Tefrik kararının ardından görülmeye devam edilen Nusaybin Davası’nda dün duruşması görülen 5 çocuğa 35’er yıl hapis cezası verildi. Ağırlaştırılmış müebbet ile 80 yıl hapis cezası alan Şeyhmus Koç’un annesi Şükriye Koç, şunların altını çizdi:
”Biz hiçbir zaman onların önünde eğilip ceza vermeyin, şunu bunu yapmayın, demeyeceğiz. Başımız çocuklarımızla birlikte diktir. Biz ve çocuklarımız hiçbir zaman onlara karşı boyun eğmedik ve eğmeyeceğiz.”
Nusaybin Davası’nda müebbet hapis cezası verilen ama o tarihte çocuk olduğu için 35 yıla düşürülen Emre Topçuoğlu, 13 sayfalık savunmasında, hukuki olarak mahkemeden beklentisi de verilen cezaların hükmünün de olmadığını söyledi.
Mardin’in Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sırasında mahsur kaldıkları mahallelerden 26 Mayıs 2016’da tahliye edildikten sonra tutuklanan 17’si çocuk toplamda 70 kişi hakkında açılan davanın duruşmaları görülmeye devam ediyor. Şubat ayında görülen duruşmadan sonra dosyaları tefrik edilen tutsakların duruşmalarında mahkeme heyeti mütalaa istemişti. Toplamda 70 tutsağın yargılandığı duruşmalarda mahkeme heyeti “TCK 302 Devletin güvenliğine karşı suçlar” ve “İnsan öldürmeye teşebbüs etme” gerekçeleriyle tutsaklara ceza vermeye başladı.
Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde önceki gün 6’sı çocuk 8 kişinin duruşmaları görüldü. Sabah saatlerinde ilk olarak tutuklandığı dönem 18 yaşının altında olan Şükrü Aybek’in duruşması görüldü. Aybek’in savunmasının ardından mahkeme kararı açıklamak üzere duruşmayı 8 Ekim’e erteledi.
Ardından yine tutuklandığı dönem 18 yaşının altında olan Heja Alğan’ın duruşmasına devam edildi. ”Biz Kürt olduğumuz için yargılanıyoruz” diyen Alğan, ”Nusaybin’de çok sayıda kadın ve çocuk öldürüldü. Kimyasal silahlar kullanılıyordu. Devletin söylediklerinin hepsinin yalan olduğu ortaya çıktı. Öz yönetim meşru bir talepti. Öyle operasyonlarla bu sorun çözülmez. Kurulduğundan beri PKK’yi bitirdiklerini, bitireceklerini söylüyorlar ama bitmiyor. PKK’yi bitiremiyorlar. İçişleri bakanları gidiyor ama PKK kalıyor” şeklinde konuştu.
Mahkeme Alğan’a üzerine atılı suçlamalardan dolayı müebbet hapis cezası verirken, olayın yaşandığı tarihte 18 yaşından küçük olması sebebiyle cezayı 35 yıl olarak belirledi.
Cezanın hükmü de yok
Emre Topçuoğlu da 13 sayfalık esasa ilişkin savunmasını okudu. Hukuki olarak mahkemeden beklentisi olmadığını belirten Topçuoğlu, verilen cezaların bir hükmü olmadığını dile getirdi. Topçuoğlu’nun avukatı da esasa ilişkin savunmasını yapmak üzere süre talebinde bulunurken, mahkeme süre talebini reddetti. Mahkeme, Topçuoğlu’na da önce müebbet hapis cezası vererek, ardından ise olayın yaşandığı tarihte çocuk olmasından dolayı cezayı 35 yıla düşürdü.
18 yaşından küçük Baran Eman, Çeçan Kilkaya ile Dilan Aslan’ın duruşmalarında da mahkeme esasa ilişkin ek süre talebinde bulunan avukatların taleplerini reddederek, 35’er yıl hapis cezası verdi.
Duruşmaları görülen diğer isimler Bayram Sevgin ve Hatip Oyman’ın avukatları ise reddi hakim talebinde bulundu. Avukatların talebi reddedilirken, mahkeme karar için duruşmaları 9 Ekim’e erteledi.
Zaten karar almışlardı
Nusaybin Davası’nda 23 Eylül günü duruşması görülen Şeyhmus Koç’a ağırlaştırılmış müebbet ve 80 yıl hapis cezası verildi. Duruşmanın yapıldığı gün salonda hazır bulunan anne Şükriye Koç, Tokat T Tipi Kapalı Cezaevi’nde kalan oğlunun uzun yoldan duruşma salonuna getirildiğini söyledi. Oğlunun avukatsız savunma vermek istemediğini dile getiren Koç, mahkeme heyetinin oğluna dönerek ‘gelse de gelmese de son sözlerini söyle biz kararı vermişiz’ dediğini kaydetti.
Hukuksuzluğun göstergesi
Şükriye, duruşma salonunda yaşananları şöyle aktardı: “Oğlum bunun üzerine mahkeme heyetine ‘siz zaten kararı çoktan verdiniz. Ben sizin kararınızdan korkmuyorum, istediğinizi yapın. 6 mahkemedir üzerimde en ufak bir şey çıkmadı. 7. mahkemede hakkında delil var dediniz o delil bile yok ortada. Nusaybin’de olmayan bir mahallede mayın bulduk, altından parmak izin çıktı diyerek beni yargılıyorsunuz’ diyerek tepki gösterdi. Oğlum sahte deliller üretilerek bunca cezayı aldı. Bu yaşatılanlar hukuksuz bir ülkenin göstergesidir.”
Tekmeleyerek salondan çıkardılar
Oğlunun darp edilerek yerlerde sürüklendiğini dile getiren Koç, ”Savunmadan sonra oğlum ‘Bijî serok Apo, Ez azad bûm (Ben özgür oldum)’ sloganı attı. O esnada etrafındaki askerler onun üzerine yürüdü ve tekmelerle onu başka odaya götürdüler. Allah kimseye hakkımızı bırakmasın. Sadece benim değil, diğer bütün çocuklara yapılanlar onların yanına kalmasın. Biz hiçbir zaman onların önünde eğilip ceza vermeyin, şunu bunu yapmayın, demeyeceğiz. Başımız çocuklarımızla birlikte diktir. Biz ve çocuklarımız hiçbir zaman onlara karşı boyun eğmedik ve eğmeyeceğiz” diye konuştu.
MARDİN