YPG Genel Komutanı Sipan Hemo, üç yıllık pratiğin yanı sıra Şengal’de, Rabia’da ve ardından Cezaa’da devam eden, yine son 30 gündür Kobanê’de sergilenen destansı direnişte YPG’nin nasıl bir fedai güç, hiçbir fedakarlıktan çekinmeden kahramanlık sergileyen bir savunma gücü olduğunun kanıtlandığın söyledi.

YPG Genel Komutanı Sipan Hemo, bir ayını geride bırakan tarihi Kobanê direnişi ve çete saldırılarının Kobanê’yi hedeflemesinin esas amacını, uluslararası ve bölgesel güçlerin yaklaşımlarını ANHA’ya değerlendirdi.

Kobanê direnişinin geldiği aşamayı ve şu ana kadarki sonuçlarını nasıl değerlendiriyorsunuz?  

Yaklaşık bir ay önce DAİŞ çeteleri Suriye ve Irak’tan elde ettikleri ağır silahlarla ve her iki bölgeden topladıkları çok sayıda güçle Kobanê’ye yönelik bir saldırı dalgası başlattı. O günden itibaren göğüs göğüse çatışmalar devam ediyor. DAİŞ ve DAİŞ‘e destek veren güçler, Kobanê’nin bir hafta içinde düşürüleceğini hesaplıyordu. Ama bu hesapları tutmadı. YPG ve Kürt halkı, bu saldırılar karşısında eşsiz bir direniş sergiledi. Bir  ayı geride bırakan bu direniş DAİŞ ve işbirlikçilerinin tüm planlarını altüst ettiş beklediklerinin aksine Kobanê direnişi tüm dünyanın dikkatini çekti ve dünya kamuoyunun gündemine girdi.
DAİŞ çetelerinin ağır, gelişmiş teknik silahlarına karşı YPG çok kıt imkanlar ve hafif silahlarla karşı koydu. Büyük bir fedakarlık ve en üst düzeyde bir irade sergiledi. Diğer tüm sonuçlar bir yana, bu bile YPG’nin başarısını ve Rojava Devrimi’ni garantiliyor. Tarihe mal olan bu direniş tüm dünyaya da YPG’nin DAİŞ terörüne karşı savaştığını ve bu terörün önünü alabileceğini gösterdi.

DAİŞ neden Kobanê’de ısrar ediyor?

DAIŞ, ağır kayıplar vermesine ve ciddi zorlanma yaşamasına rağmen Kobanê saldırısında ısrar ediyor. Musul ve Tikrit’i ele geçirmesi; Tabqa, Rakka ve Şengal saldırıları ne bu kadar zamana yayılmıştı ne de bu kadar kayıp vermişti. DAIŞ, coğrafik olarak Kobanê’den katbekat büyük ve nüfus olarak da kalabalık olan bu hedefleri az zayiatla ve kısa bir sürede ele geçirebilmişti. Tabii ki DAIŞ’ın coğrafi anlamda uzun süredir kuşatma altında bulunan Kobanê gibi küçük bir bölgeyi bir aydır halen alamaması, üstüne üstlük ağır kayıplar vermesi karşısında halen saldırılarında ısrar ediyor olmasının nedenleri vardır.
Bu saldırıların bir nedeni; Rojava Devrimi’ni yıkmak, Kürt halkını katliamlardan geçirerek Kürtler şahsında bütün bölge halklarına göz dağı vermektir. Çünkü Rojava Devrimi, Kürt halkının özgürlüğü kadar Suriye ve bölge halklarının birliktelik temelinde eşit ve özgür yaşamının da en somut ve en başarılı örneğini temsil etmektedir. Kobanê’ye yönelik bu saldırılar şahsında hedeflenen; Rojava Devrimi ve Kürt halkı ile birlikte Demokratik Suriye Devrimi ve Ortadoğu halklarının kardeşliğidir. DAIŞ’ın en fazla korktuğu, kendi sonunu getirecek olan bu anlayışın temsil ettiği politik çizgidir. Kobanê saldırısında bu denli ısrarlı olması da bundandır.

Kobanê savaşı şimdi nasıl bir aşamada?

