MİT TIR’larında Suriye’deki çetelere silah taşıyan Türk devletinin “sırlarını” ifşa eden gazeteci Can Dündar ve Erdem Gül tutuklandı. “MİT TIR’larında silah taşındığı“ haberleriyle “casusluk yaptığı”, “devletin sırlarını ifşa ettiği” iddiası ile tutuklanan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Cumhuriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Erdem Gül, Silivri Cezaevi’ne gönderildi. 

Uzun süre kararını açıklamayan mahkeme heyetinin tutuklama kararını dava kapsamında yargılanan Dündar, Twitter hesabında “tutuklandık” paylaşımı ile duyurdu. 


Şeref madalyası

Dündar, kararın açıklanmasının ardından “Üzülmeyelim. Bunlar bizim için şeref madalyası sayılır. Böyle bir yönetim altında içerisi, dışarısı fark etmiyor İçeride de, dışarıda da mücadeleye devam edeceğiz” dedi.

Çağlayan Adliyesi’nde 8 saat süren savunmada Dündar, MİT TIR’ları haberinin yayınlanma sürecini ve nedenlerini anlattı. 


‘Devlet sırrı’ perdesiyle suç

Devletin ‘sır’ adı altında suç işlediğini gazetecinin ise halk adına devleti denetlemekle yükümlü olduğunu söyleyen Dündar’ın savunmasından bazı bölümler şöyle: 

“Ülkenin istihbarat teşkilatı, kendi görev tanımında olmayan bir silah nakli gerçekleştiriyordu. Yani suç işliyordu. Hiçbir suç gizli damgasıyla örtbas edilemez ve devlet yurttaşına yalan söyleyerek adil bir devlet olamaz. Gazeteci de bir devlet memuru değildir. Benim görevim; halk adına devleti denetlemek, devlet bir hata yapıyorsa hükümet bir yanlış olaya bulaşmışsa kamu adına bunun hesabını sormaktır. Ne yazık ki devlet bütün uluslararası toplumun tepki gösterdiği bir silah ve insan ticaretine aracılık ediyor. Hiçbir şekilde devletin suç işleme özgürlüğü yoktur. Hiçbir güvenlik gerekçesi suçu örtmeye yetmez.


Devlet halkına yalan söyledi

Eğer biz bu haber nedeniyle tutuklanır, yargılanır mahkum olursak, bu hem Türkiye’de hem uluslararası kamuoyu önünde bir yalan haber yaptığımız iddiasıyla olmayacaktır. Bu devletin halkına yalan söylediğini belgelediğimiz için olacaktır ve bütün mahkeme sürecinde biz bu yalanı belgeleriyle ortaya koyacağız.

Ben yapılanın iyi bir gazetecilik olduğunu düşünüyorum. Bugün olsa yine yayınlarım. Kamuoyu iyi ki bunları öğrendi. İyi ki Cumhurbaşkanı dün ‘silahsa silah ne olmuş yani’ noktasına geldi. Böyle diyerek bu görüntülerin montaj ve sahte olduğu iddialarını  da boşa çıkartmış oldu, kabul etti. Bu bile bize yönelik suçlamanın düşmesi için yeterli olduğunu düşünüyorum. Cumhurbaşkanı ‘silahsa silah ne olmuş yani diyorsa’ ben de ‘ haberse haber ne olmuş yani’ diyorum.”


Gazetecillik tehlikelidir

Cumhuriyet Gazetesi Ankara temsilcisi Erdem Gül de savunmasında 20 yılı aşkın süredir gazetecilik yaptığını belirterek, gazetecilik dersi verdi: “Gazetecilik tehlikeli bir şeydir; bazen iktidarların, devlet otoritesini kullanan yetkililerin çatışmalarını içerir. Ben esas olarak Ankara gazeteciliği yürütüyorum. Öğrenciyken bize nelerin haber olacağı anlatılır. Ankara gazeteciliği alt birimine gelindiğinde; devlet organlarının faaliyetleri anlatılır. Ankara gazeteciliğini en önemli görevi; devlet organların faliyetlerini izlemek, takip etmek ve haberleştirmektir. 


Haberin kaynağı devlet belgesi

Dolayısıyla buradaki haberdeki esas unsur devletinin en önemli organlarından biri olan jandarmaya ait bir belgedir. Benim için haber değeri taşıyan budur. 

Benim daha çok görevim devlet aygıtını kullanan iktidarı izleyip haberleştirmek ve halktan bir şeyler saklanıyorsa bunları araştırmak, ortaya çıkarmak ve paylaşmaktır. Ben bu suçtan ceza alıp yargılanırsam bu aynı zamanda ülkedeki düşünce özgürlüğü ve halkın haber alma hakkı ve medyanın iktidarı denetleme görevi çok azalmış olacaktır. Bu suçlarla yargılanmak medyayı daha fazla korkutacak. Halkın gerçekleri bilmesinin önüne geçen bir süreç başlayacaktır.”


