‘’Türküm, doğruyum, çalışkanım’’ yerine ‘’Çağdaşım, modernim, dindarım, cemaatçiyim…’’ ‘’Ey Türk gençliği’’ yerine ‘’Ey çağdaş, modern, dindar ve cemaatçi gençlik…’’ Ne oldu da Başbakan sefere hazırlanan padişah misali ferman yağdırmaya başladı? ‘’Çağdaş olsun, modern olsun ama ille de dindar olsun!’’ Sanki ‘’Devletin ulvi maksadı’’ cumhuriyet tarihi boyunca Başbakanın bu saydıkları dışında bir şeymiş de, Başbakan büyük bir buluş yapmış!...
Çağdaş… Modern… Dindar… Cemaatçi… Mesela MTTB (Milli Türk Talebe Birliği) bu üç ‘’Mukaddesat’’ üzre kurulmuş bir dernekti ve Başbakanın ‘’Kınadığı’’ İttihatçılar kurmuştu bu derneği (14 Aralık 1916). Bakınız İttihatçıları hararetle eleştiren Başbakan, bir dönem önceki TBMM Başkanı M. Ali Şahin, ‘’Medeniyet timsali’’ Devlet Bakanı Bülent Arınç, Beşir Atalay, Hüseyin Çelik, Taner Yıldız… Ve dahi Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bu dernekte faaliyet yürüttüler.
‘’Komünizmle Mücadele Dernekleri’’ ‘’Ülkü Ocakları’’ ‘’Akıncılar Derneği’’ ‘’Milli Gençlik Vakfı’’… Ve daha niceleri ‘’Çağdaş, modern ve dindar’’ değil miydi?
Abdullah Çatlılar, M. Ali Ağcalar, Oral Çelikler, Haluk Kırcılar… Maraş, Madımak, Çorum katliamlarında ‘’Tekbir getirerek’’ katliam yapanlar ‘’Çağdaş, modern ve dindardılar!’’ Kürdistan’da ‘’Faili meçhul’’ cinayet işleyen Hizbullahçılar, çatışmalarda gerilla kulağı ‘’Koleksiyonu’’ yapan özel timciler ‘’Dindar gençlikti!’’ 2000’lerin en ‘’Çağdaş, modern ve dindarlar ve cemaatçisi’’ Ogün Samast ile Yasin Hayal’di!
‘’Çağdaş, modern ve dindar’’ İttihatçı Ziya Gökalp’in ‘’Türkleşmek, İslamlaşmak, muasırlaşmak’’ tezinin günümüz dilindeki söylemidir. Hararetle İttihatçıları ‘’Eleştiren’’ Başbakan, Neo İttihatçılık yapıyor! ‘’Türkleşmek, İslamlaşmak, muasırlaşmak’’ ise 1826 da tahta çıkan II. Mahmut ile Tanzimat ve İttihat döneminin ‘’Modernleşme’’ politikasıdır. O dönemin Avrupa’sında devşirme zihniyeti ile indirgemeci politika yapan ‘’Jön Türkler’’ de ‘’Dindar gençlikti.’’
