• Cembelî Destanı’nı diğerlerinden ayıran üç gerçeklik vardır: Cembelî gerçek bir aşıktır ve sevdiğini bu dünyada arar; bey oğlu ve beylik tahtının varisi olmasına rağmen aşkı iktidarın önüne koymuş, sevdiğinin ailesinin yanında çobanlık yapmıştır. aşkına ulaşma mücadelesinde akıl ve bilinci erkekliğin önüne koymuştur.
  • Cembelî Destanı, Kürt aşkını mitolojik bir olgu olmaktan çıkarıp gerçeğe dönüştürmüş, tabulardan örülmüş köprüleri yıkmıştır. Cembelî, Binevş’in önceden evlenmiş olmayışını dert etmez. Beylik sahibinin oğlunun sevdiğine kavuşmak için çoban keçesini omuzlarına attığı bu olay, destanı değerli kılan yiğitlik örneklerinden biridir.

İHSAN COLEMÊRGÎ

Tüm halkların tarihinde olduğu gibi, Kürt halkının tarihinde de destanlar önemli bir yere sahiptir. Birçok araştırmacıya göre Kürt halkı, en eski uygarlıklara mekan olmuş Zagros dağları ve Mezopotamya ovasının en eski yerleşik halklarındandır. Zira dünyaca bilinen en eski destanlardan biri olan Gılgameş Destanı (Kelgamêş) da bu tanınmış coğrafyada bulunan tabletlere işlenmişti. Öte yandan destanların tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. Kürt coğrafyasının geçmişi de bu konuda oldukça verimli, güçlü ve zengin ürünlere tanıklık eder. Nitekim birçok Ortadoğu mitoloji uzmanının verdiği bilgilere göre; tarihin başlangıcında "ovalıların mitolojisi, dağlıların mitolojisinin etkisi altındaydı.” Bunun yanı sıra, Mezopotamya uygarlığının gelişimi, "Dağlı kavimler tarafından ileri düzeylere getirilmişti.” Yüksek ve sarp Zagros dağları, bol yayla ve vadileriyle hem paha biçilmez güzelliklere sahipti hem de doğal afetlerin yaşandığı yerlerdi. Bu özellikleri nedeniyle, destanların adeta bir dokuma gibi işlenerek yazıldığı tezgah da erkenden kuruldu ve bu tezgahın yün ipliği de erkenden sarıldı ve ince bir tarzda eğrildi, büküldü. Kürt destanlarının içeriği de bazen bilinen yiğitlik olaylarında, bazen halk şiirlerindeki kahramanlıklarda, bazen de çağdaş ve uzun kahramanlık şiirlerindeki sitemlerde olduğu gibi örüldü.

Destanların bir özelliği var: Küçük bir kar topu gibi öncelikle doğduğu yerden kopar ve akışkanlıkla farklı farklı yerlere doğru yol alır. Bu akış boyunca geçtiği her yerdeki dengbêjler, onun örülmesine katkılar sunar, değişiklikler katar. Bu olguda dengbêjliğin dinsel ve toplumsal rolü vardır ve destanların motiflerinde de kendisini gösterir. Bir dengbêjin Sünni, Alevi veya Êzîdî olması, destanın biçim, içerik ve motiflerinde de farklılıklara yol açar. Diyebiliriz ki, destanlar tıpkı kumaş gibidirler ve tüccarların pazarlardaki raflarında ve tezgahlarındadırlar. Her halk, her ulus, bu kumaşı satın alır ve kendisine göre, boyuna uygun bir biçimde keser, biçer ve diker. Bu adeta genel bir kuraldır. Mesela Sümerlerin yurduna yerleşmiş ve hüküm sürmüş Akadlar, Babiller ve Asurlar'ın destanlarında hakim olan motifler, kendisine ait sayma ve var olanı değiştirme üzerine kuruludur.

Bazı destanlarda savaşkanlık, bazılarında ihanet ve direniş, bazılarında hilekarlık ve fesatlık, bazılarında kötülük, bazılarında da bağışlayıcılık öne çıkar.

Cembelî Destanı'nın da çok derin bir aşk koktuğunu söylememiz mümkündür. Kürt halkı, destanlarının çoğunu, stran dizeleriyle örmüş ve süslemiştir. Bu şarkılar yoluyla yaşanan destansı olaylar günümüze kadar gelebilmiştir.

Hiç şüphesiz bir destanın önemi, o destanın yaşının uzunluğuyla yani ne kadar eski olduğuyla ölçülür. Eğer bir destan birkaç yüzyıl halkın gündeminde kalıyorsa, bu destanın içeriği zamanın ünlü sanatçılarının eliyle dokunmuş demektir ki, bu destan işte tam o zaman değerlidir ve güzel bir tat verir.

Cembelî Destanı'nın farkı

Benim düşünceme göre Cembelî Destanı'nı diğer destanlardan ayıran üç gerçeklik vardır:

* Birincisi; Cembelî gerçek bir aşıktır. Bu dünyada sevdiğini arar. Cembelî'den önce yaşamış aşıkların çoğu, kaderin kılıcı karşısında boyunlarını eğmişlerdir. Birçoğu da Mem û Zîn örneğinde olduğu gibi sevdiklerine öteki dünyada/ahirette kavuşmayı istemişlerdir. Şüphesiz bu da Zagros ve Mezopotamya'nın bir geleneğidir.