Erdoğan buyurdu manşetiyle

Cumhuriyet gazetesi, dün ‘Basının kara günü’ manşetiyle çıktı. 

Haber, ‘Erdoğan buyurdu, gazetecilik tutuklandı’ üst başlığıyla duyuruldu. Cumhuriyet gazetesi Ankara muhabirlerinden Alican Uludağ da, Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Can Dündar hakkındaki şikayet dilekçesini twitter hesabından paylaştığı için polis tarafından ifadeye çağrıldı.  


Tepki yağdı

Dündar ve Gül’ün tutuklanması büyük tepkiyle karşılandı. ABD Büyükelçiliği, Avrupa Birliği Komisyonu, AGİT Medya Temsilcisi, AP yetkilileri tutuklamaya tepki gösterirken, Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), “Terör, silahlı örgüt üyeliği ve casusluk gibi suçlamaların gazetecilerin yargılanmasında kullanıldığı Türkiye’de demokrasi ve basın özgürlüğü kara bir gününü daha yaşamıştır. Bilinmesinde kamu yararı bulunan belgeleri temin etmek ve açıklamak tam da gazetecilerin işidir. Gazeteciler olarak biz, gazetecilik yapan Dündar ve Gül’ün yanındayız” mesajı verdi. 


HDP: Saray’ın kararı

HDP Eşbaşkanları Figen Yüksekdağ ve Selahattin Demirtaş tutuklamayı yazılı bir açıklamayla kınadı. “Evrensel ve demokratik hiçbir ölçü geçerli değildir. Adalet mekanizması iktidarın ve Saray’ın denetimi altında davranmaktadır” diyen Eşbaşkanlar, zulme ve baskıya karşı ortak mücadele çağrısında bulundu. Özgür Gazeteciler Cemiyeti (ÖGC), meslektaşlarının serbest bırakılmasını isteyerek, herkesin özgür basına sahip çıkmasını ve dayanışmasını istedi. 


Gazete önünde binler buluştu

Dün de birçok merkezde destek eylemleri düzenlendi. İstanbul Şişli’deki Cumhuriyet binası önündeki eyleme aralarında STÖ ve sendika temsilcileri, HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, HDP ve CHP’li vekillerin de bulunduğu binlerce kişi katıldı. Eylemde konuşan HDP Eşbaşkanı Yüksekdağ,  gözü kararmış ve göz dönmüş bir otorite rejimine boyun eğmeyeceklerini vurguladı. Yüksekdağ, “O TIR’larla taşıdıkları suçları, böyle karanlık operasyonlarla örtmeyi başaramayacaklar” dedi. Dündar’ın eşi Dilek Dündar da devletin bu tutuklama ile Cumhuriyet gazetesi ve eşi Dündar’ın ailesine şeref madalyası taktığını ifade etti.


Gazetecilere gaz

Sakarya Caddesi’nde açıklama yaptıktan sonra Atatürk Bulvarı üzerinden Cumhuriyet Ankara Bürosu’na yürümek isteyen gazetecilere ise polis gaz bombası ve coplarla saldırdı. 


Ne olmuştu?

Dündar ve Gül’ün tutuklanmasına neden olan MİT TIRlarıyla Suriye’deki çetelere silah takviyesi haberi, Cumhuriyet gazetesinde 29 Mayıs 2015 tarihinde yayınlandı. Gazete, Adana’da 19 Ocak 2014 tarihinde El Kaide ve DAİŞ’e silah taşıdıkları iddiasıyla durdurulan MİT’e ait TIR’ların görüntüsünü yayınladı. 

Cumhuriyet gazetesinin ulaştığı görüntülerde AKP Hükümeti’nin “İlaç taşıyordu” diyerek iddiaları reddettiği TIR’larda antibiyotik kutularının altında gizlenen çelik kasalarda havan, top mermisi ve ağır makineli tüfek mermileri olduğu anlaşıldı. 

1 Ocak 2014’te Hatay’da, 19 Ocak’ta Adana’da durdurulan MİT TIR’larının silah taşıdığını reddeden ve “İlaç ile yardım malzemesi” taşındığını savunan AKP Hükümeti, TIR’lardaki malzemenin “devlet sırrı” olduğunu söylemiş, Tayyip Erdoğan malzemenin Türkmenlere gittiğini iddia etmiş, ancak Türkmenler, kendilerine bir şey gelmediğini açıklamıştı.

TIR’larla ilgili jandarma raporunun yer aldığı haber ise 12 Haziran’da Erdem Gül imzasıyla yayınlandı. 

Haberin yayınlanması ardından konuşan Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Silah var ya da yok” diyerek Dündar’ı hedef aldı. “Bunun bedelini ağır ödeyecek. Öyle bırakmam onu” demesinden sonra Dündar ve Gül hakkındaki şikayeti sonucu soruşturma açıldı. 


 HABER MERKEZİ