
AKP'ye cesaret verdi
Mektupta CPT'nin şimdiye kadarki sessiz ve tavırsız kalmasının AKP'nin sistematik bir şekilde hukuksuzluğa yönelttiği ve İmralı'yı keyfi ve totaliter bir siyasetin merkezi haline getirdiği ifadesi yer aldı. Öcalan'ın 27 Temmuz'dan beri hem ailesi hem de avukatları ile görüşmesinin engellendiği belirtilen mektupta, "22 Kasım 2011 tarihinde Öcalan’ın 39 avukatı tutuklanmış, bununla da savunma hakkına kaygı verici bir müdahale gerçekleşmiş; davalarına bakan avukat bürosu olan Asrın Hukuk Bürosu polislerce basılmış, bilgisayar ve belgelerine el konmuştur; 25 Kasım 2011’den bu yana sayın Öcalan’a tecrit içinde tecrit cezasını uygulanmakta; yeni hazırlanan bir kanun tasarısıyla da tecride yasal bir kılıf hazırlanmıştır. Öcalan, 19 Ocak 2012’de İmralı'ya giden kardeşine "Burası çok hassas, görüşe çıkmamız uygun değil" notunu iletirerek, içinde bulunduğu kritik durumu ifade etmiştir" bilgisine yer verildi.
CPT'nin şimdiye kadar ki sessiz tavrının sürmesi durumunda Öcalan'ın yaşamına doğrudan doğruya bir imha yöneliminin de olacağı dile getirilen mektup, şu cümlelerle sona erdi: "Eğer CPT acil bir şekilde müdahale etmezse, bununla Sayın Öcalan’ın yaşamını doğrudan AKP’nin imhaya dönük tehdit siyasetine terk etmiş olacaktır. AKP, uluslararası kurumların sesizliğinden dolayı, ne yazik ki 2009’dan bu yana 8 bini aşkın gözaltı ve 4 bin 500’ü aşkın tutuklamayla Kürdistan’ı adeta cezaevine dönüştürmektedir. CPT’nin, AKP hükümetinin İmralı üzerindeki hukuk dışı politikalarına derhal son vermesi için görevlerini yerine getirmesini talep ediyoruz."
HABER MERKEZİ