Hakkari'nin Şemdinli ilçesinde 2 Eylül'de savaş uçaklarının düzenlediği bombardımanda şehit düşen 5 HPG gerillası ile Şırnak'ın Beytüşşebap ilçesinde 24 Eylül'de çıkan çatışmada yaşamını yitiren 11 HPG gerillasının cenazeleri Malatya Şehir Mezarlığı morgunda tutuluyor. 

HPG'lilerin cenazeleri, işkence ve bombardımandan dolayı teşhis edilemezken, aileler yaklaşık 40 gündür DNA sonuçlarının çıkmasını bekliyor. 

HDP Amed Milletvekili Nursel Aydoğan, "Savcı ile yaptığımız görüşmede bize, cenazelerin parçalandığı için tanınamaz olduğunu ve bundan kaynaklı ailelerden kan örneklerini aldıklarını, gecikmenin bundan kaynaklandığını aktardı. Ancak 40 gündür DNA testlerinin çıkmaması manidar bir durum. Bir devlet kurumunun bu kadar hantal çalışabileceğini düşünmüyoruz ve bunun bilinçli yapıldığını biliyoruz" şeklinde dedi.
DNA test sonuçlarının uzun sürmesi hakkında Adalet Bakanlığı ile görüştüklerini aktaran Aydoğan, ancak bu konuda bakanlığın da bir çaba göstermediğini söyledi. Aydoğan, DNA test sonuçlarının 40 gündür çıkmamasının izah edilebilir bir durum olmadığını belirtti.



Uluslararası alana da taşınacak


Devlet tarafından katledilen gerilla ve sivil cenazelerine yapılan işkencelere de değinen Aydoğan, "AKP yaptığı bu katliamlarla uluslararası mahkemelerde yargılanacak duruma gelmiştir. AKP'nin uluslararası mahkemelerde yargılanması için her şeyi yapacağız" kaydetti.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Malatya İl Eşbaşkanı Polat Akköse ise ailelerin çocuklarının cenazelerini teslim alamadıkları için endişe duyduklarını aktardı. Akköse, "Cenazelerin bekletilerek teslim edilmemesi bir işkence haline getiriliyor. Çocuklarının ölüm acısını taşıyan aileler, o acıyı defalarca yaşıyor. Biz cenazelerin bilinçli olarak bekletildiğini düşünüyoruz" diye konuştu.



Ailelere ikinci acı

İnsan Hakları Derneği Malatya Şubesi Başkanı Servet Akbudak da, 24 Temmuz'dan itibaren devreye konulan savaş konseptiyle cenazelerin özellikle bekletildiğine dikkat çekti. 

Haftalar süren DNA testleriyle uygulanan cenaze tespiti ve teslimi prosedürünün, yaşamını yitiren insanların yakınları tarafından ayrı bir işkence ve zulüm uygulamasına dönüştüğünü belirten Akbudak, "Bunun en somut örneği, annesi ile birlikte gelen ve kardeşinin yanmış bedenini teslim almak için çaba sarfeden HPG'li gerillanın kardeşinin kullandığı ifadelerdir. Bize aynen 'Hiç olmazsa kızkardeşimin cenazesini erken verseler annemin ağlama süresi kısalır' dedi. Bu ifadeler adeta insanım diyen herkesi insanlığından utandıracak mahiyettedir" dedi. 


DİHA/MALATYA