Halkların Demokratik Kongresi (HDK) kaynakların savaşa aktarılarak yaratılan ekonomik krize ve kriz haline gelen tek adam rejimine karşı 15 Ekim’de, yıl sonuna kadar devam edecek bir kampanya başlatıyor.

 Ekonomik verilerle birlikte işsizlik ve yoksulluğa dikkat çeken HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, “Demokrasi ittifakında buluşup, bu iktidara karşı mücadeleyi yükseltmeliyiz. Yan yana gelerek büyük adaletsizliğe dur diyebiliriz” dedi.

Türkiye ekonominin son 5 yılda yüzde 30 gerilediğini belirten HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, krize karşı birlikte hareket etme çağrısı yaptı.

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) “Halklarımızı krize karşı birlikte mücadeleye dayanışmaya çağırıyoruz” şiarıyla İstanbul’daki merkezinde basın toplantısı düzenledi. Toplantıya HDK Eşsözcüleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ile Sedat Şenoğlu, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanı Sezai Temelli, Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP) Eşbaşkanı Şahin Tümüklü, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi (SYKP) Eşbaşkanı Cavit Uğur, ile HDK bileşenleri katıldı.

Bütçe savaşa aktarıldı

 HDK Yürütme Kurulu adına ortak basın metnini okuyan Ahmet Kavuk, toplumun refahı için harcanması gereken bütçenin savaş ve savunma ekonomisine aktarıldığını belirterek, “Bu durum krizle birlikte yoksulluğu derinleştirmiştir” dedi. Kavuk, ekonomik krize karşı kampanyanın HDK’nin 10. Genel Kurulu’na kadar süreceğini söyleyerek, kampanya takvimini paylaştı:

  • 15 Ekim’e dek illerde paneller, seminerler, halk toplantıları küçük atölyeler, bildiri dağıtma ve benzer etkinlikler düzenlenecek. Sorunu yaşayanların dâhil olduğu örgütlenmeler yaratılacak.
  • 15 Ekim - 31 Ekim arasında, örgütlü olduğumuz her ilde emek demokrasi güçleri ve çeşitli toplumsal kesimlerin katılımıyla şehir meydanlarında kitlesel basın açıklamaları yapılacak.
  • Kasım’da, sağlanan örgütlülüğünün daha etkin olması ve görünür kılınması için yerellerde var olan tüm örgütlü yapılar ve toplumsal kesimlerin kriz eksenli mitinglerde bir araya gelmesi sağlanacak.
  • Aralık’ta geniş toplumsal kesimleri de içine katacak tarzda Ankara veya İstanbul merkezli ‘halk için bütçe’ temalı miting örgütlenecek.

Sistemin kendisi krizdir

 HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli de HDK’nin başlatmış olduğu kampanyanın büyük öneme sahip olduğunu dile getirdi. Türkiye’nin kapitalizm ile Erdoğan-AKP krizini bir arada yaşadığını belirten Temelli, “Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi zaten başlı başına bir krizdir, krizin nedenidir. Savaş ve şiddet ekonomisi; savaş ve şiddet politikasıyla ayakta durmaya çalışıyor. Bakın, ekonomik göstergeler aslında her akşam televizyonlarda gördüğümüz, dolar şu oldu, borsa bu oldu değildir” dedi.

Küçülen ekonomiye rağmen

 Türkiye’nin son 1 yılda yüzde 1’in üzerinde bir küçülme yaşadığını anımsatan Temelli, “Küçülen bir ekonomi olmasına rağmen iktidar sabah akşam savaş politikalarında ısrar ederek silahlanma yarışını kimseye kaptırmıyor. En dramatik silahlanma çalışmaları Türkiye’de. Oysa ekonomi küçülüyor. Çok ciddi sorunları var. Sıkıntı büyüyor ama Cumhurbaşkanı silah pazarlığında,  füze anlaşmalarının peşinde. Suriye sınırında yapılan yığınak, pençe harekatları, aslında tam da bu iktidarın ayakta durmak için ülkeyi bu düşman hukukuna sürüklediği yerdir” şeklinde konuştu.

Utanacak sınırın altında

 Türkiye’de ekonominin son 5 yılda yüzde 30 gerilediğini vurgulayan Temelli, şunları söyledi: “Yani yüzde 30 yoksullaşmışız. Akıl dışı politikaların bedelini toplum ödüyor. Kişi başına gelir 12 bin dolardan 8 bin dolara gerilemiş. Bu yoksullaşmanın ciddi bedeli halkın sırtına yükleniyor. Yoksulluk haritasına baktığınızda neden Kürt illeri başta geliyor, bunu görüyorsunuz. Sadece kişisel gelirlerde yoksulluk yok. Eğitime, sağlığa, sosyal güvenliğe baktığınızda da bunu görüyorsunuz. 8 milyon insan Türkiye’de Yeşil Kart dediğimiz, aslında utanacağımız bir sınırın altında yaşıyor. Yani sosyal güvenlik hizmetine ulaşması mümkün değil. Gıda yoksulları var. Çocuklarımız iyi beslenemiyor. Evet, bu hepimizin tüm ülkenin aslında utanç hanesine yazılacak rakamlar, göstergeler. Bunun müsebbibi tabi ki iktidar.

Adaletsizliğe dur diyebiliriz

 İşsizlik devasa boyutta. Yüzde 20’lere yaklaşmış boyutta ki, OECD ülkeleri açısından bir rekor. Enflasyon resmi rakamlara göre düşüyor ama çarşıya pazara çıktığınızda zam furyasından geçilemiyor. Toplumun bütün kesimlerinin yan yana gelerek demokrasi ittifakında buluşup her yerde büyük dayanışmalar göstererek bu krize/iktidara karşı mücadelesini yürütmelidir. Dayanışma gücünü ortaya koymalıdır. Mahallesinde, iş yerinde, meclislerini, dayanışma ağlarını kurarak bu iktidara karşı mücadeleyi hep birlikte yükseltmeliyiz. Unutmayalım, soysuz bir siyasetle, soylu yalanlarla, damat ekonomisiyle gidecek bir yolumuz yok. Ancak ve ancak faşizme karşı yan yana gelerek büyük adaletsizliğe dur diyebiliriz.”

 

İSTANBUL