Belediyeye ait ambulansların mahalleye girmeye çalıştığı her denemede evi ablukaya alan zırhlı araçlar tarafından mahalleye dönük ateş açılarak, çatışma süsü verildi ve ambulansın eve yanaşmasına izin verilmedi.

Yaşamını yitirenlerin sayısı 6'ya yükselirken, sabah saatlerinden itibaren Cizre Belediyesi'ne ait ambulanslar evin bulunduğu sokağın başına geldiği an evi kuşatmaya alan zırhlı araçlardan mahalleye doğu ateş açılarak "Çatışma yaşanıyor" süsü verilip ambulansın geri çevrildiği öğrenildi.


'Teker teker öldürmeye çalışıyorlar'

DİHA'ya konuşan HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, ambulans ve sağlık personelinin sokağın başına emniyet yetkililerinin ve yöneticilerin bilgisi dahilinde gittiğini, fakat her seferinde evi kuşatmaya alan zırhlı araçlardan mahalleye doğru ateş açılıp "Çatışma yaşanıyor" süsü verildiğini söyledi. Ambulansın eve ulaşmasının böylece engellendiğini belirten Sarıyıldız, sabah saatlerinde yaralıların bulunduğu bodrumdan bir yurttaşın kendisine attığı mesajı da aktardı. Sarıyıldız, "Gelen mesajda oradakiler 'Bizi teker teker öldürmeye çalışıyorlar. Bir arkadaşımız daha yaşamını yitirdi' dediler" diye konuştu. 


Türk medyası o noktada

Sarıyıldız, Cizre Belediyesi'ne ait ambulanslarının sabah saatlerinde Dörtyol mevkisinde beklediği sırada ise ambulansın yanından bulunan zırhlı araçlardan ateş açıldığını ve o an Kanal A, TRT, AA gibi yandaş basından birçok basın mensubunun olay yerine getirilerek, "Çatışmalar yaşanıyor ve ambulansların mahalleye girişi engelleniyor" şeklinde anonslar geçtiğini söyledi. Olay yerindeki personelle görüştüklerinde ise durumun bir çatışma değil, çatışma süsü verilmiş bir durum olduğunu öğrendiklerini söyleyen Sarıyıldız, "Örneğin şu an ambulanslar belediyeye geldi ve silah sesleri kesildi. Ama sokak başına gittiklerinde yapay bir çatışma süsü verilerek gidiş engelleniyor" diye konuştu.

Haber yayına hazırlanırken yeniden giden Belediye ambulansları eve 100 metre kala tanklar tarafın dan engellendi. 


 ŞIRNAK





Vekillerin grevi 3. gününde


3 HDP'li vekilin Cizre’deki yaralıların hastaneye kaldırılması talebiyle İçişleri Bakanlığı’nda başlattıkları açlık grevi 3. gününde. 

HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş ve Urfa milletvekili Osman Baydemir, Cizre'deki yaralılar için İçişleri Bakanlığı nezdindeki girişimlerin sonuç vermemesi üzerine önceki gün açlık grevine başladı. 

İçişleri Bakanlığı binasında Efkan Ala'nın da odasının bulunduğu katta açlık grevine başlayan vekillerin telefonları servis dışı bırakıldı. 

Bulundukları temaslar ve eylemlerine ilişkin dün yazılı açıklama yapan HDP'li vekiller, görüşmelerin sonuç vermediğine dikkat çekerek "Gerek Bakan, gerekse diğer yetkililer nezdinde yürütmüş olduğumuz çabalar henüz sonuç vermiş değildir.  Bugün saat 07.00'den 13.30'a kadar en az 10 kez ambulansın yaralıları alması girişimi Bakanlık tarafından verilen tüm taahhüt ve güvencelere rağmen durumda değişiklik yoktur" dedi. 

Olay yerine intikal için hareket eden ambulansa ateş açılması dahil, çatışma süsü verilerek her türlü engellemenin devam ettiğini kaydeden vekiller, Cizre'de otonom hareket eden ve talimat dinlemeyen bir savaş aygıtının devrede olduğunu iddia etti. Vekiller, "Orada bulunan tüm yaralı ve sivillerin yaşamları tehlikededir ve bu durum hükümetin sorumluluğundadır. Başta hükümet olmak üzere herkesi zaman geçirmeksizin sorumluluğunu yerine getirmeye çağırıyoruz" dedi. 



Abluka kırılacak


Abluka ve saldırılara karşı Nusaybin'den Cizre'ye doğru yürüyüşe geçen binlerce kişi de Türk devlet güçlerinin saldırısına uğradı. Yürüyüşçüler, devlet güçlerine direnişle karşılık verdi. 

