Kürt sorununu askeri yöntemlerle çözme sürecine dönüş yapıldığı 2015’ten beri cenazelere eziyet uygulamaları sürüyor. Yılın ilk 11 ayında 24 cenaze dini vecibelerin yerine getirilmesine izin verilmeden defnedilirken, 12 cenazenin taziyesi yasaklandı.

Kürtlerin, cenazelerinin dini vecibelerini yerine getirmesine, örf ve adetlerine göre defin etmesine ve taziye kurmalarına izin verilmiyor. Aksine cenazeler saldırılara maruz kalıyor, taziyeler engelleniyor, defnedilen cenazelerin ise mezarlıkları tahrip ediliyor. Kimi cenazeler aylarca çatışmaların yaşandığı kırsal kesimlerde bırakılırken, kimi cenazeler ise benzer şekilde aylarca morglarda bekletildikten sonra ailelerine teslim edildi. Teslim edilen cenazelerin ise cenaze töreni düzenlenmesi engellendi. 2019’un ilk 11 ayında, cenazelerini dini vecibelerini yerine getirmek, toplumsal örf ve adetlere göre defnetmek isteyen 24 aile, polis ve askerlerce engellendi. Söz konusu engellemelere maruz kalan 12 ailenin, taziye kurmasına dahi izin verilmedi.

Yasallaştırıldı

 Anayasa’nın 10. (Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir), 17. (Herkes, yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir), 20. (Herkes, özel hayatına ve aile hayatına saygı gösterilmesini isteme hakkına sahiptir. Özel hayatın ve aile hayatının gizliliğine dokunulamaz) ve 24. maddelerinde (Herkes, vicdan, dini inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir) belirtilmesine rağmen 16 Ocak 2016’da Resmi Gazete’de yayınlanan ”Adli Tıp Kurumu Kanunu Uygulama Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ve ”Mezarlık Yerlerinin İnşaası İle Cenaze Nakil Ve Defin İşlemleri Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” yönetmeliklerle, 2015’te başlayan cenazelere yönelik engelleme ve saldırılar yasallaştırıldı.

Engelleme ve saldırılar

  • 18 Mart: Zülfük Gezen’in cenazesi, polis tarafından ailesinin bilgisi dışında İstanbul’dan Amed’e getirilerek, zorla defnedildi.
  • 25 Mart: Zehra Sağlam’ın cenazesine askerlerce el konuldu.  Varto’da asker ablukasında defnedildi. Bir hafta boyunca köyün giriş çıkışlarını kapatan askerler, taziye ziyaretine izin vermedi.
  • 24 Mart: Ayten Beçet’in cenazesi polis tarafından kaçırılarak, gecenin karanlığında defnedildi. Polis, ailenin taziye kurmasına da izin vermedi.
  • 27 Mart: Medya Çınar’ın Kızıltepe ilçesinde bulunan Çimenli (Margik) köyündeki cenaze törenine katılmak isteyen yüzlerce kişi engellendi, köyde kurulmak istenen taziye çadırına askerlerce el konuldu, çadırı taşıyan traktöre ise para cezası kesildi.
  • 3 Nisan: Siraç Yüksek, Nusaybin’de abluka altında sadece aile bireylerinin katılımıyla defnedildi.
  • 6 Nisan: Mahsun Pamay için Şırnak’ın Cizre ilçesinde kurulan taziye engellendi. Polis, taziyeye katılanları dışarı çıkardı.
  • 17 Mayıs: Nevaf Kortak’ın cenazesi, “devletin camisi” denilerek alınmadı. Tabutu defalarca aranan Kortak’ın naaşı aile bireyleri tarafından polis baskısı altında defnedildi.
  • 22 Mayıs: Hüseyin Ecer’in cenazesi, 3 yılı aşkın bir süre sonra ailesine teslim edildi. Cizre’de abluka altında toprağa verildi.
  • 25 Haziran: Hazal Aslan’ın cenazesi, 40 ay sonra teşhis edilerek ailesine verildi. Polis, Aslan’ın cenazesine katılmak isteyenlere saldırdı.
  • 18 Temmuz: Halis Çoşkun için kurulmak istenilen taziye çadırına izin verilmedi.
  • 6 Ağustos: Ecet Akay’ın cenazesi, 11 gün sonra ailesine teslim edilmesi ardından Tatvan’ın Karşıyaka Mezarlığı’nda abluka altında sadece ailesinin katılımıyla defnedildi.
  • 6 Ağustos: Ayşe Başaran’ın cenazesi, 11 gün sonra ailesine teslim edildi. Silvan ilçesine bağlı Susuz Mahallesi’ne götürülen cenaze, asker ablukası altında defnedildi. Taziye kurulması engellenen aile, evinde taziyeleri kabul etti.
  • 13 Ağustos: Welat Çetin ve Ömer Davut Orak’ın taziyesinin kurulmasına izin verilmedi. Evinin bahçesinde kurulmak istenen taziyeye, bu kez ”propaganda yapılır” gerekçesiyle izin verilmedi.
  • 4 Eylül: Mücahit Yılmaz’ın cenazesi, 46 gün sonra ailesine verildi.
  • 18 Eylül: Mikdat Örde’nin cenazesi, 43 gün sonra ailesine teslim edildi.
  • 24 Eylül:Muhammed Tara’nın cenazesi 37 gün sonra ailesine teslim edildi. Tara, polis ablukası altında sadece aile bireylerinin katılımına izin verilen merasimle defnedildi.
  • 29 Eylül: 49 gün sonra cenazesi ailesine verilen Muhammet Emin Demir için evin bahçesinde kurulmak istenen taziye, polis tarafından engellendi.
  • 30 Eylül: Mahmut Alınbay’ın mezarı, 98 günde 6 kez saldırıya uğradı.
  • 2 Ekim: Müslüm Gündüzalp’ın cenazesi DNA testi sonucu kesinleşmediği için ailesine verilmedi. Ailenin Urfa’nın Suruç ilçesine bağlı Üveyik (Tirkak) Mahallesi’nde taziye için çadır kurmalarına izin verilmedi. Aile, evinin bahçesinde taziyeleri kabul etti.
  • 15 Ekim: Uğurcan Dindar’ın cenazesini 18 gün sonra alan baba Mahmut Dindar, defin işlemi ardından gözaltına alındı.
  • 15 Ekim: Bitlis’in Yukarı Ölek (Oleka Jor) kırsalında bulunan Garzan Mezarlığı’ndan 19 Aralık 2017’de 267 cenaze çıkarılarak, İstanbul Adli Tıp Kurumu’na (ATK) götürülmüştü. DNA eşleşmesi yapılan 11 cenaze dahil olmak üzere toplam 262 cenaze, Mart 2019’da Sarıyer’de bulunan Kilyos Kimsesizler Mezarlığına defnedildi.
  • 29 Ekim: Aydın Kaya’nın, ”Em te ji bîr nakin heval (Seni unutmayacağız, arkadaş)” yazılı mezar taşı savcılığın talimatıyla askerlerce kırıldı.
  • 1 Kasım: Mahsun Pölat’ın cenazesi 2 yıl sonra ailesine verildi. Aile, cenazeyi Nusaybin merkezde bulunan Hecheca Mezarlığı’na defnetmek istedi ancak izin verilmedi.
  • 3 Aralık: Emine Aslan Aydoğan’ın defnedilmesi engellendi. Ailesi tarafından Kızıltepe’de kurulmak istenen taziyeye de izin verilmedi.
  • 8 Aralık: Murat Kaya’nın cenazesi, abluka altında defnedildi.