PKK’nin öncü komutanlarından Mahsum Korkmaz’ın (Agit) heykelinin kaldırılmasına ilişkin alınan mahkeme kararı askerlerin katliam girişimiyle hayata geçirildi. Önceki gün gerçekleştirilen askeri operasyon sonucu Korkmaz’ın büstü parçalandı; askere direnen halka yönelik silahlı saldırıda Mehdin Taşkın isimli genç hayatını kaybetti, çok sayıda kişi de yaralandı.

PKK komutanlarından Mahsum Korkmaz’ın büstünün açılışı silahlı mücadelenin başladığı 15 Ağustos Atılımı’nın 30. yıldönümü olan 15 Ağustos Cuma günü, Amed’in Lice İlçesi’ne bağlı Sîsê (Yolçatı) köyünde bulunan “Şehid Amed û Şehit Hevîdar Şehitliği”nde gerçekleşti. Diyarbakır Valiliği’nin suç duyurusu ardından önceki gün Lice Sulh Ceza Mahkemesi ‘heykele el konulmasına’ kararı verdi. Karar ardından Amed merkez başta olmak üzere Hani ve Kovaköy ilçelerinden özel harekat timleri ve zırhlı araçlar Lice’ye sevk edilirken; yıkımı engellemek için ise çevre köylerden yurttaşlar şehitlikte toplanarak gece boyunca nöbet tuttu. Dün sabah erken saatlerde ise askerler şehitliğe operasyon düzenledi.

Kurşun yağmuru

Karadan zırhlı araçlarla askerler şehitlik alanına doğru ilerlerken, iki helikopter de operasyon boyunca alan üzerinde turladı. Askerlerin gelişini gören gençler köyün hemen girişinde taşlarla barikat kurdu. Kobra tipi zırhlı araç ve TOMA ile gençlerin barikat kurduğu noktaya gelen askerler, herhangi bir uyarıda bulunmadan gençlerin üzerine ateş açtı. Taşlarla direnen gençlerin üzerine askerler rastgele ateş açtı.

Mehdin Taşkın katledildi

Mehdin Taşkın ve Savaş Topkaya ile isimleri öğrenilemeyen 2 kişi daha askerlerin açtığı ateş sonucu yaralandı. Alanda bulunan araçla Taşkın ve Topkaya Diyarbakır Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaldırılırken, 23 yaşındaki Mehdin Taşkın hastanedeki tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Ağır yaralanan ve ameliyata alınan Topkaya’ya isabet eden 3 kurşundan biri çıkarıldı. Ağır yaralı Topkaya yoğun bakımda tutuluyor. Diğer yaralı iki kişinin ise hastaneye gidişinin askerler tarafından engellendiği öğrenildi.
Askerin saldırısını görüntülemek isteyen basın mensuplarının bulunduğu bölgeye de zırhlı araçtan rastgele ateş açılırken, basın mensupları kayalıkların ardına saklanarak ateşten kurtulmayı başardı.

Panzer şehitliğe girdi

Devlet güçleri ardından şehitlikte nöbet tutan yurttaşlara yöneldi. Şehitliğin iki kapısı panzerlerle kırılarak içeri girildi ve şehitlikte nöbet tutan yurttaşlar ateş çemberine alındı. Halk can hayliyle kendilerini güvenli bir yere atmaya çalışırken, asker dakikalarca ateş etmeye devam etti. Kimi yurttaşlar ormanlık alana doğru kaçarken, kadın ve çocukların bulunduğu kimi yurttaşlar şehitlikte bulunan camiye sığındı. Halkın sığındığı ormanlık alanın askerler tarafından bombalanması sonucu bölgede yangın çıktı.

Camiye silah ve gaz

Cami de askerlerin hedefi oldu. Camları silah mermileriyle kırılırken, içeriye çok sayıda gaz bombası atıldı. Burada bulunan yurttaşlar gaz bombalarından dolayı fenalık geçirdi. Halkın üzerine helikopterlerden de gaz bombaları atıldı. Ayrıca şehitlikte bulunan iki araçta askeri zırhlı araçla kullanılamaz hale getirildi.

Büstü yıktılar

Yurttaşları ateş altına alarak, heykelin bulunduğu alana kadar gelen askerler, heykeli çembere aldı. Ateş etmeye devam eden askerler, büstü parçalayarak yerinden söktü. Askerler Korkmaz’ın büstünü parçalayarak el koydu ve ateş etmeye devam ederek şehitliği terk etti. Halk askerlerin peşinden Sîsê köyü çıkışına kadar taşlarla tepkisi gösterirken, devlet güçleri ateş etmeye devam etti. Askerlerin açtığı ateş sonucu ormanlık alanda çıkan yangını söndürmek isteyen yurttaşların üzerine de ateş edildi. Askerlerin geri çekilmesinin ardından havadan operasyona eşlik eden iki helikopter bir süre sonra alandan uzaklaştı.

