BDP Grup toplantısında konuşan Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, AKP'nin Kürt sorunu başta olmak üzere hiçbir sorunu çözemediğini belirtti. Erdoğan'ın yalancılıkta ustalaştığını ifade eden Demirtaş, "Yapamıyorsan bırakırsın Başbakanlığı. Sinirlerin kaldırmıyorsa, siyaseti bırak. Toplumun beklentilerine cevap veremiyorsan, git evde otur'' diye konuştu.
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, dün partisinin Meclis Grup toplantısında konuştu. Kürt halk Önderi Abdullah Öcalan'a yönelik tecridi protesto için Mehmet Şerif Saklı' nın bedenini ateşe verdiğine dikkat çeken Demirtaş, Saklı ailesine başsağlığı diledi. "Kendisine ve başkasına zarar verecek eylemi parti olarak uygun bulmuyoruz" diyen BDP Eşbaşkanı, şunları belirtti: "Genç bedenleri ile daha aktif çalışma yürütebilirler. Partimizin kapısının onlara açık olduğunu hatırlatmak istiyorum. Bu tür eylemler ile kendilerine zarar vermesinler."  Hükümete de seslenen Demirtaş, "Tecrit ve savaş politikalarınızını hangi boyuta ulaştığını görün" dedi.
Siyasi soykırım operasyonları kapsamında tutuklanan İHD Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem Erbey'in duygu dolu bir mektup yazdığını belirten Selahattin Demirtaş, "O koşullarda bile yazılan bu mektuptan dolayı arkadaşlarımızı selamlıyoruz" diye konuştu.

AKP çevreyi talan ediyor

5 Haziran'ın Dünya Çevre Günü olduğunu anımsatan Demirtaş, hükümetin çevre politikalarını eleştirerek, ''Doğaya baktıkları zaman rant görüyorlar'' dedi. Sadece AKP döneminde 2 bin Hidroelektrik Santrali (HES) projesinin temelinin atıldığını ifade eden Demirtaş, ''Bazı yerlerde tarihi ve kültürü yok etmek istiyorlar'' diye konuştu.  Demirtaş, HES adı altında doğanın tahrip edilmemesi için yapılan direnişlere katılanların çoğunun yargılandığını ve bu sayının 2 binden fazla olduğunu vurguladı.
AKP Hükümeti'nin bazı yerlerde askeri gerekçelerle baraj yaptığını vurgulayan Demirtaş, şu hususlara dikkat çekti: "Şırnak, Bingöl ve Hakkari'de bunu yapıyorlar. O nedenle toplum bu konularda daha fazla duyarlı olmalıdır. Tabiat insanlığa miras değildir gelecek nesillere bırakılacak emanettir. Bütün insanlığın ortak malıdır. Böyle bir durumda hiçbir iktidar bu kadar pervasızca uygulamalara yapamaz" dedi.

Diyalog ve müzakere tek yöntem
CHP'nin Kürt sorunu ile ilgili önerisini de değerlendiren BDP Eşbaşkanı Demirtaş, ''Şimdiye kadar Kürt sorunu dahil bütün temel soruların çözüm yönetimi olarak diyalog ve müzakereyi esas ve tek yöntem olarak kullanılmasını savunduk. CHP'nin yapacağı girişim, yıllardır savunduğumuz yöntemlerle uyuşuyorsa, diyaloğa açığız. Meseleye hak ve özgürlükler noktasından bakarsak, geçmiş ve tarihle yüzleşerek, hataları ortaya koyarak sanıyorum ki mesafe kat edebiliriz. Bunun dışındaki yöntemler savaşa ve şiddet yöntemleridir" dedi.

Önce üslubunu düzelteceksin
AKP Hükümeti'nin Kürt sorununa ilişkin bir projesinin olmadığının altını çizen Demirtaş, şöyle konuştu:"AKP'nin elinde ölümleri, savaşı durduracak tek bir projenin olmadığı ortaya çıktı. İktidara çağrı yapıyoruz; elinde BDP'yi suçlama dışında bir argümanın var mı? Senin çözüm yöntemin nedir, takvimin, projen nedir? Bunu bilen var mı, yok, çünkü proje yok. Başbakan 'Kürt sorunu bitmiştir, zaten çözülmüştür' diyor. Arkasından 'BDP samimi olursa onlarla müzakere ederiz' diyor. Kürt sorunu bitmişse biz seninle hangi konuyu müzakere edeceğiz? Ortada ilkesizlik, çapsızlık, tutarsızlık var. Çünkü Kürt sorunu, özgürlük, demokrasi diye bir derdi yok. Ama Başbakan Kürt sorununun bitmediğini çok iyi biliyor ki CHP'nin girişimlerine açık oluyor, BDP'ye çağrı yapıyor. Önce AKP'nin ilkesizliği bırakması lazım. İkincisi partimize dönük üslubunu düzeltmesi lazım. BDP, senin ağzında pelesenk edeceğin bir parti değildir. Türkiye'nin dördüncü partisidir. Partimizin ismimizi ağzına alırken, bizimle ilgili konuşurken daha dikkatli olacaksın. Bizimle görüşeceksen önce üslubunu değiştireceksin, bu partinin seçmenlerinin iradesine dikkat edeceksin."

