DTK Eşbaşkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven, sonuç alıncaya kadar eylemini sürdüreceğinin altını çizerken, ”Bu kutsal bir yolculuktur. Hepimizin yolu açık olsun. Faşizm kaybedecek, halklar kazanacaktır” dedi.
Diyarbakır E Tipi Kapalı Cezaevi’nde rehin tutulan DTK Eşbaşkanı Leyla Güven, eyleminden taviz vermeyeceğini belirterek, açlık grevi direniş tarihine dikkat çekti.
Güven, JinNews’e gönderdiği mektupta, tecridin sonlandırılması için başlattığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevinin tüm kurumlar ve halk tarafından anında ve hiç tereddüt edilmeden sahiplenilmesinin, eylem gerekçesinin haklılığını ortaya koyduğu söyledi. ”Devrimci ve fedakar yoldaşların katılımı ile yolumuza devam edeceğiz. Her destek ve sahiplenme taleplerimizin gerçekleşme sürecini hızlandıracaktır” diyen Güven, Kürtlerin özgürlük mücadelesi tarihinde cezaevlerindeki açlık grevi eylemlerinin çok özel bir anlamı olduğuna dikkat çekti.
Direniş gelenek haline geldi
Kürdistan devrimcilerinin 1980’lerde sergiledikleri iradeyi hiçbir sözün tanımlayamayacağını kaydeden Güven, şöyle devam etti: ”Amed zindanındaki büyük ölüm orucu büyük bir şaşkınlık yarattı. İnsanlar anlamaya çalışıyordu. Meşhur işkenceciler hayretler içerisinde bırakıldı. Bu çelikten iradeye içten içe saygı duydular. Kemaller, Hayriler, Sakineler insanlık onuru için bedenlerini açlığa yatırdı. Şehadete ulaşanlar oldu, bin bir hastalıkla kalıp direnişi sürdürenler oldu. Direnişi yaşam biçimine, tarzına dönüştürme gerçekleşti. Zindanda direniş gelenek haline geldi.”
Dışarıda eylem seçeneği fazla
12 Eylül 2012’de 68 gün süren açlık grevi eyleminin bu direniş ruhu ve geleneğinin bıraktığı miras ile gerçekleştiğini ifade eden Güven, direniş ruhuyla yapılan her eylemin sonuç alıcı olduğunun altını çizdi. 68 günlük açlık grevinin başta tecridi kırdığını ve birçok konuda sonuç alıcı olduğunu hatırlatan Leyla, açlık grevlerinin cezaevlerine has bir eylem tarzı olduğuna dikkat çekti. Güven, dışarıda birçok eylem tarzının yapılabileceğini söyleyerek, ”Dışarıda açlık grevi eyleminin yapılması tercih edilecek bir eylem biçimi değildir. Dışarıda eylem alternatifi çok fazladır. Eylemimin sonuç alması çok önemlidir. Eylemimi talebim kabul edilinceye kadar sürdüreceğim. Gelişmeleri ve sonuçları ise hep beraber izleyeceğiz” dedi.
Yeni bir başarının arifesindeyiz
Aslında grevlerin yıllardır özgürlük tutsakları öncülüğünde yapıldığını ve bu konuda çok ağır bedeller verildiğini bildiği ifade eden Güven, şunları söyledi: ”Dolayısıyla bu eylemde de beraber başaracağımıza inanıyorum. Cezaevlerinde politik tutsaklar şahsında geliştirilen eylemler tarihin akışını değiştirmiştir. Yeni bir başarının arifesinde olduğumuzu düşünüyorum. Mutlaka başaracağız. Özellikle kadınlar olarak tecridi parçalamak için her alanda mücadelenin öncüsü olacağız. Çünkü tecrit Sayın Öcalan şahsında kadınlara dayatılmaktadır. Tecrit, özgür kadın kimliğine bir saldırıdır. Hakkâri halkı başta olmak üzere, bu eylem etrafında kenetlenen bütün halkımızı saygı ile selamlıyorum. Bu kutsal bir yolculuktur. Hepimizin yolu açık olsun. Faşizm kaybedecek, halklar kazanacaktır.”
AMED