AMED




Halkın değerleriyle oynamayın

Lice'deki saldırıyı kınayan DBP ve HDP, AKP iktidarı, asker ve sivil bürokratları halkın değerleriyle oynama hevesinden vazgeçmeye çağırdı. Askeri yetkililerin açığa alınması ve yargılanmasını istedi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından yapılan açıklamada, "Heykelin yerinden alınması, mezarların bir kısmının asker kurşunlarıyla tahrip edilmesi, asker ve sivil bürokrasinin, siyasi iktidarın çözümden ve müzakereden ne anladığını göstermiştir" denildi. HDP, "Çözüm ve barışla sonuçlanması gereken müzakerelerin en önemli yaklaşımlarından biri de karşılıklı anlayış ve değerlere saygıdır" diyerek, toplumsal barışın, ancak halkların değerlerine saygı gösterilerek geliştirilebileceğini; 30 yıllık savaş ve çatışma döneminin yaralarının sarılmasının ancak bu yolla mümkün olacağını kaydetti. Halkın üzerine ateş açma emrini veren askeri yetkililer hakkında derhal soruşturma başlatılmasını ve bu kişilerin açığa alınmasını istedi. "AKP iktidarı, asker ve sivil bürokratlar, halkın değerleriyle oynama hevesinden bir an önce vazgeçmelidir" diyen HDP şunları belirtti: "Hükümet bu tür saldırgan tutumların oluşmasına zemin hazırlamamalı, müzakerelerin adil bir barış ve onurlu bir yaşamla sonuçlanması için gereken adımları hızla atmalıdır. Sağduyulu davranmak, var olan çatışmasızlık durumunun yara almaması için çaba ve hassasiyet göstermek temel yaklaşımımız olmalıdır."
90'lı yıllardaki savaş görüntülerini aratmayacak şekilde askerlerin Mahsum Korkmaz'ın heykelinin başına ayaklarıyla basarak fotoğraflar çektiğine dikkat çekilen Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) açıklamasında ise, "Bu, bir halkın değerlerine açıkça hakaret etmektir. Demokrasi ve özgürlük mücadelesi tarihi direnişle dolu olan bu halk bu hakareti asla ama asla kabul etmeyecektir" ifadeleri kullanıldı. DBP, "AKP hükümetini bu tür saldırgan tutumlardan vazgeçmeye çağırıyoruz. Halkımıza ve halkın değerlerine yönelik bu kontrolsüz ve acımasız saldırıyı kınıyor, sivillere ateş açma emrini veren askeri yetkililer hakkında derhal soruşturma açılmasını, soruşturma boyunca yetkililerin açığa alınmasını talep ediyoruz" diye belirtti.
KESK, ESP ve ÖHD de yazılı açıklamayla saldırıyı kınadı.
YDG-H ve YDGK ise saldırıya halk serhildanlarıyla yanıt verilmesini istedi. Şehitliğe yönelik saldırı dünden itibaren birçok merkezde protesto edildi. Iğdır'da DBP binası önünde yapılan açıklamada, Türk hükümeti 'çözüm süreci'nde samimiyetsizlikle suçlandı.




Otopsi doğruladı: Kurşunla vuruldu

Lice’de askerler tarafından vurulan Mehdin Taşkın’ın gerçek mermiyle vurulduğu ön otopsi raporuyla da belgelendi.
Lice’de silahla vurulan 23 yaşındaki Mehdin Taşkın ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Taşkın’ın Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde yapılan ön otopsisinde başından bir kurşunun girip çıktığı tespit edildi. Taşkın’ın ön otopsi raporu şöyle:
* Kişinin vücudunda toplam bir adet ateşli silah mermi çekirdeği isabet ettiği, yaralanmanın müstakilen öldürücü nitelikte olduğu,
* Ateşli silah mermi çekirdeği giriş deliği cilt-cilt altı bulgularına göre, yapılan atışın uzak atış mesafesinden yapılmış olduğu,
* Ateşli silah mermi çekirdeğinin baş bölgesinde giriş-çıkış yaptığı, otopsi esnasında kişinin vücudundan ateşli silah mermi çekirdeği elde edilmediği,
* Ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kafatası kırıklarıyla birlikte olan beyin harabiyeti ve kanamasından ileri geldiği.

Şehitliğe defnedildi
Hasta önünde polis yığınak yaparken, aralarında HDP’li vekiller ve belediye başkanlarının da bulunduğu çok sayıda kişi hastane önüne akın etti. Taşkın’ın cenazesi ailesi tarafından alınarak vurulduğu yer olan olan Sîsê’deki şehitliğe defnedilmek üzere yola çıkarıldı. Taşkın’ın cenazesi Lice’de “Şehîd namirin” sloganlarıyla karşılandı. PKK bayrağı ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın resmine sarılı tabutu cenaze aracından omuzlara alınan Taşkın defnedilmek üzere sloganlar eşliğinde şehitliğe götürüldü.