Türkiye, sivil dikta rejimine dönüştü
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, ''Erdoğan'ın kendisini büyük göstermeye çalıştığını ifade etti. Demirtaş, ''Cürümün kadar yer yakarsın, niye bu kadar bağırıyorsun? Yapamıyorsan bırakırsın Başbakanlığı. Çok şükür İngilizce de öğrenmişsin, bak 'One minute'den sonra 'I love you' da diyebildin, başka iş bulursun. Sinirlerin kaldırmıyorsa, siyaseti bırak. Toplumun beklentilerine cevap veremiyorsan, git evde otur. Seni kimse zorla Başbakan yapmıyordur. Ama o koltuğu işgal ediyorsan hakkını ver. 10 yıldır neyi çözdün? Kürt sorunu, işsizlik sorunu, Alevi yurttaşların sorunu, Ermeni sorunu, Kıbrıs sorunu, başörtüsü sorunu bunların hangisi çözüldü? Hiçbirisi çözülmedi. 10 yılda Türkiye, sivil dikta rejimine dönüştü'' diye konuştu.

Erdoğan diktatörlüğü seçti

Başbakan Erdoğan'ın önünde iki yol olduğunu söyleyen Demirtaş, bunlardan ilkinin halkın özgürlüklerini tanımak ikincisini ise zor yöntemini kullanmak olduğunu kaydetti. Selehattin Demirtaş, "Kendisi ikinci yolu seçti. Kimden bahsederse hakaret ediyor. Sonra da 'Biz 74 milyonu kucaklıyoruz' diyor. O hakaret ettiklerin kim? Halkın bu aldatmaca dilini iyi görmesi lazım. Başbakan tarafından hakarete uğramayan kesim kalmadı" dedi.

Erdoğan yalanda ustalaştı
Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır gezisinden sonra ''bravo usta'' dediğini hatırlatan Demirtaş, ''Yalan konusunda da ustalaştılar. 'Diyarbakır halkı büyük bir coşkuyla karşıladı' diyorlar. Biz de Diyarbakır'daydık. Nerede o coşku nerede o kalabalık biz göremedik? Geçtiği bütün yollar bomboş. 5 bin kişilik kapalı spor salonu dolmamış. Moraller bozulmuş. O tablodan dolayı neredeyse kendi aranızda kavga edeceksiniz. Urfa'da da tablo öyle. Halk senden umudunu kesmiş tepkisini ortaya koymuş. Mesajı doğru okumak yerine çarpıtıyorlar'' dedi.

Soruyorum helal midir Roboskî?
Demirtaş, "O insanların orada ne işi var" diyen Hükümet yetkililerinin Roboskî Katliamı'nın planlı bir katliam olduğunu itiraf ettiğini vurguladı. BDP Eşbaşkanı Kürtaj tartışmalarıyla olayın kapatılmaya çalışıldığına dikkat çekerek, "Ama Roboskî öyle kapanacak bir gündem değildir" dedi.
Demirtaş, Diyanet İşleri Başkanı'nın kürtaj konusundaki sözlerine de tepki gösterdi: "Diyanet İşleri Başkanı, kürtaj ile ilgili fetva veriyor ve 'dinen caiz değil' diyor. Diyanet İşleri Başkanı'na buradan sormak istiyorum; Roboskî nedir? Soruyorum helal midir Roboskî? Kuran'ın neresinde böylesi bir katliama sessiz kalın denilmiştir. Kürtaj ile ilgili fetva verirken iyi demi. Kuran, devlet için indirilmemiştir. Ama siz devlet için kullanıyorsunuz. Bundan dolayı sivil Cuma'lara yöneliyorlar. Bundan dolayı rahatsızlar. Çünkü istiyorlar ki din kendi ellerinde kalsın. Roboskî ve kürtaj tartışmasında bu net bir şekilde ortaya çıktı."

Kürt nüfusu için gizli genelge
Demirtaş, Kürt nüfusunun artmasını engellemek için 1997'de MGK'de alınan kararın bir benzerinin AKP Hükümeti tarafından alındığı ve bölge valilerine gizli genelgeyle gönderildiğini açıkladı. Ve bu konuda şöyle konuştu: "2008 Mart ayında bölge valilerine yollanan gizli genelgenin 36. maddesinde tüm bölge illerinde nüfus planlamasının yapılması yazıyor. Genelge burada çıksınlar inkar etsinler. Bölgede planlama, şimdi ise '3 çocuk yapın' diyorlar. Burada açık bir ırkçılık var. Kürt nüfus çoğalmasın derdindeler." 

ANKARA