Çerkes olarak Kürtleri savunduğu için

Balkar Selçuk Bağlar

Balkar Selçuk Bağlar

  • Hapis cezası verilen akademisyen Balkar Selçuk Bağlar, barış sürecini ve Kürt sorununun yasal ve anayasal güvencelerle çözülmesini savunduğu için saldırıya uğradığını belirtti. 
  • Bağlar, "Kürtlerin bir dili, kültürü ve tarihi var; bunlar bir millet, hakaret etmeyin" dediğini belirterek, "Bir halkın diline, kültürüne Türklük adına küfredemezsiniz" diye ekledi.
  • Bağlar, "Saldırmalarının bir nedeni de Çerkes olmam. Hapis yattım. İşimden oldum, evimi dağıttım. Trafikte adam öldürsem iki yıl verirler, bana verilen ceza ise ortada" dedi.

Hedef gösterilerek hakkında açılan davada iki ayrı suçtan 3 yıl, 5 ay, 7 gün hapis cezası alan Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Görevlisi Balkar Selçuk Bağlar, trol hesaplara cevap verdiği için mahkemenin hapis cezası veridiğini söyledi. 

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Öğretim Görevlisi Balkar Selçuk Bağlar, 2025 yılında Mısır piramitlerinin Türkler tarafından yapıldığı iddiasına karşı çıktığı bir paylaşım sonrası ırkçı hesaplar tarafından hedef gösterildi. Gelen küfürlü yorumlara yanıt olarak kullandığı ifadeler üzerine hakkında soruşturma başlatıldı. 10 Temmuz 2025’te gözaltına alınan Bağlar, “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” ve “Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret” suçlamalarıyla tutuklandı. 36 gün Van F Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutuklu kaldıktan sonra tahliye edilen Bağlar hakkında iki ayrı suçtan iddianame hazırlandı. Van 6. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, Bağlar’a, “Atatürk’ün hatırasına alenen hakaret” iddiasıyla 1 yıl 14 ay 7 gün; “Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik” iddiasıyla da 15 ay hapis cezası verildi. Verilen cezada indirim, erteleme veya hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) uygulanmadı. Bağlar, avukatı ile birlikte kararı İstinaf Mahkemesi'ne taşıdı.

Mahkemeye de anlattım

Hakkında verilen karara ilişkin MA'dan Zeynep Durgut'a konuşan Selçuk Bağlar, Demokratik Toplum ve Barış Süreci'ni desteklediğine dair açıklamalarından sonra küfür ve hakaretlere maruz kaldığın; şahsına, Kürtlere ve Çerkeslere yönelik hakaretlere yanıt vermemesine rağmen geniş çaplı bir linç kampanyası başlatıldığını hatırattı. Bağlar, kendisiyle baş edemeyenlerin savcılığa başvurduğunu, Siber Suçlarla Mücadele biriminin ise dosyaya konuyla ilgisi olmayan pek çok unsuru eklediğini kaydetti. Asıl hakarete uğrayan taraf kendisi olmasına rağmen suçluymuş gibi bir dosya hazırlandığını vurgulayan Bağlar, henüz ilk duruşmada tutuklanarak hapse atıldığını hatırlattı. Kimsenin şahsiyetine maddi veya manevi bir küfürde bulunmadığını belirten Bağlar, aksine barış sürecine ve halklara yönelik saldırıların gerçekleştiğini ifade etti. Bu saldırıları gerçekleştirenlerin isimleri dahi belli olmayan "trol" hesaplar olduğuna dikkat çeken Bağlar, mahkemede bu hesapların halkın bir kesimini temsil edemeyeceğini, bunların barış düşmanı örgütlü yapılar olduğunu hakime ilettiğini aktardı.

Doğruları söylüyorum

Kürt sorununun anayasal ve hukuk çerçevesinde çözülmesinden yana olduğunu belirten Bağlar, şöyle devam etti: "Ben demokrat bir insanım. Kürt sorununun hukuk çerçevesinden başka bir çözümü olduğunu görmüyorum. Yasal ve anayasal güvencesinin olması lazım. Bana saldırmalarının nedeni benim Çerkes olmam. Hiç hesapta yokken işimden oldum, evimi dağıttım. Trafikte adam öldürsem iki yıl verirler, bana verilen ceza ise ortada. Talat, Enver ve Cemal paşaları eleştirmişim; bu, dosyaya 'Atatürk'e hakaret' olarak konulmuş. Ben bu isimleri eleştirirken nasıl Atatürk'ü eleştirmiş oluyorum, hâlâ anlayamıyorum. Doğru olduğuna inandığım şeyi yaptım. Kürtlerin bir dili, kültürü ve tarihi var; bunlar bir millet, hakaret etmeyin, dedim. Kitaplarım yurt dışında basılıyor, her platformda bir Türkiye vatandaşı olarak ülkemin çıkarlarını savunuyorum ama halkların demokratik haklarını da desteklemek zorundayım. Bir halkın diline, kültürüne Türklük adına küfredemezsiniz."

Mahkeme dava açmadı

"Ben çözüm ve barış sürecini nasıl destekleyeceğim?" diye soran Bağlar, şöyle konuştu: "Hayatımda DEM Parti'nin kapısından içeri girmedim. Cezaevinden çıktığımda Tuncer Bey aradı, teşekkür edip iade-i ziyarette bulundum. Kars'taki bir buluşmaya katıldım diye yine küfürlere maruz kaldım. Kimi kime şikâyet edeceğim? Devletin kendisi bana hapis cezası verdi. Siyasi partiler, uluslararası ilişkiler ve STK'lar benim muhatabım. Ben küfür edenler hakkında şikâyetçi oldum ama mahkeme dava açmadı, ancak trol hesaplara cevap verdiğim için bana ceza verdi. Ben akademisyenim, alanım bu. İfade özgürlüğümü nasıl kullanacağım? Kürt sorunu uluslararası bir sorun. Ben bununla ilgili cümle kuramayacaksam o zaman üniversiteleri kapatalım, kararları troller versin. Ben bir akademisyen olarak şimdi konuşmayacaksam ne zaman konuşacağım?" WAN

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.