HAMDULLAH KESEN / MA / ADANA
Adana ATK, çatışmalarda şehit düşen HPG’lilerin tahrip olmuş cenazelerini bir poşetin içine koyup ailelere veriyor. İHD Çukurova Bölge Temsilcisi Avukat Yasemin Dora Şeker, “Bir aileye bu acı yaşatılmamalıdır. Sebze verir gibi küçük bir poşetin içinde cenazenin teslim edilmesi kabul edilemez” dedi.
Amanos Dağları'nda Mart'tan bu yana çıkan çatışmalarda ve Silahlı İnsansız Hava Araçları'nın (SİHA) saldırısında şehit düşen HPG’lilerin cenazeleri, Adana Adli Tıp Kurumu (ATK) Morgu'nda bekletiliyor. Tahrip olan cenazeler, ailelere tabut yerine poşetin içine konularak veriliyor. "Sebze verir gibi cenazelerin poşetle ailelerin ellerine tutuşturulmasına" tepki gösteren İHD Çukurova Bölge Temsilcisi Avukat Yasemin Dora Şeker, bu durumun insani olmadığını belirterek, yetkilileri tüzük ve yönetmeliklere uymaya çağırdı.
Osmaniye'nin Amanos Dağları eteklerinde bulunan Şarappınar mevkiinde 11 Temmuz'da SİHA saldırısında 12 arkadaşıyla birlikte şehit düşen HPG'li Haydar Karaburk (Xwinrej Dilbirin), Deniz Tali (Şiyar Rüstem) ve İbrahim Durgun'un (Agit İdeği) cenazeleri, DNA testi sonucunda; aileleri tarafından Adana ATK Morgu'ndan alındı. Tahrip olan cenazeler, bir poşet içine konularak ailelerin eline tutuşturuldu. Aileler, parçalanmış cenazeleri memleketlerinde toprağa verdi.
SİHA saldırılarında şehit düşen bazı HPG'lilerin cenazeleri, DNA testi sonuçlanmadığı gerekçesiyle Adana'nın Buruk ve Kabasakal mezarlıkları içinde bulunan kimsesizler mezarlığında defnedildi. Kimi cenazeler, DNA testinde eşleşmesi sonucu ailelere verilirken kimisi de hala kimsesizler mezarlığında bulunuyor.
Aylarca alamıyorlar
Cenazelerin poşet içinde ailelere verilmesine İnsan Hakları Derneği (İHD) Çukurova Bölge Temsilcisi Avukat Yasemin Dora Şeker tepki gösterdi. Şeker, "Aileler, çok ciddi sıkıntılar yaşıyor. Savcılıklara gittiklerinde DNA testi için kan örnekleri isteniliyor. Kan örneği verseler dahi aylarca cenazelerini alamıyor. Kan uyuşması söz konusu olduğu zaman bu kez uzun süreli bir uğraş gerektiriyor" dedi.
Tabut içerisinde verilmiyor
Bu şekilde ailelere katmerli acı yaşatıldığını dile getiren Av. Şeker, kendilerine başvuran 3 aileyle ilgili şunları söyledi: “Cenazeler, ailelerin ellerine tutuşturulmak suretiyle poşetin içinde verilmişti. Derneğimize elinde poşetle gelen aileyi görünce insanlığımızdan utandık. Cenazenin niteliği ne olursa olsun; ölüm nedeni ne olursa olsun bir aileye bu acı yaşatılmamalıdır. Sebze verir gibi küçük bir poşetin içinde cenazenin ATK ve savcılık tarafından teslim edilmesi, insani açıdan kabul edilebilir bir şey değildir. Vicdanları yaralayan bir şeydir bu. Bu uygulamaya son verilmesi gerekiyor. ATK'nin ve savcılıkların, ailelere cenazelerini verip kendi inançlarına göre defnedilmesi imkanını sağlaması gerekir. Ölünün niteliği ne olursa olsun geride kalanların insani hakları söz konusudur. Cenazelerin tabut içerisinde verilmemesi insani değerlere aykırıdır. Bu uygulamalara son verilmesi gerekiyor. Yetkilileri de tüzüğe ve yönetmeliğe uymaya çağırıyoruz.”