Şu an Kobanê kent merkezinde çatışmalar yoğunlaşmaktadır. Çeteler saldırılarını daha fazla doğu ve güney cephelerinden sürdürüyor. Güçlerimiz başarılı bir sokak ve şehir savaşı yürütmektedir. Güçlerimiz, çetelerin şehri almak için düzenlediği tüm saldırıları kırmış ve ağır kayıplar verdirebilmiştir. Özellikle son 5 gündür DAIŞ çeteleri bir tıkanma durumu yaşamakta ve hiç ilerleyememektedir. Bir günde üç dört araçla intihar eylemi biçiminde kendini patlatması da bu acizlik ve tıkanmadan kaynaklanmaktadır.

Uluslararası koalisyonun hava saldırıları etkili oldu mu?

Koalisyonun saldırıları başta sembolik düzeydeydi. Ancak son günlerde DAIŞ çetelerine yönelik daha ciddi ve etkili saldırılar yapılmaktadır. Bu saldırılar, DAIŞ’e kayıplar verdirmiş ve direnişimize önemli katkı sunmuştur. Tabii ki bu saldırılar belli bir koordinasyon temelinde gelişmektedir. Bu saldırıların yoğunlaştırılarak devam ettirilmesi Kobanê’de DAIŞ’ın yenilgiye uğratılması açısından önemli olmaktadır. Herkes DAIŞ çetelerini Kobanê’de yenilgiye uğratma ve söküp atmak konusunda kararlı olduğumuzu ve mutlaka başaracağımızı bilmelidir.

YPG sadece Kürtlerden mi oluşuyor, diğer halkların mevcudiyeti nedir?

YPG, Kürtlerin olduğu kadar Rojava’da yaşayan bütün bileşenlerin de savunma gücüdür. Yine Demokratik Suriye Devrimi’nin en aktif savunma gücüdür. Her etnik yapıdan, dinden ve siyasi eğilimden katılımların olması, YPG’nin bu özelliğinden kaynaklanmaktadır. YPG içinde Kürtler kadar Arap, Süryani ve Asuri kardeşlerimiz, yine değişik halklardan kardeşlerimiz de aktif bir biçimde yer almaktadır. Daha somut bilgi verirsek Cizîrê bölgesinde Serêkaniyê, Ebu Resen, Qamişlo, Derik’te, yine Kobanê’de sadece Arap gençlerden oluşan birçok özel tabur vardır. Yine Süryani Askeri Meclisi’ne bağlı taburlar vardır. Onlarca Asuri kardeşimiz YPG’nin ön saflarında yerini almaktadır.
Sadece son bir ayın savaş bilançosunu anlatırsak YPG’nin nasıl bir bileşenden oluştuğu anlaşılacaktır. Birçok Kürt genç kız ve erkeklerinin yanı sıra, Hesekê‘nin Xiweran Mahallesi’nde Asuri kardeşimiz Cako Qamişlo (M. Liverkis) şehit düşmüştür. DAIŞ çetelerin son Cezaa saldırılarında Arap Şemar aşiretinden olan Agap arkadaşımızın komutasında 10 civarında Arap kardeşimiz şehit düşmüştür. Hakeza Kobanê direnişi sürecinde YPG güçlerimizle omuz omuza savaşan Burkan El Fırat güçleri bünyesinde ondan fazla Arap kardeşimiz şehit düşmüştür. Halen omuz omuza DAIŞ terörüne karşı savaşmaktadırlar.
Suriye dışında, bölgeden ve dünyadan da YPG’ye birçok katılım gerçekleşmiştir. Örneğin, Güney Kürdistan’dan katılan gençlerden oluşan özel bir tabur vardır. Bu taburda yer alan ve Şengal direnişinde önemli bir rol oynayan değerli arkadaşımız Genco şehit düşmüştür. Bu tabur halen direnişte aktif bir rol oynamaktadır. Yine Doğu Kürdistan’dan gelen, katılan gençler söz konusudur. Türkiye devrimci gruplarından katılanlar vardır. En son Kobanê direnişinde en ön saflarda savaşırken şehadete ulaşan Paramaz yoldaş bu devrimcilerden biriydi. Yine şu ana kadar 4 Amerikalı genç YPG’ye katılmış ve DAIŞ’e karşı mücadele vermektedirler. Yine benzer yoğun katılma istemleri de söz konusudur.
Kısacası iddiaların aksine, DAIŞ’in Suriye başta olmak üzere bölgede çıkartmaya çalıştığı etnik, dinsel ve mezhep savaşlara karşı YPG saflarında farklı halklar ve bütün semavi dinlerin hoşgörülü bir şekilde temsiliyeti söz konusudur.

