ZABEL MİRKAN

Vietnam-Bin Yıllık Mücadele” kitabı geçtiğimiz ay Edebi Şeyler etiketiyle okurla buluştu.

Kitap, Amerikan savaş uçaklarının Vietnam’da bombardımana aralıksız devam ettiği bir tarihte yazılmış ve bu kez Vietnamlının tarihsel mücadelesini de hem kronolojik hem de o günle analoji kurarak anlatan bir direniş destanı. Yazar, kendi ülkesinin gençlerini, emekçilerini, kadınlarını, savaş karşıtı askerlerini de; patronların, generallerin ve politikacıların kişisel savaşına karşılık tüm Vietnamlıların el ele vererek örgütlediği ve bir yaşam biçimine dönüştürdüğü bu Halk Savaşı öyküsünün birer kahramanı olmaya çağırıyor. Yazar Terry Cannon, 68 Mayısı’nın önde gelen aktivistlerinden, aynı zamanda The Movement gazetesinin de kurucusu ve editörü. 1967’de Oakland’da askere alınmaya karşı gerçekleştirilen protestolarda ön saflarda yer almış ve ardından tutuklanmış. Oakland Yedilisi olarak da bilinen ekibin üyelerinden Cannon, Vietnam üzerine bu kitabıyla emperyalist savaş politikalarına karşı Vietnam halkının duruşunu ustalıkla aktarıyor.

Vietnam eski bir ulus. Amerika keşfedilmeden 500 yıl önce, Vietnamlı köylüler, onların derebeyleri ve kralları, Çinlileri küçük ülkelerini terk etmeye zorladılar. Kendi dillerinde kitaplar, satireler ve şiirler yazdılar. Nesilden nesile savaşlarının ve ulusal kahramanlarının hikâyelerini miras bıraktılar. Bu çarpışmalarda savaşan askerler köylülerdi. Yabancı hükümdarları kovarak, özgürlüklerine kavuşmayı, yüksek vergi ödemeden ya da bir derebeyi için ücretsiz çalışmadan kendi topraklarına sahip olmayı ve onu ekip biçmeyi umuyorlardı. Ancak işler bekledikleri gibi gitmedi.

Nasıl mücadele ettiler?

Yıllar boyunca saldırılara, akınlara maruz kaldılar. Peki Vietnamlılar tarih boyunca bu işgallerle, sömürgeci güçlerle nasıl mücadele ettiler? Yazar Terry Cannon, şöyle aktarıyor: “Bugün yaptıkları gibi, aynı yol ile. Bütün halk, köylüler, toprak ağaları, soylular birleşip bunu birlikte başardılar. Gerilla savaşı taktiğiyle, birçok küçük ölçekli çarpışma ve yer yer büyük savaşlarla karşılık verdiler. Tez elde edilecek bir zaferin peşine düşmeden, uzun zaman sürecek bir direniş savaşı örgütlediler.”

Yazar, kitabı bir Amerikalı gözüyle yazmış ve bir Amerikalının anlaması istediği şekilde aktarmış tüm direnişi. “Sefil” ve sömürülmesi gereken bir halk olarak değil, her seferinde düştüğü yerden kalkan, yoluna devam eden bir halk olarak anlatmış Vietnamlıları. Bölümlere ayırdığı kitabının son bölümünü de bir Amerikalıya adar şekilde yazmış. Vietnamlıların üzerinden kazanılan paraları ve onların ölümüyle elde edilen başarıları aktaran Cannon, her geçen gün daha fazla Amerikalının bıkıp usandığından şikâyetçi. Henüz Vietnam’ı bile doğru düzgün analiz edemiyorken, sıradan bir Amerikalının yaşamından usanmasının imkânsız olduğunu söylüyor.

Kitap bittiğinde Vietnam hakkında ABD başkanları dahil herkesten daha çok bilgiye sahip olmamanız ise imkânsız. Yazar, Vietnam tarihini incelikle ve özenle örmüş çünkü.