Kaybolma tehlikesiyle yüz yüze kalan Kirmanckî'nin gelişimi açısından yapılan çalışmalar umut veriyor. Müzikal yaşantısını Zele Mele'de sürdüren Mehmet Ali Güler'in öncülüğüyle Dêrsim'de kurulan çocuk korosu Omedya Mestu (Yarınların Umudu) ilk albümünü çıkardı. Mir Müzik'ten çıkan "Vengê Domonu ra Lawikê Domonu/Çocukların Sesinden Çocuk Şarkıları" adlı albüm, 23 Mart'ta Almanya'nın Bonn kentinde yapılacak Newroz'da dinleyicilerle buluşacak. Albümde 12 eser yer alıyor; sekizi Kirmanckî, birer tane de Kurmancî, Ermenice, Türkçe ve İngilizce. "Jingle Bells" adlı İngilizce şarkı, Kirmanckî, Kurmancî ve İngilizce okunuyor. Kirmanckî şarkılardan altısının söz ve müziği Güler'e ait, diğerleri ise anonim. Geçtiğimiz yıl 20 kişi ile kurulan ve daha sonra sayıları artan koronun bir amacı da Kirmanckî dilinin geliştirilmesine katkı sunmak. Yirmi kişilik koro ve albümü Mehmet Ali Güler'le konuştuk.


Kirmanckî dili için önemli bir çalışmaya imza attınız. Geçtiğimiz yıl oluşturdunuz çocuk korusunu, ardından kısa bir zaman sonra albüm geldi. Hazırlık aşamasından bahseder misiniz?

Bu projeyi ortaya çıkaran kişi olarak en büyük zorluk bence bu projeye inanacak ve çalışmaları destekleyecek bir kurum bulmaktı. Fikir olarak 2002'den beri var olmasına rağmen hayata geçirmek maalesef on yıl sonra mümkün oldu. Çünkü projeye inanacak, önemseyecek, destekleyecek bir kişi ya da kurum bulamadım. Dêrsim Belediye Başkanı'nın desteği önemliydi. Bu koro aslında hepimizin ortak eseri. Koroyu oluşturma ve çalışmalar konusunda da zorluklar vardı elbette. Birincisi mekansal uzaklık. Ben Almanya'da yaşıyorum ve koro Dêrsim'de kurulmalıydı, kurduk. Bu konuda da Gençlik Kültür Merkezi'nden Kemal Karabulut arkadaşımız katkı sundu. Ben orada olmadığım zaman çocuklarla ve çalışmalarla ilgilendi. Diğer bir zorluk da şuydu: Dêrsim'de okuma kayıtlarını yapmamız için bir stüdyo yok. Bazen kısıtlı imkanlar insanı yaratıcı ve özverili olmaya zorluyor. Bizde de öyle oldu. Müzisyen dostum Koray Berat Sarı ile kendi olanaklarımızla bir stüdyo ortamı yarattık. Haftalarca çalıştık. Koromuzdaki tüm minik kahramanlarla güzel bir çalışma yaptık sonuçta.

Okuyucularımız için albümün repertuarından bahseder misiniz? Hangi kriterlere göre seçildi şarkılar?

Repertuarı seçerken şu kriterlere göre hareket ettik. Birincisi sözler ve içerik: Sözkonusu olan bir çocuk korosu olduğu için tüm parçalar onların dünyasına uygun olmalıydı. Bunun için albümde yer alan eserlerin çoğu, benim çocuklar için bestelediğim, dünyaya çocuk gözüyle anlatan eserlerden oluşuyor. Yani sözleri barış, kardeşlik, doğa sevgisi, anne-baba sevgisi vb. konular üzerine. Tabii bir de geleneksel eserler var, geleneksel eserler de onların dünyasına ters düşmeyecek anonim eserlerden seçildi. İkincisi ise dil: İlk başta tamamen Zazaca eserlerden oluşan bir repertuarla yola çıkmak istedik. Yani Zazaca bir çocuk korosu olma fikriyle yola çıktık. Ancak sonra Dêrsim Çocuk Korosu olarak değiştirdik. Dêrsim yaralı bir coğrafya. Orada Ermeniler, Kurmanclar, Zazalar, Türkler yaşadı ve hala yaşıyorlar. Onların varlığına bir saygı gereği Kurmancî, Türkçe ve Ermenice bir eser de aldık repertuara. Ha bir de İngilizce bir eser var. Yani dünyaca yeni yıl şarkısı olarak bilinen Jingle Bells şarkısını aldık repertuara. Ancak bir farkla. Her bir kıtasını farklı bir dilden yaptım. Zazakî, Kurmancî ve Türkçe birer kıta yaptım ve nakaratlar İngilizce olarak kaldı. Bir de Alevi deyişlerinden en tanınmış olan Ötme Bülbülü Aleviliğin serçeşmesi sayılan Dêrsim'in diliyle okuduk.