* İkincisi; Cembelî bey oğludur ve beylik tahtının varisidir. Ama o, aşkı iktidar olmanın önüne almıştır. Sevdiğine kavuşana kadar, yetkinin sağladığı her tür çıkardan elini eteğini çekmiştir. Bu süre içerisinde sevdiği ve sonradan evleneceği kadının ailesinin yanında çobanlık yapmıştır. Kısacası, aşkı büyüklüğün ve ailesel çıkarların önünde bir yere koymuştur. Buna benzer bir örneği, 20. yüzyılda İngiltere'de görmek mümkündür. Kraliyet naibi Edward'ın tavrı da Cembelî'nin tavrına benzerdir.

* Üçüncüsü; Cembelî aşkına ulaşma mücadelesinde akıl ve bilinçle hareket etmeyi erkeklikle hareket etmenin önüne koyar. Bu da Cembelî'nin bilinçli, yiğit, kendine güvenen ve sabırlı bir insan olduğunu gösterir. Cembelî babasının beylik gücünü sevdiğine kavuşma yolunda kullanarak, başka insanların ölümüne sebebiyet vermek istemez.

Düşünceme göre saydığımız her üç özellik, bu destanın Kürtlerin geniş coğrafyasında yayılmasını sağlamıştır. Cembelî'nin aynı zamanda azimli ve çabalı bir genç olduğu da unutulmamalıdır. O bu sayılan özelliklerle birbirinden farklı ve çelişik olguları bir potada buluşturmayı başarmış ve akılla yorumlamıştır.

Binevş'in aşkı

Binevş'in de aşkı en ileri seviyededir. O da Cembelî'nin aşkını karşılıksız bırakmaz. Binevş, zorla ve aşiret içindeki bazı çeliskiler nedeniyle evlendirilmiştir. 'Küçük Cembelî' isimli de bir çocuğu vardır. Bir ağa kızıdır ve aşiret içerisinde önemli ve saygın bir yere sahiptir.

Tüm değerlerini, Cembelî'ye olan sevgisine göre oluşturur. Cembelî'nin aşk acısı, onun yüreğini hiç terketmez. Tüm rüya ve hayallerinde Cembelî'yi görerek hayatına devam eder. Sevdiğine ulaşabilme umudu, gönlünde adeta yuva yapmıştır. Cembelî'yi çoban kıyafetleriyle gördüğünde çok sevinir. O anki duygularını bir stranın dizelerinde şöyle dile getirir:

Lorî lorî Cembelîyê mino lorî

Tu bi xêr û xweşî hatî welatê Hekarya zozanên jorî

Ez dê serê Ehmedê pismam, Cembelîyê biçûk

Ligel êl û eşîra giran ji te re bikim gorî.

 

(Lori lori Cembelîm lori

Sen Hakkari'nin yüksek yaylalarına

Hayırla güzellikle hoş geldin
Ben amcaoğlum Ahmed'i, Küçük Cembelî'yi

Ve bu elin ağır aşiretini senin yoluna kurban ederim)

Mitolojiden gerçeğe dönüş

Cembelî destanının önemi, oldukça eski olmasından ileri gelir. Musul'dan Serhat'a, oradan Dersim'e Kürtlerin yaşadığı tüm yerlerde yayılmıştır. Yüzlerce yıldır Kürt dengbêjlerin dilindedir. Cembelî, "Kürt aşkının yiğidi" olarak tanınmıştır. Hakkari Beyi’nin oğlu Cembelî'nin ve Binevşa Narîn'in aşkının destansılığı, Kürt aşkını mitolojik bir olgu olmanın ötesinde gerçeğe dönüştürmüştür. Onların düşüncesine göre gerçek aşk, bu dünyada yaşanması gereken aşktır.

Kürt halkı asırlarca, uzun gecelerde, şenlik ve mutlu günlerinde bu destanı dinlemiş, Kürt sözlü edebiyatını ve dilini bu destanla güçlendirmiştir. Bu destan, aynı zamanda Kürt sözlü edebiyatının taştan örülü surlarının duvarındaki en önemli köşe taşlarından biridir. Yazılı edebiyat için de elimizdeki önemli kaynaklardan biridir.

Tabuların yıkılması

Bu ünlü destan aynı zamanda, tabulardan örülmüş köprüleri de yıkmıştır. Cembelî'den önce yaşamış aşıklar tabulardan çok korkmuşlardır. Cembelî, Binevş'in önceden evlenmiş olmasını ve bakire olmayışını da kendisine hiç dert etmemiştir.

Dünya edebiyat tarihinde, bir beylik sahibinin oğlunun sevdiğine kavuşmak için çoban keçesini omuzlarına attığına ender rastlanır. Bu bile başlı başına bu olayın bir destan olarak ele alınması için yeterli bir neden değil midir?

Destanları destan yapan en önemli yanlardan biri, oradaki yiğitliktir. Bu ölçüyü de Cembelî'de görmek mümkündür. Şüphesiz, tüm bunların yanısıra, Hakkari Beyliklerinin yarı bağımsız statüsü ve alandaki medreselerin yarı serbest pozisyonunun dilde ve kültürde yarattığı gelişme de Cembelî Destanı'nın oluşmasında önemli bir rol oynamıştır. Bu gerçeklik de unutulmamalıdır: Ezilenlerin dil ve kültürünün gelişimi ve ilerleyişi, siyasal güç ve olanaklarının gelişimi ve ilerleyişine bağlıdır.