TSK kendini savunmuş

Lice’deki şehitlik saldırısıyla ilgili açıklama yapan Genelkurmay Başkanlığı sivillere yönelik silahlı saldırıyı, ‘birliklerimize silahlı saldırı’ gerçekleştirildi iddiasıyla örtbas etmeye çalıştı.
Genelkurmay’ın internet sitesinde yapılan açıklamada, Lice’deki askeri operasyonun ‘terörist heykeline’ karşı yapıldığı belirtildi. Açıklamada, yok sayan ve inkar eden dilin yanması olan “sözde” literatürüne, “sözde mezarlık” kavramı da dahil edildi. Genelkurmay açıklamasında askeri birliklere silahlı saldırıda bulunulduğu iddia edilerek, “Üs bölgelerine dönen birliklerin araçlarında yapılan incelemede, araçlara çok sayıda merminin isabet ettiği, atılan mermilerden birisinin bir Kirpi aracının koltuğuna ve bir merminin de 1’inci Jandarma Komando Alay Komutanının da içerisinde bulunduğu Taktik Tekerlekli Zırhlı Aracının camına isabet ettiği tespit edilmiştir. Birliklerin emniyetini havadan sağlayan helikopterlere de ateş açılmış, taarruz helikopterlerinin karşılık vermesi sonucu ateş kesilmiştir. Taarruz Helikopter Kolunda bulunan iki helikopterde toplam altı mermi izi tespit edilmiştir” denildi.
Açıklamada, katledilen sivil yurttaş ve yaralılarla ilgili ise herhangi bir ifadeye yer verilmedi.

Korkmaz ailesi: Boyun eğmeyeceğiz


Mahsum Korkmaz büstüne yönelik çirkin saldırıya tepki gösteren kardeşi Fehim Korkmaz, “Kürt halkının kutsal değeri olan komutan Agit’in anıtı Amed Meydanı’na dikilecektir” dedi. ANF’ye konuşan Korkmaz, “Onların barbarlığına kimsenin boyun eğmeyeceği bilinmelidir” diye konuştu. Korkmaz, “Agit’in anıtı, Amed’e dikilecek. Bugün Kürt halkının tarihinde efsaneleşen komutan Agit’in anıtına yönelik saldırıyı barbarca görüyoruz. Agit ve arkadaşları yaşamını yitirdiğinde başlarına basıp, panzerler arkasında sürüklediler. Şimdi de aynı barbar yöntemlerle karşı karşıyayız” dedi. Kürdistan halkının onurunun yerlerde sürüklenmesine artık izin vermediğini de kaydeden Korkmaz şunlara dikkat çekti: “Bedelse bedel. Komutan Agit’in anıtını yıkanlara söylüyorum: Daha büyük bir anıt Amed Meydanı’nda olacak. O zaman da gelip yıksınlar..

Atalay: Gereken yapıldı

Lice'deki şehitliğe HDP'nin diyalog çağrılarına rağmen operasyonla yanıt verildiği ortaya çıktı.
Edinilen bilgilere göre, Lice Sulh Ceza Mahkemesi'nin 'heykelin yıkılması' kararından sonra harekete geçen HDP heyeti, devlet ve hükümet yetkilileriyle geniş kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi. Aralarında devletle müzakere sürecinin sorumluluğunu da üstlenen İmralı heyeti üyelerinin de bulunduğu HDP heyeti, hükümet yetkilileriyle yaptığı görüşmede, durumun hassasiyetine dikkat çekerek, sorunun diyalog yoluyla çözülmesini talep etti.Devlet ve hükümet yetkilileri ise diyaloğa açık olduklarını belirtti. Önceki gün ve dün Amed'de MİT, emniyet, jandarma yetkililerinin katıldığı 'güvenlik toplantısı'ndan da "sorunun diyalog yoluyla çözülmesi" yönünde karar çıktığı ifade edilmişti. Tüm bu gelişmelere rağmen şehitliğe dün sabah gerçekleşen askeri operasyon "Devlet Kürt tarafını kandırdı mı?", "verdiği sözü neden yerine getirmedi?", "yoksa yetkililere rağmen birileri mi devreye girdi" gibi sorularını gündeme getirdi.
Bakanlık sessiz
Saldırının gerçekleşmesi ardından İçişleri Bakanlığı'na ulaşmaya çalışan HDP'li yetkililere herhangi bir geri dönüş yapılmadı. HDP'li vekillerin defalarca aradığı Diyarbakır Valisi'nin ise "yargı kararı vardı uygulamak zorundaydık" sözleriyle operasyonu savunduğu öğrenildi.
Hükümet adına 'çözüm süreci'ni yürüten Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ise bir televizyon programında yaptığı açıklamada Lice'yle ilgi "gereken yapıldı" dedi. Atalay, "Tabii son günlerde heykel olayı çıktı. Ben Perşembe günü çözüm süreciyle ilgili önemli açıklamalarda bulunuyorum. Kırsal kesimde bir heykel... Bir iki gazete ertesi gün haber olarak veriyor. Çözüm sürecinde mutlu olmayan kesimlerden de beyanatlar geliyor. Bu kabul edilebilir bir şey değil. Bugün gereken yapıldı, yapılır. Böyle şeylere müsamaha edilmez. Sürece provokasyondur. HDP kesiminin de onayladığı bir şey değil. Onların da bilgisi dahilinde değil. Bölgeden bize de bilgi gelmedi son anda haberlere yansıdığı gün oraya dikilmiş oldu" dedi.