Bu yıl da çok sesli gençlik korosunu kuracağınız söylenmişti...

Çocuk korosu dediğimiz zaman belirli bir yaş grubunu kapsayan bir grup kastedilir. Biz bu çalışmada 8-14 yaş grubundan oluşturduk koroyu. Çocuklar büyüdüklerinde artık teknik olarak çocuk korosu adı altında bir çalışmada bulunmaları mümkün değil. Onun için emek veren bu minik dostlarımızı müzikal ve sanatsal çalışmalardan koparmamak ve daha profesyonel çalışmalara teşvik etmek için böyle bir hedef belirledik. Ancak yeni oluşturduğumuz Vengê Awê adlı kadın koromuzun çalışmaları biraz daha aciliyet istediği için şimdilik ağırlığı bu çalışmalara verdik.

Koronun uzun soluklu çalışma yürütebilmesi açısından ne gibi çalışmalar var?

Koro aslında başlı başına uzun solukluluktan da öte sürekliliği olan bir kavramdır. Yani koro belli bireylerden oluşmaz, bireyler gelir koroyu devam ettirir. Yani bir ya da bir kaç kişi ayrılırsa koro orada bitmez, yenileri gelip boşlukları doldurur ve devam eder. Tabii bu bir kurumsallaştırmayı gerektirir. Büyük ölçüde Dêrsim Belediyesi'nin desteklediği bu çalışmalar zamanla halk içinde gittikçe daha büyük destek görecektir.

Bunu yaygınlaştırmak için ise toplumsal bir duyarlılık gerek.

Birçok sanatçı dostum bu çalışmayı takdir etti ve sahiplendi. Omedya Mestu Çocuk Korosu için yeni besteler yapacaklarına dair söz verdiler. Bu çok önemli bir sanatçı duyarlılığı, onlara teşekkür ediyorum. Diğer sanatçı arkadaşlar da sahip çıkmalı, onlara beste yaparak, onlarla ortak sahneler paylaşarak bunu yapabilirler. Televizyon, radyo ve basın da koronun çalışmaları yer vererek büyük bir katkı sunmuş olur. Son olarak halkımız çocuklara kulak vermeli. Onları destek olmalı, mesela çocuklarına bir albüm satın alarak ya da çocuğuyla bir konserlerine giderek, bu koroya katılmak istediğinde çocuklarını engellemeyerek.

Önümüzdeki dönem çalışmaları nasıl gelişecek?

Önümüzdeki döneme ilişkin çalışmalara gelince. Omedya Mestu Çocuk korosu gittikçe büyüyor. Gün geçtikçe yeni katılımlar oluyor. Albüm çıktıktan sonra daha da artacaktır. şimdilik Koro gruplar halinde çalışmalarını sürdürüyor. Motivasyonu yüksek tutmak için koromuz için etkinlikler düzenlememiz gerek. Bunun için önümüzdeki dönemde mümkün olduğunca koromuzun kendisini sergileyebileceği etkinlikler organize etmek istiyoruz. Mesela bölge belediyelerinin festivalleri de koromuza yer vererek bir katkıda bulunabilirler. Kadın korosu albümü tamamlandıktan sonra bu yaz koromuzun teknik çalışmlarıyla ilgileneceğiz. Öte yandan 14 yaşını dolduranlarlarla çok sesli bir gençlik korosu çalışmasına da başlayacağız.

Çocuklar da eşlik edecek

Koro ile bir amacınız da Kirmanckî dilinin yaşatılmasını sağlamak. Bunu yaygınlaştırmak için müzik alanında neler yapılabilir?

Müzik çok etkili bir araçtır. Bir dili öğrenmede yaygınlaştırmada da çok önemli etkisi vardır. Koromuzun bir amacı da kaybolmayla yüzyüze olan dilimizi, Zazacayı yeni nesillere aktarmak. Yıllarca uygulanan asimilasyon ve zor politikaları halkımızda artık otoasimilasyonu doğurmuş. Yani bir dışarıdakinin gelip zorla asimile etmesine gerek olmadan o kendi kendine sansür uygulayarak kendini asimile ediyor. Ama bu çalışma öncelikle bir meşruiyet kazandırıyor dile. Oradan sahiplenme duygusu doğuyor. Birinci etkisi bu. İkinci etkisi de, bu albüm çıktıktan sonra çocuklar dinleyecek ve onlar da kendileri gibi çocuk olanların okudukları bu şarkılara eşlik edecek, böylece onlarda da bir ilk adım başlamış olacak.

N. DENİZ BİLGİN