
KCK, KNK, KONGRA GEL, KJK ve DTK ile birlikte bütün Kürt kurumları, Zergelê Katliamı'nın kınayarak, Türk devletinin topyekün savaşı karşısında topyekün direnişe devam edileceğini bildirdi.
KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanlığı, Zergelê Katliamı ile ilgili yaptığı yazılı açıklamada, Türk devletinin Kürt halkına karşı yürüttüğü topyekun savaşı Bakur, Başur ve Rojava Kurdistan’ın da sürdürdüğünü hatırlattı. Son olarak Güney Kürdistan'da Ranya’ya bağlı Zergelê köyüne saldırarak kadın, çocuk, yaşlı 10 köylüyü katlettiğini, onlarcasını da yaraladığını belirten Eşbaşkanlık, köyün yerle bir edilmesinin, Güney Kürdistanlı bu köylülerin tümden katliamdan geçirilmek istendiğini gösterdiğini; Güney Kürdistan halkının da hedef alındığının ortaya konulduğunu vurguladı.
Bu saldırı ilk değil
Bu saldırının, Güney Kürdistan halkına yapılan ilk saldırı olmadığına işaret eden Eşbaşkanlık, şunları hatırlattı: "1990’lı yıllarda da onlarca Güney Kürdistanlı katledilmişti. 2000 yılı 15 Ağustos’unda Xınerê alanı Kendekolê köyünde uçakların bombalaması sonucu 50 köylü katledilmişti. AKP hükümetinin Sri Lanka modeliyle Kürt Özgürlük Hareketi'ni tümden tasfiye etme saldırılarının parçası olarak 2011 yılında yine Qandil Ranya yolu üzerinde bir araba vurularak biri bebek, üçü çocuk olmak üzere 7 kişilik bir aile tümden yok edilmişti."
Güney yönetiminden cesaret alıyor
Türk devletinin bu katliamlarla köyleri boşaltmayı hedeflediğine dikkat çeken Eşbaşkanlık, şunları altını çizdi: “Türk devletinin Güney Kürdistan'a bu kadar pervasızca saldırması, köylüleri katletmesi, onlarcasını yaralaması, bağlarını bahçelerini harap etmesi, ormanlarını yakması, Güney Kürdistan hükümetinin sessizliğinden cesaret almaktadır. Zergelê Katliamı'nın Türk Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu’nun Hewlêr ve Süleymaniye görüşmelerinden sonra olması tesadüfi değildir. AKP hükümeti bu saldırılarının meşruiyetini KDP açıklamalarına dayandırmaktadır. Zergelê Katliamı, Feridun Sinirlioğlu’nun yaptığı görüşmelerde saldırıların arttırılacağı ve köylülerin boşaltılması yönünde bir tehdit yaptığını göstermektedir.
Bu hava saldırıları, Türk devletinin savaşı Güney Kürdistan'da yaygınlaştırdığını açıkça ortaya koymaktadır.
Kürdistan halkının düşmanıdır
Türk devleti sadece Bakurê Kurdistan halkının değil, tüm Kurdistan halkının düşmanıdır. Rojava Devrimi'ne gösterdiği düşmanlıkla tüm halkımız ve dünya bu gerçeği görmüştür.
Bütün halk ayağa kalkmalı
Bu açıdan bu saldırılara karşı direniş tüm Kürdistan halkının özgür ve demokratik yaşam direnişidir. Zergelê, halkımıza karşı sömürgeci güçlerin yaptığı saldırıların son halkası olmuştur. Bu saldırıları, tüm Kürdistan halkı olarak karşı durmadan durdurmak mümkün değildir. Bu açıdan tüm Kürdistan halkı ayağa kalkarak bu katliamın sorumlularına karşı mücadele etmelidir; bölge halkları ve demokrasi güçleri de bu katliamlara karşı ayağa kalkmalıdır.
Türkiye halkı yanıt vermeli
Bu sivil katliamlar karşısında sadece Kürt halkı değil, Türkiye demokrasi güçleri, aydınlar, yazarlar da ayağa kalkmalıdır. AKP hükümeti şimdi bu savaşı Türkiye halkı adına yürüttüğünü söylemektedir. Türkiye halkları ve demokrasi güçleri bu savaşın kendi savaşları olmadığını ortaya koyarak Kürt halkıyla birlikte demokrasi ve özgürlük mücadelesini yükseltmelidirler.
Uluslararası güçlere çağrı
Uluslararası güçler de Türk devletinin sivil halka yönelik bu katliamlarına ve doğanın yok edilmesine karşı sürdürdükleri sessizliklerini bozmalıdır. Türk devletinin bu kirli ve vahşi saldırılarına ortak olmamalıdır. Cenazelere yapılan hakaretler düşünüldüğünde, Türk devletinin canlılara yönelik yürüteceği saldırıda hiçbir ölçü tanımayacağı anlaşılır bir durumdur. Bu açıdan uluslararası güçleri ve dünya demokratik kamuoyunu derhal bu saldırılara karşı tavır almaya ve bu saldırıları cesaretlendirici söylem ve tutumlardan vazgeçmeye çağırıyoruz.
