Barzani’nin partisinin adı Kürdistan Demokratik Partisi’dir.
KDP nasıl bir partidir?
KDP geçmişte, dört parçada faaliyet gösteren bir partiydi. Her parçada bir “KDP” vardı. Türkiye KDP’sinin başında değerli arkadaşım Serhat Bucak’ın, daha sonra Türk devletinin adamları tarafından şehit edilen babası Faik Bucak bulunuyordu. Türkiye KDP’sinin amacı, Kuzey Kürdistan’ın Türkiye’den ayrılması ve diğer parçalarla birleşerek Büyük Kürdistan’ın kurulmasıydı.
Bugün de KDP’nin bütün parçalarda “uzantıları” faaliyet halindedir.
Egemen ulustan bir sosyalist olarak ben, Barzani’nin şu anki petrol zengini sınıfsal konumuna, ataerkil ideolojisine ve milliyetçiliğine bakmaksızın, onun başında olduğu KDP tarafından savunulan “Büyük Kürdistan” hedefini ya da tüm parçalardaki Kürtlerin “ayrılma ve ayrı devlet kurma” talebini desteklerim.
Bu programı, “devrimci” bulmadığım, hatta bölgesel devrimci süreci yenilgiye uğratacak bir program saydığım halde böyle yaparım.
Desteklerim ama benimsemem…
Benim benimsediğim program, bütün teorik temelini ve pratik yönelimini Öcalan’ın hazırladığı, Konfederal Ortadoğu Ortakevi programıdır. “Demokratik uluslaşma” sürecine paralel bir devrimci süreç düşüncesi bana göre, “küreselleşme ve bölgeselleşme” süreçlerinin analizinden çıkarılmış, bilimsel ve devrimci bir düşüncedir. Bölgedeki dini, mezhebi ve etnik boğazlaşmalara son vererek, küresel güçlerin bölgedeki hakimiyetini yıkacak olan bu düşüncedir.
Emperyalizm öncesi “dünya devrimi” ve emperyalizm çağında “zincirin zayıf halkasının kırılmasıyla tek ülkede sosyalizm” stratejilerinin yerini “bölgesel devrimci süreçleri” zafere ulaştırma ve küresel güçlerin bölgesel hakimiyetlerini zayıflatarak, onları kuşatma stratejisi halkların desteğini kazanmaya başladı bile…
İşte bu olağanüstü gelişmenin öncülüğünü PKK etrafında örgütlenen Kürt halkı yapıyor. Onun tarihi misyonu çok açık: Kürt ulusu kendini özgürleştirirken, tüm ezilen halkları da özgürleştiriyor. Devrimin karakteri Kürt halkı buna öncülük ettiği için biçim bakımından “Kürdi”, ama içerik bakımından çok etnili, çok dinli ve mezhepli, çok kültürlü, eşitlikçi komünal, cinsiyet özgürlükçü ve ekolojik kurtuluşçudur.
Bu çağımızın modern devriminin habercisi bir devrimci süreçtir.
İşte böyle olduğu için, kapitalist “modernitenin” savunucusu olan bütün güçler ve elbette sermayenin partisi AKP, egemen olduğu devletin “parçalanmasından” ve “Büyük Kürdistan” hedefinden değil, Öcalancı konfederalizmden korkuyor.
İşte bu korku yüzünden, “fırsat” bulduğunda bir kaşık suda boğacağı KDP yönetiminin Kürt kamuoyunda, aslında giderek zayıflayan etkisinden yararlanmak için Barzani’yi Amed’de ağırlarken, etkisi Rojava’da devrimle taçlanan Öcalan’ı İmralı’da esaret altında tutuyor…
Gerçek durum böyle olmakla birlikte, ben, yine de Barzani’nin Amed’de “ağırlanıyor” olmasından memnuniyet duyarım.
Çünkü daha düne kadar “aşiret başı” diye Türk devleti tarafından aşağılanan bir Kürt liderinin, şimdi “resmi bir konuk olarak”, üstelik Hewlêr’in muadili Amed’de ağırlanması büyük bir gelişmedir. Biz bu büyük gelişmeyi, Kuzey halkının yürüttüğü büyük mücadeleye borçluyuz. Çünkü AKP Barzani’yi bu büyük mücadelenin etkileri altında ve bu mücadeleyi zayıflatmak amacıyla böyle “düğünlü dernekli” ağırlıyor…
Şurası açık: Resmi sıfatı Türk devleti tarafından tanınmayan Barzani, Kuzey Kürdistan halkının Türk devletine bu sıfatı da kabul ettireceğinden emin olmalıdır. Barzani gelecek Amed ziyaretini “Kürdistan bölge yönetimi Başkanı” sıfatıyla yapacaktır…
‘Büyük Kürdistan’ ya da ‘Konfederal’ ortak evimiz
Barzani’nin programı nedir? Büyük Kürdistan programıdır… Barzani, bütün parçaların birleştiği ve bağlı oldukları devletlerden ayrıldığı bir “ulus devlet” “ütopyasına” sahiptir. Hiç kuşkusuz samimi bir Kürt milliyetçisidir.