Almanya'nın Bremen kentinde 'öz yönetim ve hendek' temalı Cuma hutbesi verdiği için AKP ve Türk medyası tarafından hedefe konulan Demokratik İslam Kongresi Avrupa delegesi Mele Eşref Budan, Cizre ve Sur'un hem Kürtler, hem de Müslümanlar açısından kutsal kentler arasında bulunduğunu söyledi. 

Budan, tüm Müslümanlara, Kürt halkıyla dayanışma çağrısı yaptı. Bremen kentinde faaliyet yürüten Saîd-î Kurdî Camisi'nde imamlık yapan ve halk arasında Mele Eşref olarak bilinen Eşref Budan, gazetemize İslam'da öz yönetimler üzerine görüşlerini açıkladı. Budan, Diyanet'in camilerinin halkın camisi olmadığını ve tüm Müslümanların bu camileri protesto etmesi gerektiğini de vurguladı.


'Medine'nin tek varisi Rojava'

Öz yönetimin İslam'da temel bir hak olduğunu söyleyen Eşref Budan, "Medine'den de hicret sonrası 47 maddelik bir toplumsal sözleşmeyle bir öz yönetimin kurulduğuna dikkat çekti. Hz.Muhammed öncülüğünde kurulan Medine'deki öz yönetim sisteminde herkesin din, kimlik farketmeden yönetim ve savunmada eşit söz hakkı sahibi olduğu ifade eden Budan, Medine'nin tek varisinin Rojava olduğu vurguladı. Budan, 22 Arap devletinin Medine'deki yönetim modelinin yanından bile geçemeyeceğini, Arap ve Türk egemenlerinin Rojava tahammülsüzlüğünün arkasında bu gerçeğin olduğunu dile getirdi.

Budan, Kuran'ın Kasas Süresi'nde, ezilen ve haksızlığa uğrayanlara, kendilerini yönetme hakkının tanındığını, bundan dolayı da Kuzey Kürdistan'da halkın öz yönetimlerini ilan etme hakkının bulunduğunu sözlerine ekledi. 


'Kardeşlik' safsatası

Budan, Kürt Özgürlük Mücadelesi'ni 'terör' olarak değerlendiren Kürtlerin Ebucehil ile aynı safta olduğunu da söyledi. Budan devamla, "Kürt Özgürlük Mücadelesi peygambersel mücadele hattının son halkasıdır. Çünkü bir Muhammedi hareket, en başta ezilenleri, emekçileri temeline alır" dedi. 

Kürt halkının her türlü direnişine karşı dillendirilen kardeşlik söylemine dair ise "Biz bu saatten sonra kardeşliğe inanmıyoruz. 'Müslümanlar kardeştir' ve 'Müslümanların hepsi birdir' gibi söylemler, safsatadan ibarettir. Gün Kürtlerin birlik olma günüdür"dedi. 


 'Diyanet camilerine gitmeyin'

Kürdistan'ın birçok kentinde kılınan sivil Cuma namazlarına dair görüşlerini sorduğumuz Budan, asıl dinin ve namazın Sivil Cumalar olduğunu belirttikten sonra Diyanet, Diyanet camileri ve fetvalarının dine aykırı olduğunu vurguladı. Cuma'nın bir nevi ezilenin haykırışı olduğunu belirten Budan, devamla şu ifadeleri kullandı: "Diyanet denen kurum, hazırladığı hutbelerle katil devletin zulmünü, din elbisesi giydirerek meşrulaştırıyor. Bu zulüm devletinin ayakta kalmasının en büyük sebebi, bu kurumdur. Senin, fetvada 'tek millet', 'tek din', 'tek dil' demen bile Allah'ın varlığınının inkarıdır. O yüzden Kürtler ve inanan diğer halklar, halkın camisi olmaktan çıkmış bu camileri, gitmeyerek protesto etmelidir. Çünkü bu camiler inmiş dinin değil, uydurulmuş olan dinin camileridir. Hz. Muhammed döneminde de fitne ve fesat için bir cami vardı ve kapatıldı. Ama en azından o camide bile  Ebu Cehil'in propagandası yapılmıyordu."

Devletlerin özel savaş politikası olarak öne sürdüğü asker ve polislerin 'şehit' olup olamayacağını sorduğumuzda, Mele Eşref, ezen ve işgal eden bir güce mensup olanların şehit olamayacağı cevabını verdi. 

 

Cizre ve Sur'un kutsallığı üzerine

Cizre ve Sur'da devletin uygulamaya koyduğu katliam politikasına karşı Müslümanların ayağa kalkması gerektiğini belirten Mele Eşref, Cizre'nin dünyanın 5'nci kutsal yeri olduğunu, Sur'da ise 541 sahabe ve 2 peygamberin mezarlarının olduğunu hatırlattı. Mele Eşref, Cizre'nin Hz. Nuh'un gemisinin tufandan sonra yerleştiği Cudi Dağı'nın insanlık ailesinin üzerinde çoğaldığı ve yayıldığı bir kent olduğunun altını çizdi. 

Kürdistan'da 20 yıllık medrese eğitimi aldığını ve İmam Hatip mezunu olduğunu hatırlatan Mele Eşref, "Türk devleti Sur ve Cizre'de başta olmak üzere peygamberler diyarı Mezopotamya'yı bombalayarak Kürt halkına ve tarihine savaş açtığı kadar, İslam'a da savaş açmıştır" dedi.


Medine'de ilk hendek fikri Selman-ı Kurdi'nin

Mele Eşref, Kürdistan'da halkın devletin zulmüne direnişin sembolü olan hendeklerin, İslam tarihinde ilk olarak Medine'de  Selman-ı Kurdi adlı Kürt olduğu rivayet edilen bir sahabenin önerisiyle başladığı aktardı.


SERKAN YILDIZ/BREMEN