CENÎ Yönetim Kurulu adına Songül Turhal'ın imzasıyla CPT Başkanı Hüseynov'a "Abdullah Öcalan'a sağlık, güvenlik ve serbest hareket özgürlüğünü sağlayın" başlığı ile gönderilen mektupta şu ifadeler yer aldı: "15 Şubat 1999’da uluslararası bir komplo ile kaçırılarak, İmralı’da tutuklu bulunan Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ı şimdiye kadar sadece CPT ziyaret edebilmiştir. Bu nedenle de mevcut durumda AKP hükümetinin geliştirdiği politika sonucu Sayın Öcalan’ın sağlığı ve güvenliği üzerindeki tehditleri, ancak CPT önleyebilmektedir. Abdullah Öcalan, Kürt halkının lideridir, dolayısıyla Kürt sorununun çözümünde birinci derecede muhataptır. 2006 yılında üç buçuk milyon Kürt, 'Abdullah Öcalan siyasi irademizdir' dedi. 27 Temmuz 2011 tarihinden bu yana Sayın Öcalan’dan herhangi bir bilgi alamamaktayız. CPT’nin, Sayın Öcalan’ın avukatlarının başvurularına rağmen herhangi bir girişimde bulunmaması anlaşılır olmadığı gibi, kendi sorumluluk ve görevlerini ihmal ettiği anlamına gelmektedir."

AKP'ye cesaret verdi

Mektupta CPT'nin şimdiye kadarki sessiz ve tavırsız kalmasının AKP'nin sistematik bir şekilde hukuksuzluğa yönelttiği ve İmralı'yı keyfi ve totaliter bir siyasetin merkezi haline getirdiği ifadesi yer aldı. Öcalan'ın 27 Temmuz'dan beri hem ailesi hem de avukatları ile görüşmesinin engellendiği belirtilen mektupta, "22 Kasım 2011 tarihinde Öcalan’ın 39 avukatı tutuklanmış, bununla da savunma hakkına kaygı verici bir müdahale gerçekleşmiş; davalarına bakan avukat bürosu olan Asrın Hukuk Bürosu polislerce basılmış, bilgisayar ve belgelerine el konmuştur; 25 Kasım 2011’den bu yana sayın Öcalan’a tecrit içinde tecrit cezasını uygulanmakta; yeni hazırlanan bir kanun tasarısıyla da tecride yasal bir kılıf hazırlanmıştır. Öcalan, 19 Ocak 2012’de İmralı'ya giden kardeşine "Burası çok hassas, görüşe çıkmamız uygun değil" notunu iletirerek, içinde bulunduğu kritik durumu ifade etmiştir" bilgisine yer verildi.

CPT'nin şimdiye kadar ki sessiz tavrının sürmesi durumunda Öcalan'ın yaşamına doğrudan doğruya bir imha yöneliminin de olacağı dile getirilen mektup, şu cümlelerle sona erdi: "Eğer CPT acil bir şekilde müdahale etmezse, bununla Sayın Öcalan’ın yaşamını doğrudan AKP’nin imhaya dönük tehdit siyasetine terk etmiş olacaktır. AKP, uluslararası kurumların sesizliğinden dolayı, ne yazik ki 2009’dan bu yana 8 bini aşkın gözaltı ve 4 bin 500’ü aşkın tutuklamayla Kürdistan’ı adeta cezaevine dönüştürmektedir. CPT’nin, AKP hükümetinin İmralı üzerindeki hukuk dışı politikalarına derhal son vermesi için görevlerini yerine getirmesini talep ediyoruz."

HABER MERKEZİ