Bazı çevreler de YPG’yi PYD’ye bağlı bir güçmüş gibi görüyor ve göstermeye çalışıyor. Bu doğru mu?

YPG’nin sadece Kürtlerin savunma gücü olduğu iddiaları ne kadar yanlışsa bir siyasi partiye bağlı olduğunu göstermek de o kadar yanlıştır. YPG, Rojava’daki bütün siyasi partilere eşit mesafededir. YPG’ye birçok farklı siyasi partiden katılan gençler vardır. Örneğin, YPG’li olan Arap kardeşlerimizin birçoğunun siyasi tercihleri farklıdır. Asuri ve Süryani kardeşlerimiz kendilerine ait ayrı siyasi parti ve programlara sahiptirler. Yine Kürt toplumunun her kesiminden katılanlar vardır.
Eğer iddia edildiği gibi YPG bir siyasi partiye bağlı olsaydı az önce sözünü ettiğimiz bu zengin bileşene ulaşabilir miydi? Tam tersine YPG, Rojava’nın tüm halklarının; Kürt’ün, Arap’ın, Asuri/Süryani’nin, Türkmen’in ve Çeçen’in savunma gücüdür. YPG, kendini Demokratik Suriye Devrimi’nin temel bir savunma gücü saymaktadır. Özgür Suriye Ordusu’nun birçok grubuyla birlikte omuz omuza mücadele vermektedir.
Kısacası YPG, kanton yönetimlerinin savunma bakanına bağlı bir şekilde faaliyet yürüten özerk bir savunma gücüdür. Yine bazen tüm siyasi partilerle temas geliştirilmekte, yürütülen direniş ve bölge savunması hakkında bilgi verip söz konusu partilerin görüş, öneri ve eleştirilerini almaktadır.

Kobanê direnişinin sahiplenilmesi, destek görmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Genelde 3 yıldır, özelde 3 Ağustos’ta Şengal’de, Rabia’da ve ardından Cezaa’da devam eden, yine son 30 gündür Kobanê’de sergilenen destansı direnişte YPG’nin nasıl bir fedai güç olduğu, hiçbir fedakarlıktan çekinmeden büyük bir kahramanlık sergileyen bir savunma gücü olduğunu kanıtlandı. Kobanê saldırısının başladığı ilk hafta içinde bazı çevreler “düştü, düşecek” demişti. Fakat YPG savaşçıları, tam bir aydır, gece gündüz demeden ve şu ana kadar hiçbir güçten tek bir mermi dahi yardım almadan, özgücüyle, büyük bir inanç ve kararlılıkla çetelerin saldırılarına karşı koymakta ve bu direnişi zaferle taçlandırmaktan başka hiçbir şeyi kabul etmemektedir.
Tabii ki bu durum bir ay içinde büyük bir kahramanlık örneği sergileyen 100’ü aşkın şehit sayesinde gerçekleşmiştir. Bu direniş, “son mermiye kadar direnip mevzimi savunacağım” diyen YPG Askeri Meclis Üyesi Diyar Bagok yoldaşın, “mevziyi bırakmak ihanettir” diyen Eriş ve Zozan yoldaşların, mevziden mevziye koşarak savaşçılarına güç ve moral veren, savaşta öncülük rolünü eksiksiz yerine getiren Kendal yoldaşın ve DAIŞ terörüne karşı vücudunu bomba haline getirerek büyük bir fedai duruş sergileyen Arin yoldaşın öncülüğünde gelişmiştir. Bu şehitlerimiz zaferin garantisidir. Böyle onurlu ve soylu bir komutaya, Arinler gibi fedai saldırı ruhuna sahip YPG, elbette bedeli ne olursa olsun bu direnişi sürdürecek ve DAIŞ terörünü yenilgiye uğratacaktır. Halkımızla birlikte savunma görevini sürdürecektir.
Bu temelde Kürdistan’ın dört parçasında ve dünyanın birçok yerinde Kobanê direnişini sahiplenen, destekleyen eylemleri takdirle karşılıyor, tüm gençleri bu soylu direnişin onuruna ortak olmaya, tarihi görevlerini yerine getirmeye, YPG saflarına katılmaya çağırıyoruz.

ANHA/HABER MERKEZİ