
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, “Erdoğan’ın siyasi hayatı bittiği anda Erdoğan dönemi de bitecektir. Geride sadece açtığı yaralar, oluşturduğu hasarlar kalacaktır. Biz gitsek içeriye dahi dışarıda çok daha güçlü bir HDP olacaktır. İşte biz böyle bir hareketiz” dedi.
Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) dünkü Meclis Grubu Toplantısı, yoğun bir katılıma sahne oldu. İsveç Sol Parti Genel Başkanı Jonas Sjöstedt ile birlikte Türkiye’den birçok sivil toplum örgütü temsilcisi toplantıya katıldı.
Toplantıda konuşan HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, HDP’nin tasfiyesini hedefleyen dokunulmazlıkların kaldırılması konusunun, 8 Haziran günü başlayan ‘Saray darbesi’nin bir parçası olduğunu söyledi.
“İmralı’da ya da Dolmabahçe Mutabakatı’nda nasıl bir talep vardı ki Erdoğan bunu karşılamak istemedi ve masa devrildi?” diye soran Demirtaş, bunun bugüne kadar açıklanmadığını hatırlattı. Sivil, çoğulcu ve demokratik bir anayasa karşılığında PKK’nin silahları bırakmasının istenildiğini ancak Erdoğan’ın sadece dikta rejimine biat edecek bir anlayış beklediğini vurgulayan Demirtaş, şöyle devam etti: “Buna ulaşamayacaklarını anladıklarında masayı devirdiler. Sayın Öcalan ve PKK, mutabakata uydular, ‘silah bırakmaya hazırız’ dediler. Ama tek adam olamayacak diye masa devrildiyse bu adamdan hesap sorulmayacak mı? Her gün bu kadar şehit edebiyatı yapıp, kendi dikta rejimlerini inşa ederken bunlar, bu soruyu kimse bunlara sormayacak mı? Biz sorduk. Darbeyi kaldırmak için sorduk. Bugün dokunulmazlığın tartışmasının nedeni budur. Çünkü darbe sürecini durduran yegane güç biz olduk. Erdoğan’ın arzu ettiği Saray’ı da inşa ettiği günlerde biz dimdik durduk ve direndik. Tek adam diktasına hayır diyeceğiz, dedik. Bunun için mücadele ettik. İşte HDP’lilerin hedef tahtasına konulmasının nedeni budur.”
Bu adam kasaba politikacısı
Dokunulmazlıkları kaldırmak isteyenin ideolojik bir davanın sahibi değil, uzmanlık alanı rant üretmek ve rant dağıtmak olan; bu şekilde etrafında yalaka sınıfı oluşturmayı başarmış bir kasaba politikacısı olduğunun altını çizen Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bu adam Türkiye’nin gelecek 100 yılını tek başına belirlemek istiyor. Bugüne kadar tek bir fikir ortaya sürememiştir. 14 yıldır kendisine ait orjinal tek bir cümlesi yoktur. AKP kurulduğunda ortak bir akıl tarafından yönetiliyordu. Bu onları dinliyordu. 14 yıldır AKP adına ortaya konulmuş hiçbir fikir ve proje bu zata ait değildir. Toplumsal bir sistem inşa edebilecek kapasitesi yoktur. Dolayısıyla bir rejim kurabilecek potansiyeli yoktur. Bir Erdoğan döneminden bahsedebiliriz. Erdoğan’dan sonra bir Erdoğan dönemi yoktur. Kalıcı bir sistem inşa edebilecek bir insan değildir. Erdoğan’ın siyasi hayatı bittiği anda Erdoğan dönemi de bitecektir. Geride sadece açtığı yaralar, oluşturduğu hasarlar kalacaktır. Böyle bir zatın siyasi kariyerinin bittiğine dair en ufak bir işaret alsınlar, çevresindeki asalak böcekler öyle bir kaçışacak ki... Ayağı bir tökezlesin gemiyi en başta bunlar terk edecekler. Şu konuşmam tarihe not düşsün; ‘Erdoğan gelmiş geçmiş en despot liderdi’ diyecekler. Şu bol maaş alanlar var ya. Bu yalaka tayfasından daha fazla Erdoğan’a saldıran kimseyi bulamayacaksınız. Hepimizin önünde koşacaklar. Sizden ricam o gün geldiğinde, o alçakları asla affetmeyin. Bugün dokunulmazlıklarımızı tartışanlar yarın ne hale geleceklerini görecekler.”
Devrik, cübbesiz Ahmet Hoca
Demirtaş, Erdoğan’ın AKP’nin kurulduğu günden bu yana dönem dönem etrafındakileri tasfiye ettiğini ve sırtlarına bas basa bugünlere geldiğini de ifade etti. “Ama böyle giderse yalnız kalacak, çünkü etrafında ondan başka akılsız yok” diyen Demirtaş, “Devrik cübbesiz, başbakan Ahmet Hoca var ya ona dahi tahammül edemedi. En son ilkokulda müsamerede başbakan olmuş. Ne bilsin ilk ve son müsameresi olacaktı. O günkü başbakanlığı bugünkünden daha hakikiymiş. Onu bile hain ettiler” ifadelerini kullandı.
Kaldırılacaksa onur duyarız
“Bizi seçenlere asla ihanet etmedik. Bizi seçenler nasıl cesursa onlara layık olmaya çalıştık” diyen Demirtaş, bu sözlerinin devamında ise, “Bundan dolayı dokunulmazlıklarımız kaldırılacaksa bundan onur duyarız. Parlamento iradesi gelip geçici değildir. Biz halkın iradesini savunuyoruz. Halkın temsilcilerinin şahsında o iradeyi savunuyoruz. Koltuklara meftun değiliz. Onlar gibi oturduğumuz koltuk için değerlerimizi, arkadaşlarımızı satacak kadar alçalmış siyasetçiler değiliz” dedi.
Karamsarlığa gerek yok
Kimsenin asla umudunu kaybetmemesi gerektiğini kaydeden Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Umut biziz. Bütün bu barbalığa karşı en sağlam duruşu gösterenler sizlersiniz. Böylesi bir umut varken, karamsar olmaya gerek yoktur. Bir psikolojik hareket yürütmek istiyorlar. Böyle bir ortamda erken bir seçim ya da referandumla dikta rejimini anayasaya kapı açmak istiyorlar.”
Son derece doğru iş yaptık
Konuşmasının sonunda “Dokunulmazlık zırhına bürünerek, siyaset yapmadık” diyen Demirtaş, şöyle tamamladı: “Hiç hapis yatmamış belki de en az bedel ödemiş biri olarak bu grupla gurur duyarım. Biz son derece doğru bir iş yaptık. HDP’yi bu ülkenin kalıcı ana akımı haline getirdik. Partimizi bu şekilde kişilere bağlı inşa etmedik. İstikrarlı bir şekilde büyüyen ana muhalefet akımı var. Bu akımı durduramayacaklar. Önünde cam olmadan iki cümle kuramayan ucuz kasaba politikacısı dokunulmazlığımızın kaldırılmasını istedi diye boyun eğecek değiliz. Bu zihniyetten kurtulacağız, toplumumuzun geleceğini öreceğiz. Erdoğan’dan geriye acı hatırlardan başka bir şey kalmayacak ama biz gitsek içeriye dahi dışarıda çok daha güçlü bir HDP olacaktır. İşte biz böyle bir hareketiz.”
ANKARA