkılmasına neden oluyor, propagandası yapıyor. Çok fazla yalan haber de yayıyorlar. Gever hakkında yayılan kimyasal silah kullanıldığı haberi gibi. Bununla halkı korkutmayı amaçlıyorlar. Esasen bu bir DAİŞ yöntemidir. Newroz’un sönük geçmesi için benzer haberler yaptılar. Halkımız bunların hepsine karşı duyarlı olmalı ve prim vermemelidir.


Türkiye toplumundan gizliyorlar

AKP ve ordu ortaklığı Türkiye toplumundan ve kamuoyundan çok şey gizliyor. Şehir savaşlarında çok sayıda kayıpları var ama basına birer ikişer olarak veriyorlar. Fakat kayıp sayıları çoktur. Bizim güvenilir kaynaklardan çok net aldığımız bilgilere göre sadece Sur’da 105 gün süren çatışmalarda 400 ölüsü ve 563 yaralısı vardır. Ama bunu kamuoyundan gizlemektedirler. Türkiye’deki toplumsal insiyatif Erdoğan’ın Saray hesaplarının önüne geçmezse bu uğurda daha yüzlerce Türk ve Kürt gençlerinin yaşamlarını yitireceği açıktır. Bütün bunların başında derin devletin Kürt fobisi ve Erdoğan’ın iktidar hesapları vardır. Topluma ‘ülkemiz bölünmek isteniyor, dış güçlerin parmağı var’ diyerek büyük yalan söylüyorlar. 


6 kişi kurtuldu

Karayılan, Diyarbakır Cezaevi’nden firar eden 6 PKK’linin başardığını duyurdu. Karayılan, şunları söyledi: “Türk cezaevlerindeki arkadaşlarımız esirdir. Kendilerini yetiştirmeleri, güçlü durmaları ve umutları diri ve büyük tutmaları lazım. Biz dışardayız, mücadele ediyoruz ve onlara cevap olacağız. Hamle yapan 6 arkadaşımız, başarılı oldu ve özgür alanlara ulaştı. Hepsini özgürleştirmenin gayreti içindeyiz.”


 HABER MERKEZİ