•  HADEP'den DEHAP'a Kürt siyasi partilerinde yer alan HDP Kasrik Belde Eşbaşkanı 70 yaşındaki Kasım Salgut'un önce kardeşi katledildi, ardından köyleri yakıldı, kendisi de gözaltına alınıp işkence gördü. Tüm bu yaşadıkları karşısında direnmeyi seçen Salgut’u, yöresel kıyafetiyle eylemlerin en ön saflarında görmek mümkün. 

ZEYNEP DURGUT/MA/ŞIRNAK

Gözaltı, işkence, tutuklama, 'faili meçhul' cinayet, sokak ortasında katledilme ve kaybettirilme, Kürt siyasetçiler için reva görülüyor. Bunlara rağmen hiç umutsuzluğa kapılmayan, geri adım atmadan mücadelesine devam eden binlerce Kürt siyasetçiden biri de 70 yaşındaki Kasım Salgut. Salgut’un önce kardeşi katledildi, ardından köyleri yakıldı, kendisi de gözaltına alınıp işkence gördü. Tüm bu yaşadıkları karşısında direnmeyi seçen Salgut’u, yöresel kıyafetiyle eylemlerin en ön saflarında görmek mümkün. 

Şırnak’ın Kasrik Beldesine bağlı Kezerok köyünden olan Salgut’a yönelik baskılar, 1990’lı yıllarda başladı. Sık sık askerler tarafından köyleri basılan Salgut, defalarca köy meydanında işkence gördü. 1991'de dört köylüsü ile birlikte gözaltına alınan Salgut, gözaltında insanlık dışı uygulamalara maruz kaldı. Koçerlik yapan ailesi ile birlikte tüm baskılara rağmen köylerinde kalmakta ısrarcı olan Salgut’un kardeşi Zahit Salgut, 1994'te çobanlık yaptığı Siirt’in Kepir Yaylası’nda namaz kıldığı sırada Türk askerleri tarafından katledildi. Aynı yıl köyleri boşaltılan ve yakılan Salgut, Kasrik’e yerleşmek zorunda kaldı.  

Bütün eylemlerin ön safında

Bu bilinçle Kürt partilerinde yer almaya başlayan Salgut, önce Halkın Demokrasi Partisi (HADEP), ardından Demokratik Halk Partisi (DEHAP), son olarak da Halkların Demokratik Partisi’nde (HDP) çalışıyor. Şu an HDP Kasrik Belde Eşbaşkanı görevini yürüten Salgut, Şırnak’ta yapılan bütün eylem ve etkinliklerde ilerleyen yaşına rağmen ön saflarda yerini alırken, giydiği şal û şepik ve başına bağladığı kefisiyle, eylemlerde dilendirdiği klam ve çektiği halaylarla dikkat çekiyor. İlerleyen yaşına rağmen katıldığı her eylem ve etkinliğe renk katan Salgut, pozitifliğiyle de çevresindekilere moral veriyor. 

Mücadeleye inancım büyük

Kürt partilerinde uzun yıllar çalıştığını belirten Salgut, “HADEP ve DEHAP burada ilk kurulduğunda yönetimlerinde yerimi aldım. O süreçte birçok defa tehdit ve engellemelere maruz kaldım ama mücadele etmekten vazgeçmedim. Kendimi bildim bileli Kürt özgürlük mücadelesinin içindeyim. Kardeşim katledilmeden önce de parti çalışmalarında yer aldım. Kardeşim katledildiğinde öfkem daha da arttı. Ancak öncesinden mücadeleye gönül vermiştim. Sadece kardeşimin katledilmesinden sonra mücadeleye inancım ve bağlılığım daha da arttı. Ben her etkinliğe heyecanla katılıyorum, çünkü bu mücadeleye büyük bir inanç duyuyorum” dedi.

Saldırı da olsa halayımız sürer

HDP kurulduğundan bu yana partide yer aldığını söyleyen Salgut, şöyle devam etti:  “Heyecanımı partimin gücünden alıyorum. Burada düğünlerde klamlar söylenir. Ben de eskiden düğünlerde klam söylerdim ama çalışmalarda yer aldığım için klamlarımı eylemlerde söylüyorum. Halayı çok seviyorum. Her etkinlikte halay çekiyorum. Etkinliklere saldırı olduğu zaman bile biz halayımıza devam ediyoruz.” 

Düğüne gider gibi eyleme

Her eyleme düğüne gider gibi en güzel elbiselerini giyip katıldığını belirten Salgut, “Şal û şepik bizim kültürümüzdür. Benim için anlamı büyüktür. Partimizin nerede bir etkinliği olursa bu şekilde katılıyorum, çünkü kültürümüzü her yerde yansıtmak bana mutluluk veriyor” şeklinde konuştu.

Kardeşimin de hakkını arıyorum

Salgut, katıldığı ve unutamadığı eylemin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın doğum günü vesilesiyle 2009’da Urfa'nın Halfeti ilçesine bağlı Amara köyüne yapılan "Güneşe Yolculuk" yürüyüşü olduğunu belirterek, bu yürüyüşte askerlerin katlettiği Mahsum Karaoğlan ile Mustafa Dağ'ı unutamadığını söyledi. Hem katledilen kardeşinin hem de yıllardır soykırıma uğrayan Kürtlerin hesabını sorabilmek için ilerleyen yaşına rağmen hala mücadelede yer aldığını söyleyen Salgut, “Kardeşimi katleden kişileri biliyorduk ama dava ile kimse ilgilenmedi ve dosya kapatıldı. Kardeşimin eşi faillerin bulunması için Cumartesi Anneleri’ne katıldı. Ama adalet istediği için tutuklandı ve 7 ay Diyarbakır Cezaevi’nde kaldı. Ben kardeşimin de hakkını aramak için mücadele ediyorum” dedi.

Herkes partisine sahip çıksın

Mücadeleye devam edeceğini söyleyen Salgut, her gün daha büyük bir heyecanla eylemlere katıldığını kaydederek, şunları ekledi: “Partinin etkinliklerine katıldığımda kendimi 20 yaşında hissediyorum. Bir eylemde halay çekerken omzuma gaz kapsülü isabet etti. Canım çok yanmıştı ama hala nerede bir eylem varsa orada oluyorum. Çocuğumun düğünüymüş gibi mutlu oluyorum. Halaylarımızı ve klamlarımızı özgürlük için söylüyoruz. Bu yaşıma rağmen buradayım. Herkesin partisine sahip çıkması gerekir. Bunun kadar güzel bir şey yok. Barışa ve özgürlüğe inancım olduğu için buradayım.”