Aileler, “‘34 kişiyi bombaladılar öldürdüler, bu sözleriyle bir kez daha bize bomba atıyorlar bizi paramparça ediyorlar. Nasıl özür dileyecek bir şey yok. Daha ne olsun, daha ne olsun” diyor.
Katliamda çocuğu Serhat Encü’yü yitiren anne Azime Encü, Başbakan Erdoğan’ın ve bakanların kendileriyle dalga geçtiğini ifade etti. Bakan Şahin’in “özür dilenecek bir şey yok” sözlerine sert tepki gösteren anne Encü, “Nasıl özür dilenecek bir şey yok. 34 can gitti, daha ne olsun. Diyorlar ki ‘tazminat verdik daha ne yapalım.’ Biz tazminat falan almadık, istemiyoruz da. Biz çocuklarımızı satmıyoruz” dedi. Bakan Şahin’in “bir komutan emir verdi” sözlerini de hatırlatan anne Encü, “Dinleri imanları varsa öldürme emrini veren kişiyi yargılamaları lazım. AKP de İçişleri Bakanı da bunları koruyor. Bizim çocuklarımızı imha ettiler, yapanlar cezasız bırakılmak isteniyor. Artık yeter, bu kan bu acı bu gözyaşı yeter. Bu olay çözülmezse failler yargılanmazsa biz burayı terk edip gideceğiz” dedi.

Bir kez daha paramparça etti
Serhat Encü’nün ablası Halime Encü ise, “Kardeşim 9 nüfuslu aileye bakmakla yükümlüydü, mecburen gitti. İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, ‘özür dileyecek bir olay yok’ diyor. 34 kişiyi bombaladı öldürdü, bu sözleriyle bir kez daha bize bomba attı, bizi paramparça etti. Nasıl özür dileyecek bir şey yok. Daha ne olsun, daha ne olsun” diye sordu. Bakan Şahin’in “Ölenler PKK’nin figüranlarıydı“ sözlerine de tepki gösteren abla Encü, şunları söyledi: “Öyle olsalardı, PKK’li olsalardı katırlarla mı giderlerdi. Ateşe karşılık verirlerdi. Ama onlar oldukları yerde kalıp, katırların altına girerek korunmaya çalıştılar. Onlar bunu hak etmediler. Kaçakçılık yaptılar diye ölümü hak etmediler. Özür dilemiyorlar, tazminat vereceklermiş. Biz onların tazminatlarını da özürlerine de istemiyoruz. Gelin kendi çocuklarınızı bize verin biz size tazminat verelim, bakalım nasıl bir duygu. Biz faillerin yargılanmasını istiyoruz.”

Yarın bizi de bombalarlar
Katillerin yargılanmaması durumunda Türkiye’yi terk edeceklerini söyleyen abla Encü, “Türkiye Devleti bayrağı altında yaşamak istemiyoruz. Bizi böyle her gün bombalayarak katledeceklerse niye yaşayalım. Yarın bizi de bombalayıp öldürürler. Türk devletine ve AKP Hükümeti’ne karşı hiçbir güvenimiz kalmadı” dedi. 

Edirne’de de öldürüyor musunuz?’

Katliamda yaşamını yitiren Cemal Encü’nün annesi Cahide Encü ise, Edirne ve İstanbul’da da kaçakçılık yapıldığına işaret ederek, “Orada insanları öldürüyorlar mı? Yakalayıp hapse bile götürmüyorlar. İdris Naim Şahin, ‘özür dilemeyiz’ derken hiç mi utanmıyor. 34 insanı öldürmüş, az mı geldi. Bu ülkede adalet yok, hele biz Kürtlere hiç yok. Irak’ta akrabalarımız var. Türk devleti bunu aydınlatmazsa biz de oraya göç edeceğiz. Üç kuruş tazminatlarını da istemiyoruz” şeklinde konuştu. 

Acımıza acı katıyorlar

Cemal Encü’nün ablası Azize Encü de, kardeşinin YGS sınavına girebilmek için kaçakçılığa gittiğini belirterek, tepkisini şöyle ifade etti: “Gülyazı Alay Komutanlığı’nın gözü önünde gitti. Normalde sıkı tutuyorlardı geçişleri, ama son bir ayda çok gevşetmişlerdi. Başbakan da, İdris Naim Şahin de yaptığı açıklamalarla acımıza acı katıyorlar. Bize tazminat verdiklerini söylüyorlar. Kesinlikle almadık, kabul de etmiyoruz. Eğer olayı aydınlatmaz, failleri yargılamazlarsa burada kalmayız. Öğrencileri, vatandaşları öldüren devlette nasıl kalırız. Lanetliyoruz onları. İnşallah onlar da bu acıyı görürler.”

Çocuklarınızı askere göndermeyin
Hamza Encü’nün annesi Kadriye Encü ise, oğlunun Dersim’de askerlik yaptığını ve döndükten hemen sonra katledildiğini hatırlatarak, “Bana ödül olarak oğlumun cesedini getirdiler. Olay aydınlatılmadan biz o tazminatları almayacağız. Sağ olduğumuz sürece bu olayı unutmayacağız, unutturmayacağız. Bütün annelere sesleniyorum. Çocuklarınızı askere göndermesinler, onları da öldürecekler. İnşallah kanser olursun Erdoğan” dedi. 

‘Peki o komutan kim?’

Celal Encü’nün kardeşi İsa Encü de şunları kaydetti: “Kardeşimin sadece başını getirdim. 34 insanı katlettiler, özür dileyecek bir şey yok diyorlar. Tamam bunlar kaçakçıydı suç işledilerse tutuklayıp ömür boyu hapse atsaydınız. Bile bile öldürmeseydiniz. Şahin diyor ki ‘bir komutan talimat verdi’ o komutan kimse ismini verin. Yargı önüne çıkarın yargılayın.”


ŞIRNAK




Senden özür falan istemiyoruz

Roboskî Katliamı’nın üzerinden 150 gün geçmesine rağmen soruşturmaya ilişkin bir gelişme olmazken, katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri, her Perşembe günü mezarlığa akın ediyor. Katliamda yaşamını yitirenlerin aileleri, siyahlar giyerek, mezarların başında dua ediyor. 7’den 70’e bütün köylülerin akın ettiği mezarlıkta gözyaşları sel olup akıyor. Feryatların ve tepkilerin dinmediği mezarlıkta, ailelerin tek isteği ise, katliamı yapanların ortaya çıkarılması. Oğlu Erkan’ın mezarı başında Başbakan ve İçişleri Bakanı’na olan öfkesini dile getiren anne Felek Encü, “Biz özür falan istemiyoruz ondan. Keşke karşımda olsaydı, söyleyeceklerimi yüzüne söyleseydim. Çok şey söylerdim ama... Canını aldığı 34 kişinin mezar taşına kurban olsun. Ne biçim insanlık bu” dedi.
Vedat Encü’nün annesi Mercan Encü ise, Başbakan Erdoğan’a tepkisini “Onun tek bir damarı Müslüman olsaydı böyle yapmazdı“ diyerek dile getirdi. AKP’nin sürekli olarak BDP’ye yüklenmesine öfkelenen Encü, “O zaman BDP burada olmasaydı, imdadımıza gelmeseydi yemin ediyorum ki şimdi çocuklarımızın parçaları halen Diyarbakır’da olacaktı” şeklinde dile getirdi.