Nusaybin'in Girêmîra Mahallesi'nde başlayan direniş nöbeti eyleminin 6. gününde birçok kentten bir araya gelen binlerce kişi Cizre'ye doğru yola çıktı. İlçe çıkışında zırhlı araçlar ve TOMA ile araç konvoyunun önü kesildi. Araçlardan inen kitle kontrol noktasına doğru yürüyüşe geçti. Asker ve polis barikatlarının kaldırılmaması üzerine kitle oturma eylemi yaparak İpekyolu'nu trafiğe kapattı.HDP'li vekiller Dilan Dirayet Taşdemir, Ali Atalan, Nadir Yıldırım, İbrahim Ayhan ve Erol Dora'nın devlet güçleri ile yaptıkları görüşme sonuçsuz kaldı. Asker ve polis kitleye gaz bombası ve tazyikli suyla saldırdı. Botan yürüyüşçüleri ise saldırıya taşlarla karşılık verdi. Yürümekte ısrar eden kitleye Nusaybin ve Cizre yönünden gelen zırhlı araçlardan ikinci kez saldırı gerçekleştirildi. Bu saldıraya da karşılık veren ve geri çekilmeyen kitle "Biji berxwedana Cizirê" sloganıyla eylemini sürdürürken, direnişi kıramayan devlet güçleri zırhlı araçlarını geri çekmek zorunda kaldı. Bir süre İpekyolu'nda eylemini sürdüren halk, havanın kararmasıyla direniş nöbetinin sürdüğü Girêmîra'ya doğru yürüyüşe geçti. Botan yürüyüşçülerinin bugün sabah tekrardan Cizre'ye doğru yürüyüşe geçecekleri bildirildi. 

Botan Yürüyüşçülerine saldırıda Aslan Ali Çınar, Fahrettin Durmaz ve ismi öğrenilemeyen bir kişi gaz bombasıyla yaralandı. Gaz bombası kapsülünün göğsüne isabet ettiği Çınar'ın kalp krizi de geçirdiği bildirildi. Yaralılar hastaneye kaldırıldı. Polis, haber takibi yapan DİHA'ya ait araca da saldırdı, iki bilgisayar silah dipçikleriyle parçalandı, bazı malzemeler de gas edildi. 


Araçlar bağlanıyor

Saldırılara rağmen farklı kentlerden dün de Botan Yürüyüşü'ne katılmak araçlar yola çıktı. İzmir'den yürüyüşe katılmak isteyenleri taşıyan araç polis tarafından 'kış lastiği yok' gerekçesiyle engellenirken, yürüyüşçüler özel otobüs firmalarının araçlarıyla yola çıktı.  Mersin'den yola çıkan 2 araç ile İstanbul'dan yola çıkan 3 otobüs de engellendi. İstanbul'da valilik talimatıyla araçlar bağlandı. 


Acılı anneler Amed'de

Abluka ve saldırıları protesto için farklı kentlerde de eylemler yapılıyor. Hakkari'deki açlık grevi bir haftasını geride bıraktı. Bismil'de basın açıklaması yapıldı. İstanbul'da tarihi Kız Kulesi'ne "Ölü hırsızı AKP'yi mezara gömeceğiz" pankartı asılırken, Ankara'da ise Ziya Gökalp Caddesi üzerinde bir köprüye "Bodrum katında insanlık ölüyor" pankartı asan iki kadın polis tarafından darp edilerek gözaltına alındı. 

Amed Emek Bileşenleri, Kürdistan'daki kuşatma ve katliamlara karşı 31 Ocak'ta yürüyüş düzenleyecek. Çocuklarını devlet şiddeti sonucu kaybetmiş olan Gezi, Suruç ve Cumartesi Anneleri ile Roboskîli aileler de katliamlara "dur" demek için bugün Amed'e gidiyor.



Yeniden kuracağız


Silopi'de sürdürülen soykırım saldırılarında devlet güçleri girdiği birçok evi yakıp yıkarak talan etti. Karargah olarak kullanılan evlerden geriye ise enkaz kaldı. İlçe sakinleri şimdi işgal ardından kenti yeniden kurmaya hazırlanıyor. 

Başak Mahallesi'ndeki evi devlet güçleri tarafından önce işgal edilip daha sonra yakılıp yıkılan Reşit Ürün, oğulları, gelinleri ve torunlarıyla aynı evi paylaştığını, evlerinin işgal edilmesi nedeniyle bir süre camide yaşamak zorunda kaldıklarını anlattı. 

Evde sağlam tek eşya dahi bırakmadıklarını daha sonra da evlerinden silah zoruyla çıkarıldıklarını anlatan Ürün, evde bulunan bir miktar parayı da devlet güçlerinin çaldığını aktardı. 

"Herşeye rağmen bırakmadık topraklarımızı. Yaralarımızı sarıp tekrar yaşamaya çalışıyoruz. Ve yılmayacağız. Bu devletin bütün zulmüne rağmen yılmayacağız. Herkes de bunu bilsin. Kürt halkı boyun eğmeyecektir" diyen Ürün, el ele vererek kenti yeniden kuracaklarını dile getirdi.