Pazartesi günü Kürtlerin milli bayramı olan “Newroz” bir kere daha idrak edip, kutladık. Newroz sadece Kürtlerin kutladığı bir bayram değildir. İran’lıların ve Orta Asya ülkelerinin de kutladığı bir gündür. İran’da resmi bayram olarak kutlanıyor. Türkiye’de de resmi bayram olarak kutlanması konusundaki girişimler Dolmabahçe mutabakatının Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından devrilmesi sonrası rafa kaldırıldı.
Newroz bu yıl Kürdistan’da yasaklar, buruk acılar ve Kürdistanlıların özgürce ve barış içerisinde yaşamak iradesini bir kez daha dışarıya vurması biçiminde kutlandı. Newroz’un Kürtler açısından ayrı bir önemi vardır. Kürtlerin beyinlerini omuzuna sürerek iyileşmeyi bekleyen zalim Dahak rejimine karşı Demirci Kawa öncülüğünde başkaldırıp Dehak despotunun iktidarına son verdiği tarihtir. Kürtler Dahakların ellerinden çok çekti. Halen de çekiyor. Newroz bayramı Kürdistan’ın özgür parçalarında coşku ile kutlanırken, Kuzey parçasında yasaklar, buruk acılar içerisinde kutlandı. Bunun temel nedeni ise her ne kadar uluslararası yasal bir statüye sahip olmamalarına karşın Güney ve G.Batı’nın (Rojava) gerçekte sömürgeci işgal ve tasallut altında olmaması idi.
Her yıl olduğu gibi Newroz bu yılda Kürdistan’ın Kuzeyinde ve Kürtlerin yoğun olarak yaşadığı metropoller de belli bir program çerçevesinde kutlanacaktı. Ancak sömürgeci sistem Newroz’un 21 Mart dışında kutlanmasını yasakladı. Bu nedenle birçok Kürt şehrinde ve metropollerde Newroz’un kutlanması yasaklandı. Şırnak, Gever ve Nisebîn gibi sokağa çıkma yasağı olan Kürt şehirlerinde ise zaten dışarı çıkma yasağı devam ediyordu. Devletin bu kaba yasağına rağmen Kürtler Newroz’un yasaklandığı kentlerde de alanlara çıkıp iradelerini açıkladılar. Başta İstanbul olmak üzere birçok Kürt ve Türkiye şehirlerinde yoğun gözaltına alınmalar yaşandı.
Diyarbekir’de ise Newroz kutlaması için 21 Mart tarihinde izin alınmıştı. Derin devlet ve AKP iktidarı bu yıl yapılan antipropaganda ve Ankara’daki patlamalar nedeni ile D.Bekir’de Newroz kutlamalarına halkın ilgi göstermeyeceğini sanıyordu. Fena yanıldılar. Geçen yıllara göre katılımın azlığına rağmen öğlene doğru yüzbinler Newroz parkını doldurdular. Devlet ve AKP iktidarı Kürdistanlılar tarafından fena halde tongaya düşürülmüş oldular.
Yasaklara ve Kürdistan şehirlerinin yerle bir edilmesine karşın Kürtler alanlara çıkıp burukta olsa özgürlük ve kendi kaderleri üzerinde söz sahibi olma haklarına sahip çıkacaklarını sömürgecilerin gözlerinin içine baka baka anlattılar. Keşke Sur, Cizre, Silopi yıkılırken insanlarımız diri, diri bodrum katlarında katledilirken bu halk topyekün ayağa kalkabilseydi! O zaman tarihi değerlerimiz, yiğit halk önderlerimizin katledilmesi önlenmiş olacaktı. Cizre Halk Meclisi Eşbaşkanı şehit Mehmet Tunç’un dediği gibi bu mücadele uzun solukludur. Kendisini her gün yenilemek zorundadır. Ve de kitleler içerisinde çok güçlü bir biçimde örgütlenmek zorundadır. Halkın iradesi tüm baskı, katliam ve teröre karşı kırılmamış, yenilmemiştir. Elbette her karanlık gecenin bir sabahı olacaktır. Kürde zulüm edenler bir gün mutlaka yaptıkları zulüm, katliam ile yüzleşmek zorunda kalacaklardır. Onlar yüzleşmek istemese dahi tarih onları yüzleşme ile karşı karşıya bırakacaktır.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 21 Mart 1937'de Pax ve Kalmut nahiyelerini birbirine bağlayan köprünün yakılması ve jandarma karakoluna baskın düzenlenmesi ile Dersim Kürt Milli Harekatı başladı.
* 21 Mart 1982'de Mazlum Doğan ''Berxwedan jiyan e'' şiarı ile Diyarbakır Cezaevi'nde Newroz ateşini yakarak şehit düştü.
* 21 Mart 1985'de ERNK kuruldu.
* 21 Mart 1991'de Zekiye Alkan Diyarbekir surlarında bedenini ateşe vererek Kürtlere yönelik baskıları protesto etti.
* 21 Mart 1992'de Rahşan Demirel Kürt halkına yönelik baskılara karşı Kadifekale'de bedenini ateşe verdi.
* 22 Mart 1994'te Bedriye Taş (Ronahî) ve Nilgün Yıldırım (Bêrîvan) Almanya’da Newroz’un yasaklanmasını protesto etmek için Mannheim’da bedenlerini ateşe verdi.
* 23 Mart 1960'da büyük Kürt alimi ve filozofu Bediüzaman Mellê Seidê Kurdî Urfa’da yaşamını yitirdi.
* Kontrgerilla tarafından kaçırılan KUM Meclisi üyesi Mehmet Şen’in cenazesi Nizip’te bulundu. Şen, köyü olan Birecik’e bağlı Ayran köyünde toprağa verildi.