Topyekün direniş ve savunma
Halklar artık bu devlet gerçeğini görerek kendi savunmasını yapmalı ve tedbirini almalı. Kendi yaşamını bu zalim güçlerin insafına bırakmamalıdır.
AKP hükümeti Kürt halkına ve demokrasi güçlerine karşı topyekun bir savaş başlatmıştır. Halkımız da ancak topyekun bir direniş ve savunma ile bu saldırıları durdurabileceğini görmelidir.”
KJK: Devlete dönecektir
Yazılı bir açıklama yapan KJK Koordinasyonu da “Türk devleti ve AKP hükümeti bir yandan önderimiz Abdullah Öcalan ile görüşmeleri keserek, çözüm sürecini bitirmiştir. Diğer yandan ise Türkiye içinde devrimci ve yurtsever kesimlere karşı yargısız infazlar, keyfi tutuklamalar, saldırılar, legal biçimde son derece meşru seçimlerle seçilen HDP Eşbaşkanlarına ve vekillerine açılan soruşturmalar, şehit gerilla cenazelerinin günlerce Türkiye sınır kapısında tutulması, Suruç – Zergelê katliamlarını gerçekleştirmiştir” dedi.
AKP’nin öfke içindeki sınırsız saldırılarının sonuçta tekrar devletin kendisine döneceğinin altını çizen KJK, hiçbir Kürt bireyinin artık kölece yaşamayı kabul etmeyeceğini vurguladı.
KNK: İnsanlık suçu işliyor
Kürdistan Ulusal Kongresi (KNK) "BM, AB ve ABD daha ne kadar seyirci kalacak?" diyea sorduğunu açıklamasında, Kürt halkı katledilirken moral alan IŞİD ve onun destekçisi Türk hükümetine karşı herkesi duyarlı olmaya çağırdı. KNK, Türk hükümetinin açık açık insanlık suçu işlediğinin altını çizdi.
KCD-E: Susmayalım
Başta KDP olmak üzere BM, AK ve uluslararası kuruluşların sessizliğine tepki gösteren KCD-E, "Avrupa'daki halkımız; tüm doğa, demokrasi ve özgürlük yanlısı güçleri, sömürgeci TC'nin katliamcı yüzünü teşhir etmeye ve sorumluluk sahibi kuruluşları harekete geçirmek için öfkesini demokratik eylemsellikle alanlara taşırmaya çağırıyoruz. Susmak katliama ortak olmaktır" dedi.
DTK: Terör devleti
"Bu vahşi saldırının sorumluları Kürt halkına ve insanlığa karşı, her zaman katiller olarak anılacaktır ve uygulamaları terör devleti uygulamaları olarak tarihe geçecektir" diyen DTK, Uluslararası Ceza Mahkemesi başta olmak üzere uluslararası kuruluşları ve basını katliamın üzerine gitmeye çağırdı.
KONGRA GEL: Sorumlusu Erdoğan’dır
KONGRA GEL Eşbaşkanlığı, “Türk devletinin Güney Kürdistan’da yaptığı bu katliamın sorumlusu Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’dır. Yani esas sorumlu ve suçlu bellidir. 7 Haziran seçimlerinde büyük kaybeden Erdoğan Kürt halkından intikam almak istiyor” dedi. Yazılı bir açıklama yapan KONGRA GEL Eşbaşkanlığı, bu katliamların hesabının mutlak sorulacağını vurguladı. Rojava’da IŞİD üzerinden yürüttüğü vesayet savaşından sonuç alamayan Erdoğan'ın bu sefer açıktan ilan ettiği savaş üzerinden saltanatını ayakta tutmayı hedeflediğini kaydeden KONGRA GEL, şunun altını çizdi: "Ama yanılıyor, çok kötü kaybedecek. Önceki savaş hükümetlerinin neden kaybettiklerinden hiç ders çıkaramamış. Ortağı IŞİD nasıl kaybettiyse o da kaybedecek. Halklar, kadınlar, gençler, tüm ezilen ve ötekileştirilenler ile birlikte ya Erdoğan faşizmini durduracağız, ya da Erdoğan faşizminin karanlığına mahkûm olacağız. Mücadele tüm alanlarda yükseltilmelidir. Kürdistan halkları ve özgürlük mücadelesi tüm gücüyle bunun öncülüğünü yapacaktır.”
TJK-E: Kadınlar direnişi yükseltmeli
Yazılı bir açıklama yapan Avrupa Kürt Kadın Hareketi (TKJ-E), halkların, ezilenlerin, kadınların direnişi ve örgütlü gücü karşısında ne IŞİD'in ne de Erdoğan savaş kliğinin durabileceğini belirtti. Açıklamada, "Zulüm ve vahşetin tarihi cevabını ve hak ettiği yeri bulacağından ezilenlerin hiçbir şüphesi yoktur. Bu yüzdende Erdoğan da kadınların, ezilenlerin ve tüm direnen hakların gücünden korkmalı sonunu iyi hesaplayabilmelidir. Erdoğan ve savaş kliğine cevap vermek için başta kadınlarımızın ve tüm demokratik, ezilen, özgür yarınlarda yeri olanların yekvücut olup direnişi yükseltmeleri gerekmektedir” denildi.
HABER MERKEZİ