Şimdilerde ‘’12 yıllık zorunlu eğitim’’ hazırlığı yapan ve ‘’Tablet’’ ile ‘’Eğitimde atılım’’ yapacağını iddia eden iktidar yine kimleri zengin etme peşinde? ‘’Eğitimde atılım’’ bilgisayar tableti, ‘’Akıllı tahta’’ gibi görsel şovlarla olmaz! Zihniyet devrimi, demokratik çoğulculuk, halklara ve inanç gruplarına saygı ile olur. Ret, inkar ve tekçiliğin beyinlere işlediği, ırkçı eğitim programı yetmez gibi bir de Diyanet İşleri Başkanlığının salvoları ‘’Kasıp kavurmaya’’ başladı! ‘’Yılın en dindarı, yılın en ahlaklı kişisi’’ yarışması yapmaya hazırlanan DİB 1424 Yılında 6. Osmanlı Padişahı II. Murat tarafında kurulan ‘’Şeyh-ül İslam’’ makamının Cumhuriyetteki devamıdır. II. Murat ki, Şeyh Bedrettin, Börklüce Mustafa, Torlak Kemal gibi eren ve evliyaları ve dahi kendi kardeşlerini de katleden I. Mehmet’in oğludur. Bu günlerde ‘’Fetih’’ duyguları kabardıkça kabaran ‘’Türk/İslamcı’’ AKP ‘’Fetih 1453, Muhteşem Yüzyıl’’ gibi filmlerle ‘’Kahpe Bizans’ın’’ fethine methiyeler dize dursun, Şeyh-ül İslamlık makamı Bizans’tan devşirmedir. ‘’Patrik’’ makamının Bizans İmparatoru ile ‘’Ne büyük faaliyetlere muktedir’’ olduğunu gören zamanın Osmanlı uleması ve devlet ricali bu makamı ‘’Pek müsait’’ buldular. 1424 Yılından 1922 yılına kadar 131 Şeyh-ül İslam Efendi ne ‘’Mukaddes Fetvalar’’ verdi padişah hazretlerine! Bunların en meşhuru Başbakanın dilinden düşürmediği ve aşk ile yad ettiği Ebussuud Efendi’dir! Yavuz Selim ve Kanuni Süleyman’a verdiği ‘’Kızılbaşların katli vaciptir’’ fetvaları da ‘’Dindar nesiller yetiştirme’’ fikriyatına hizmettir. Kızılbaşları katletmeye dünden razı olan Yavuz ve Kanuni de ‘’Dindar nesil’’ yetiştirmeyi vazife bilirlerdi.
Ebussuud Efendi’nin ‘’İzinden’’ giden DİB ‘’Kutlu Doğum Haftası’’ gibi ‘’Faaliyetleri’’ de Bizans’tan aşırdı. Zira İslam Dini’nde ‘’Doğum günü kutlamak’’ gibi bir ‘’Vecibe’’ veya gelenek yoktur. ‘’Doğum günü’’ Hıristiyanlık Dininde kutlanır. Zaten bu günkü ‘’Çağdaş Hıristiyanlık’’ Roma/Bizans ürünü, ‘’Çağdaş İslam’’ da Emevi/Osmanlı/Cumhuriyet ürünüdür.
Günümüz Avrupa’sı, Amerika’sı ve Rusya’sı da ‘’Dindar nesil yetiştirme’’ peşinde. Angela Merkel, Silvio Berlusconi, Nicolas Sarkozy, Barak Obama, Vladimir Putin… Hepsi ‘’Dindar nesil yetiştirme’’ peşinde. Niye mi? Çünkü modern ulus devlet üç semavi dini devletin temeline harç yaptı. İsrail ise bunu kurulduğu günden beri büyük bir özenle yapıyor. Ama İsrail için Hz. Musa’nın dini Kızıl Deniz’in sularında kaldı! İslam Dini, Hristiyanlık ve Musevilik modern ulus devletlerin elinde esirdir. Modern ulus devletler bu dinleri kullanarak varlığını sürdürüyorlar. AKP ve cemaat zihniyetinin ‘’Sivil cumalar’’ için hiddetlenmesinin sebebi, ‘’Çağdaş, modern, dindar ve cemaatçi’’ toplum yaratmak için kullandığı İslam’ın halkın eline geçmesi ve özgürlüğüne kavuşması kaygısıdır.
İsrail için ‘’Dindarlık, vaat edilmiş topraklar peşinde katliam’’ yapmaktan ibaret. Avrupa devletleri, Amerika ve Rus devleti için dindarlık, İsa Mesih’in ve Meryem Ana’nın ikonlarına bakarak istavroz çıkarmak ve yoksul halklara dönük sömürüyü güncelleştirmekten ibaret! AKP’nin ‘’Dindarlığı’’ da DİB’in hazırladığı devlet dini katkılı Cuma hutbeleri dinlemek ve ‘’İleri demokrasi’’ kılıfıyla tekçiliği güncellemekten ibaret! Zira bunlar içini din bir tablet, dindarlık da toplumu tabletle yönetmek olabilir…
Çağdaş... Modern... Dindar... ve Cemaatçi