Konferansın amacını 3 yıldan beridir devam eden ve 150.000 kişinin ölümüne, 9. 5 milyon insanın ülkesini terk etmesine neden olan iç savaşı durdurmak, geçici bir yönetimle yaraları sarmak olarak ifade edebiliriz.
Konferans, 1. Cenevre Konferansı’nda tespit edilen ilkeler üzerine inşa ediliyor. 30 Haziran 2012 tarihinde yapılan ilk toplantıya beş Birleşmiş Milletler Daimi üyesi Türkiye, Katar, Kuveyt ve Irak katıldı. 6 maddelik bir plan kabul edildi. Kofi Annan planı olarak kabul edilen plana göre içsavaş durdurulacak, tam icra yetkilerine sahip bir geçici hükümet kurulacaktı. Ancak Rusya ve Çin Beşar Esad’ın ‘geçici hükümet’te yer almamasına karşı çıkınca plan çöktü.
Cenevre 2 Konferansı’na beş BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyesi (ABD, Rusya, Çin, Fransa ve İngiltere), Arap, İslam ve Avrupa Birliği, Cezayir, Brezilya, Kanada, Mısır, Hindistan, Irak, Almanya, Danimarka, Hindistan, Endonezya, İtalya, Ürdün, Katar, S. Arabistan, İspanya, İsveç, İsviçre, Norveç, Fas, Lübnan, BAE, Umman, Katar, Türkiye katılıyor. İran ise Suriye Muhalefeti ve Devrimci Konseyi’nin “ya askeri birliklerinizi Suriye’den çekersiniz” ya da biz konferansa katılmayı askıya alırız itirazı üzerine konferansa katılmaktan önceki akşam itibarı ile vazgeçti. Ancak bu İran’ın son anda BM Genel Sekreteri’nin davetine katılmıyacaktır anlamına gelmemelidir.
Güneybatı Kürdistan’da (sömürgecilerin, destekçilerinin deyimi ile Kuzey Suriye’de) üç milyon Kürt yaşıyor. Kürdistan’ın G. Batısı 2012 yılından beridir de facto bir durum yaşıyor. 19 Temmuz devriminden bu yana Rojava’da (Güneybatı Kürdistan) yönetim Kürdistanlıların (Kürt, Arap, Asuri, Ermeni) denetimindedir. G. Batı Kürdistanlılar Türkiye, Katar, S. Arabistan, Ürdün’ün desteğine rağmen ülkelerini El Nusra çetelerine karşı büyük bedeller ödüyerek koruyorlar. Ancak G. Batı Kürdistan’ın temsilcileri Cenevre 2 Konferansı‘na Türkiye’nin diplomatik blokajı, ABD ve Batı’nın da müteffiklerinin bu diplomatik blokajına sessiz kalarak onay vermeleri nedeni ile katılamıyorlar. Daha önceleri Kürtlerin bu konferansa katılması gerektiğini, kendilerini davet edeceklerini söyleyen Rusya ise bu konferansa katılmayın, bu konferansta Kürt sorunu tartışılmasın, bir daha ki konferansta katılım sağlayıp, sorununuzu dile getirebilirsiniz diyor.
ENKS mensubu beş Kürt bu konferansa Suriye Muhalefeti ve Devrimci Konseyi ile birlikte katılıyor. 19 Aralık’ta Hewlêr’de yapılan toplantıda Kürt Yüksek Konseyi’nin (Desteya Bilind a Kurd-DBK) konferana katılması karar altına alınmış. Ancak PYD’nin bu konseye dahil olması nedeniyle Kürt Yüksek Konseyi konferansa davet edilmedi. Şimdi konferansa katılacak olan beş ENKS üyesinin konumu Lozan Konferansı’nda Diyarbekir Milletvekilleri Zülküf Tiğrel ve Fevzi Pirinçioğlu’nun pozisyonunun aynısıdır. Danışman ve gözetimci olacaklar. Kürt sorunu Lozan’daki gibi gündeme getirilmiyecek, bu kişiler de Kürt meselesinin konuşulmadığı toplantıda Batı’nın piyonu olacaklardır.
Kürdistanlılar G. Batı Kürdistan’da El Kaide’nin uzantısı olan El Nusra’yı direnişleri ile durdurdular. Türkiye, Katar, S. Arabistan’ın silah ve lojistik desteğine karşın. ABD ve Batı El Kaide’nin muhalefet cephesinde yer almasından müthiş tedirginler. Buna rağmen El Nusra’ya karşı savaşan Kürdistanlılara da Cenevre’de vize uyguluyorlar. Anlaşılan batılılar Selahattin Eyyubi’nin Ortadoğu’dan Haçlı Orduları’nı Hitin muharebesinde söküp atmasını unutmamışlar. Eğer öyle olmasaydı Türkiye’nin diplomatik blokajına sessiz kalmazlardı. Cenevre’ye Zülküf Tiğrel’lerin takipçilerini değil, Kürt temsilcilerini davet eder, G. Batı Kürdistan sorununu konferansta gündeme alıp, tartışırlardı.
Kürtlere ambargo konularak, Kürt temsilcileri dışlanarak Ortadoğu’ya barış ve istikrar geleceğini sananlar, yanıldıklarını anlıyacaklardır. Kürtler 1.Lozanı nasıl kabul etmeyip Kürdistan’ın dört parçasında özgürlükleri ve onurları için direndilerse, 2.Lozan için de direnişlerini sürdüreceklerdir.
KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 21 Ocak 1926 tarihinde Jiyan dergisi Silêmaniyê’de yayınlanmaya başlandı.
* 21 Ocak 1996 tarihinde Azadiya Welat gazetesi haftalık olarak yayınlanmaya başlandı. Gazete halen günlük olarak çıkmaya devam ediyor.
* 22 Ocak 1946 tarihinde Kürdistan’ın doğusunda Qazi Muhammed’in C. Başkanlığında Muhabbad Kürt Cumhuriyeti Muhabbad’ta Çarçıra Meydanı’nda Qazi Muhammedin konuşması ve hükümet binasına Kürt bayrağının çekilmesi ile ilan edildi.
* İstanbul DDKO’nun ilk başkanı, PDKT’lı Türkiye’nin yöneticisi, Kürt yurtseveri ve aksiyon adamı Necmettin Büyükkaya, 23 Ocak 1984 günü Diyarbekir E-Tipi Cezaevi’nde Yüzbaşı Abdullah Kahraman komutasında Üsteğmen Ali Osman ve gardiyanları tarafından kafasına kalas ile vurularak şehit edildi.
* 24 Ocak 1995 tarihinde PKK Cenevre Savaş Konvansiyonu ile ilgili protokolu imzaladı.
* 25 Ocak 2001 tarihinde HADEP Silopi ilçe başkanı Serdar Tanış ve Yönetim Kurulu üyesi Ebubekir Deniz gittikleri Silopi Jandarma Komutanlığı’nda gözaltına alınıp, kaybedildiler.